İslam birlik ve beraberlik konusunda bize ne söyler?
Dinimizin emirlerine uygun olarak birlik ve beraberlik içinde hareket eden ecdadımız, tarih boyunca büyük işler başardı, vatanımıza ve milletimize yönelen tehlikeleri de bu sayede etkisiz hale getirdi. İçinde bulunduğumuz şu zor zamanlarda huzur ve güven içinde yaşayabilmemiz için daima güçlü olmak zorundayız. Güçlü olmanın en önemli şartı milletçe dayanışma ve birlik içinde bulunmaktan geçiyor. Yaşlılarımızı korumaya çalışırken onların da bir can taşıdığını unutmadan hareket etmemiz gerekiyor. Bizi dünyada ve ahirette hüsrana götürecek olan tefrikaya düşmeden, birlik-beraberlik anlayışı ile felaketleri def etmemiz gerekiyor. Peki, bu noktada İslam bize ne gibi öğütler veriyor? Ayet ve hadislerle birlik-beraberliğin önemini derledik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Allah Resûlü (s.a.s.)'nün huzurlu ve ahenkli bir toplum yapısını en güzel şekilde yansıtan şu mübarek sözleri de bu konuda evrensel bir yaklaşım olarak düşünülmeli:
"Hz. Ebu Hüreyre (r.a.) anlatıyor: "Resulullah (as.v.) buyurdular ki: "Sakın zanna yer vermeyin. Zira zan, sözlerin en yalanıdır. Tecessüs etmeyin, rekâbet etmeyin, hasetleşmeyin, birbirinize buğz etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, ey Allah'ın kulları kardeş olun. Müslim, Birr, 9. IV, 1975.Müslim, Birr, 9. IV, 1975.
Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona (ihânet etmez), zulmetmez, onu mahrum bırakmaz, onu tahkîr etmez. Takva şuradadır-eliyle göğsünü işaret etti Kişiye şer olarak, müslüman kardeşini tahkir etmesi yeterlidir. Her Müslümanın malı, kanı ve ırzı diğer Müslümana haramdır." Müslim, Birr, 10. IV, 1976.
Esasen İslam kelimesinin bir anlamı da "barıştır." Bu sebeple Müslüman, huzur ve barış içinde yaşayan insan demektir. Huzur ve barış içinde olmak, ancak birlik ve beraberliğimizi pekiştirmekle mümkündür. Yüce Rabbimiz, "Hepiniz birden Allah'ın ipine sımsıkı sarılın, sakın ayrılıp bölünmeyin" (Al-i İmran, 3/103) ayetiyle, Müslümanları birlik ve beraberliğin muhafazasına çağırmaktadır.
Müslüman milletimiz, kesin olarak bilmektedir ki, Kur'ân-ı Kerim'de Cenab-ı Hak: "İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar, sizi parça parça edip, doğru yoldan ayırır. İşte bunları, sakınasınız diye Allah size emreder" (En'âm, 6/153) buyurarak, Kur'an'ın çizdiği dosdoğru yolu göstermiş ve bu yoldan sapmanın, parçalanarak haktan sapmak olduğunu bildirmiştir.
Fikriyat Kur'an-ı Kerim uygulamamızdan En'âm suresini okumak ve dinlemek için tıklayın
Tarih boyu milyonlarca Müslüman'ı birbirine kenetleyip tek vücut ve parçalanmaz bir millet haline getiren harç, İslam kardeşliğidir. Bu kardeşliğin sağlam ve kalıcı olabilmesi için Müslümanların, dinin bu emrine uymaları ve Allah rızası için birbirlerini sevmeleri gerekir. Peygamber Efendimiz: "Birbirinizi sevmedikçe mü'min olamazsınız…." buyurarak, gerçek Müslüman olabilmek için birbirimizi sevmenin şart olduğunu belirtmiştir. Müslim, İmân 22. I, 74; Tirmizî, İsti'zân, 1. V, 52.