Arama

Türkiye’nin yetiştirdiği ve geleceğe yön verecek neferler

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki 9 ayrı kurula atanan 76 isim Resmi Gazete'de yayımlandı. Atanan isimler arasında Alev Alatlı, Murat Bardakçı, Prof. Dr. Teoman Duralı, Rasim Özdenören, Prof. Dr. Burhanettin Duran ve Prof. Dr. Ümit Meriç gibi önemli isimler bulunuyor.

Türkiye’nin yetiştirdiği ve geleceğe yön verecek neferler

HÜLYA SOYDAN

Psikolog Hülya Soydan, 1980 yılı Ege Üniversitesi Psikoloji bölümünün ilk mezunlarından. Alandaki uzun deneyimlerinden sonra, 2006 yılında Diyalog Psikolojik Danışmanlık Merkezi'ni kurdu.

Türkiye’nin yetiştirdiği ve geleceğe yön verecek neferler

PROF. DR. İSKENDER PALA

08 Haziran 1958 Yılında Uşak'ta doğdu. Cumhuriyet İlkokulu ve Kütahya Lisesi'nde öğrenim gördü. 1979 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ni bitirdi. 1983 yılında Divan edebiyatı dalında doktor, 1993 yılında doçent ve 1998 yılında profesör oldu. Ortaokul ve liseler için Türkçe ve Edebiyat ders kitapları yazdı. Türk Silahlı Kuvvetleri'nde çalıştığı yıllarda Osmanlı Deniz tarihiyle ilgili araştırmalarda bulundu ve bir kısmını kitaplaştırdı. Divan edebiyatının halk kitlelerince anlaşılabilmesi için edebiyat ve sanat dergilerine yönelik vülgarize denemeler, hikâyeler, fıkralar ve edebiyat araştırmacısı olarak çeşitli ansiklopedi ve dergilerde bilimsel ve edebi makaleler yayımladı. "Divan Şiirini Sevdiren Adam" olarak tanınan İskender Pala, İstanbul Kültür Üniversitesi'nde öğretim üyesidir.

Türkiye’nin yetiştirdiği ve geleceğe yön verecek neferler

MEHMED ÖZÇAY

1961 yılında Trabzon'un Çaykara ilçesinde doğan Mehmed Özçay ilk ve orta tahsilini 1980'de Gerede'de tamamladı. 1986'da Erzurum Atatürk Üniversitesi İlâhiyât Fakültesi'nden mezun oldu. 1982'de orada tanıştığı Erzurum'lu hattat Fuad Başar'dan sülüs ve nesih hatlarını meşketti ve kendisinden icazet aldı. İslâm Tarih San'at ve Kültür Araştırma Merkezi'nin (IRCICA) düzenlediği milletlerarası hat yarışmalarının ilk ikisine (1986 ve 1989) katılan Özçay bu müsabakalarda başta sülüs-nesih dalında birincilik olmak üzere muhtelif dallarda altı ödül kazandı. 1992'de ilk baskısı yapılan bir mushafının yanında Yasin-i Şerif gibi eserlerinin ve bir çok levhalarının da san'at baskıları gerçekleştirildi. Özçay yirmi beş yıllık sanat hayatından seçtiği eserlerini 2007 yılında Arapca "Nur-u Ayni" ve İngilizce "Spoken By The Hand Heard By The Eye" adlı iki ayrı albümde neşretti.

Milletlerarası hat yarışmalarında juri üyelikleri de yapmakta olan Özçay şahsi sergilerinin yanında yurt içi ve yurt dışında yirmiden fazla milletlerarası sergiye iştirak etti. Bilhassa celî yazılarında kullandığı renkli ve şeffaf mürekkeplerle bütün kalem hareketlerini göstererek eserlerine yeni bir boyut kazandırmıştır. Karalama geleneğinde ilk defa uyguladığı celî sülüs ve celî nesih renkli karalamalarla da bu alanda kendi tarzını oluşturdu. Mehmed Özçay'ın yurt içi ve yurt dışındaki muhtelif müze ve koleksiyonlarda, celî sülüs, sülüs, nesih, icâze ve celî dîvânî hat nevîleriyle yazdığı yüzlerce eseri bulunmaktadır.

Türkiye’nin yetiştirdiği ve geleceğe yön verecek neferler

MURAT BARDAKÇI

25 Aralık 1955'te gazeteci İlhan Bardakçı ve Nemika Bardakçı'nın oğlu olarak İstanbul Pakize Hanım Doğum Kliniği'nde doğdu. Dedesi, Denizli, Elazığ, Çorum ve Konya valilikleri yapmış, Milli Mücadele kahramanlarından Cemal Bardakçı'dır. Taş Mektep olarak da anılan Ankara Atatürk Lisesi'nden mezun oldu. Annesi ve babası 1966 yılında ayrıldı.

1978 yılında Ankara Üniversitesi Ekonomi Bölümünden mezun oldu ancak ilgi alanı tarih olduğu için tarih konusunda uzmanlaştı. Musıkîye Selahattin Tanur'la tambur ve eser meşk ederek başlayan Murat Bardakçı, Tanur'dan icazet aldı. Ekrem Karadeniz'le teori, teori tarihi ve ses sistemi üzerine çalıştı. Fahire Fersan ve Vecdi Seyhun'dan yararlandı, ilgi alanını daha sonra musiki tarihine yöneltti. Abdülbaki Gölpınarlı'dan şarkiyat kaynakları ve metodolojisi alanlarında büyük ölçüde faydalandı.

Bu arada Türk ve İslam müziği tarihiyle ilgili kitap, belge, fotoğraf, film ve ses kaydı gibi arşiv malzemeleri topladı ve geniş bir nota koleksiyonu oluşturdu. Türk müziği tarihiyle ilgili çok sayıda araştırması yayınlanmıştır ve yayınlanmaktadır. Dönemin sadrazamı Talât Paşa'nın özel arşivinden faydalanarak 1915 Ermeni Olaylarını konu alan "Talât Paşa'nın Evrak-ı Metrukesi" adlı kitabı yazmıştır.

2006 yılında Kanal D'de yayınlanan ve 4 bölümden oluşan "Son Osmanlılar" belgeseliyle tanınmaya başlandı. 2008 yılında Kanal 1'de başladığı Tarihin Arka Odası programına Mart 2009'dan beri Habertürk televizyonunda Erhan Afyoncu ve Pelin Batu ile birlikte devam etti. Daha sonra Mart 2011 tarihinde Pelin Batu programdan ayrıldı. Haberturk.com'da yazan Bardakçı, 1 Mart 2009'den beri Gazete Habertürk'te Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri köşe yazıları, pazar günleri ise tam sayfa olmak üzere haftada dört kez yazmaktadır. Ayrıca 30 Mayıs 2010 tarihi itibariyle Habertürk Tarih dergisini hazırlamaktadır.

Türkiye’nin yetiştirdiği ve geleceğe yön verecek neferler

ORHAN GENCEBAY

4 Ağustos 1944 yılında Samsun'da doğan Gencebay, müzik hayatına altı yaşında iken klasik bati müzikçisi Emin Tarakçı Hoca'dan keman ve mandolin dersleri alarak başladı. Bir sene sonra yedi yaşında iken, kemandan sonra bağlama ile tanıştı. 12 yaşına geldiğinde ise diğer enstrümanlarla beraber tamburu da başarılı bir şekilde çalıyordu artık. Konservatuar sınavlarına giren sanatçı, sınavları kazandı ancak fazla devam etmedi ve ayrıldı.

Ardından 20 yaşında, Ankara'ya gelerek Ankara Radyosu sınavlarına da girdi ve bu sınavları da kazandı. Fakat bu sınavdan sonra usulsüzlük yapıldı diye radyodan ayrıldı. İki yıl sonra İstanbul Radyosu'nun sınavlarına girdi ve bu sınavları da kazandı. 10 ay TRT'deki görevine devam etti ve kendi isteğiyle ayrıldı. TRT'den ayrıldıktan sonra babasının da işlerinin bozulması üzerine yeniden Samsun'a dönen Gencebay, çalışmalarını bu kez İstanbul Plakçılar Çarşısı'nda yoğunlaştırdı. Söz yazarı, besteci, yorumcu, bağlama sanatçısı olarak zirveye doğru uzanan basamakları bir bir çıkmaya başladı. Başarılı sanatçı henüz şarkıcı olarak tanınmadan önce de bir çok bestesiyle şöhret oldu. "Sevemedim Kara Gözlüm ", "Koca Dünya", "Sabır Taşı" adlı besteleri, besteci Orhan Gencebay'ın tanınmasına yetmişti. Hatta "Sevemedim Kar Gözlüm " adlı bestesi rekor kırdı ve 45 sanatçı tarafından plak yapıldı.

Gencebay, ses sanatçısı olarak adını ilk kez "Başa Gelen Çekilirmiş" adlı 45'lik plağı ile duyurdu ve hemen ardından "Derdim Dünyadan Büyük" adlı plağı geldi. 1969 yılında "Bir Teselli Ver"'in satışını katlayarak kırdığı rekor nedeniyle çalıştığı plak şirketi tarafından "Altın Taç" ile ödüllendirildi. 1978 yılında yaptığı "Yarabbim" adlı plağı yurt içinde ve dışında yaptığı satışlarla rekor kırdı.

1971 yılında İstanbul Plak'a ortak oldu ve ilk plaklarının büyük çoğunluğu bu firmadan çıktı. Sanatçı, daha sonra Yaşar Kekeva ile ortak olarak Kervan Plak şirketini kurdu ve kardeşi Burhan Gencebay ile birlikte çalışmalarını burada sürdürmeye başladı. Yaşar Kekeva, Kervan Plak'tan ayrılıp kendi adını verdiği plak şirketini kurunca, Orhan Gencebay çalışmalarını kardeşinin ortaklığıyla Kervan Plak'ta sürdürmeye başladı. 1000'e yakın bestesi bulunan ve 400'ünü kendi sesiyle seslendiren sanatçı, 35 tane Yeşilçam filminde rol aldı.

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN