Arama

Üstad Necip Fazıl'ın ömründeki ilk büyük pişmanlık neydi?

Çocukluk yılları kuşkusuz bireyin kişiliğini şekillendiren dönemdir. Kişi, ufak deneyimlerini büyük geleceğine yön olarak belirleyebilir. Necip Fazıl da bu isimlerden birisidir. Daha 4-5 yaşlarında okuma yazma öğrenir. Peki, onu klasik edebiyatla tanıştıran büyük babasıyken, modern edebiyatın kapılarını kim açmıştır? Hangi şiiri okurken gözyaşlarını tutamamıştır? Hayatındaki en büyük pişmanlığı nedir? Sizler için derledik.

  • 1
  • 10
YARAMAZLIK
YARAMAZLIK

Balkan Harbi yaralıları arasında gelip de sonra büyük babamın himayesine eren ve adliyeye giren kalın siyah kaşlı, mert yüzlü, gayet ağır ve sakin tavırlı Mustafa Efendi... Bu Mustafa Efendi, son zamanlarda İzmir Ağır Ceza Reisiydi ve 1943'te Erenköyü'ndeki evimize gelip o sene doğan ilk oğlum Mehmed'in kulağına ezan okumuştu. İşte bu Mustafa Efendi bana konağın ilk katında yemek odası katındaki küçük ve resmi ziyaret odasında Kur'an dersi verirdi.

Garip ve derinliğine doğru bir iç hayat istidadı içinde, duygularım dışarıya vurduğu zaman ne tür yaramazlıklara, haşarılıklara kalktığımı tasarlayabilir misiniz benim için: "Babasını geçecek galiba yaramazlıkta..." diyenler de vardı... Konağın tavan arası merdiveninden tâ birinci katın avlusuna kadar trabzanlar üzerinde kaymalar... Yaralı bir atın cılk etine pergelle dokunup ondan muhteşem bir tekme yiyerek yerde yuvarlanmalar...

Çamura bulanmış bir sürü cam kırığını bir kova içinde arabacının başına geçirmeler... Zafer Hanımefendinin ne kadar zaafı varsa onlara doğru hücum etmeler, onun armonik piyanosunu avaz avaz bağırtmalar, ilaçlarını birbirine katmalar, kitaplarını alt üst etmeler, kilerlerini boşaltmalar... Neler, neler...

Öbür çocuklar da -Selmacığım müstesna- hep maiyetimdeler... Bir tehlike görünce can attığım liman, büyük babamın eteği veya kürkü... Bazen kendimi o kadar mesut hissederdim ki önlerinden koşup geçip gittiğim birtakım eşyayı mahzun ve boynu bükük görür ve dönüp okşardım.

Buna rağmen annemden yemediğim dayak kalmamıştır. Kendisini delice sevdiğim için büyük babama şikâyet edemiyordum da ondan... Nihayet Zafer Hanımefendi, büyük babası sayesinde kendisini tam serbest hisseden haşarı üstü haşarı torununun ruhunu kamaştırmak, uyuşturmak için müthiş bir narkoz keşfetti. Beni romana alıştırdı.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN