Arama

Türk edebiyatının yapı taşları

Türk edebiyatının uçsuz bucaksız sözcük denizinde, hissettirdikleri duygularla kaybolmamızı, derinliklere inmemizi sağlayan yazarlarımız, şairlerimiz, ustalarımız hem hayatımıza hem de yaşamdaki amaçlarımıza olumlu yönler verdiler. Bu usta yazarlarımız birer yapı taşı olarak kalbimizin en güzel köşesinde varlıklarını sürdürmeye devam edecekler...

  • 1
  • 28
Monna Rosa Şiirler XI - Sezai Karakoç
Monna Rosa Şiirler XI - Sezai Karakoç

'Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana,
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar.
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona ''

İkinci Yeni şiirinin uç beyi, yeni mistik şiirin kıyas kabul etmez şairi Sezai Karakoç'un bu kitabı oluşturan şiirlerden Rüzgâr, 1951'de Hisar Dergisi'nde,Yağmur Duası, 1952'de Mülkiye Dergisi'nde, Monna Rosa I, 1952 Haziran'ında Hisar Dergisi'nde, 1953'de Mülkiye Dergisi'nde, 1956'da Büyük Doğu Günlük Gazetesi'nde, Monna Rosa II, III, Ve Monna Rosa, 1953'de Mülkiye Dergisi'nde, İşaret adlı şiir 1954'de Hisar Dergisi'nde yayınlandı.
Yazıldıkları tarihte yarım kalmış olan Kader Yolu ve Kayboluş şiirleri ise, tamamlanarak, ilk kez bu kitapla yayınlandı.

Satın almak ve kitabı incelemek için tıklayınız.

  • 2
  • 28
Yalnız Seni Arıyorum - Orhan Veli
Yalnız Seni Arıyorum - Orhan Veli

"Ne etraf, ne havalar, hiçbiri mühim değil.Bana sen kafisin."

O zamanlar ismini söyleyemediği sevgilisi "Nahit Hanım"dı. Hayatta iki varlığı oldu: Şiiri ve sevdası. Şiirleri okurlarının ezberinde... Sevgisine gelince, onu, tek büyük aşkı "Nahit Hanım"a vermişti: Bu kitap onun belgesidir.Şiirimizde çığır açmış ustanın aslında nasıl bir gönül ustası olduğunu kanıtlayan mektuplarını okuduğunuzda onu çok daha yakından tanıma fır. Bu eser "İstanbul Türküsü" gibi pek çok şiirini daha iyi anlamamızı sağlar. 36 yıllık ömrüne neler sığdırdığını görecek, onu daha çok sevecek ama belki biraz da üzüleceksiniz. Nereden bakılsa, gizli saklı yaşanmış kırık bir aşk hikâyesine tanık olacaksınız. 64 yıldır çekmecelerde kalmış mektuplar, ince ince akan bir mağara suyu gibi dingin, dupduru ilk kez gün ışığına çıkıyor.

Satın almak ve kitabı incelemek için tıklayınız.

  • 3
  • 28
Bereketli Topraklar Üzerinde - Orhan Kemal
Bereketli Topraklar Üzerinde - Orhan Kemal

"Emmim derdi ki, uşaklar derdi, gurbete düştünüz mü, siz siz olun, sılayı içinizden atın derdi. Atamadınız mı yandınız derdi."

''Bu kitap, kendi bilgi ve görgülerim dışında, bir lokma ekmek için kötü iş şartları içinde zehir gibi bir hayatı yaşayanlardan derlenmiş malzemeyle meydana gelmiştir. Yayımlanmadan önce, çeşitli ırgat, usta, usta yardımcısını toplayarak bir gece sabaha kadar okudum onlara. Dinlediler. 'Pardon,' dediler, 'bu bu kadar olur. Bütün anlattıkların doğru. Eksik bile. Çukurova'nın bereketli topraklarında öyle işler olur ki, aklın durur. Sana anlatsak, bir değil beş roman çıkarırsın...'"

Orhan Kemal'in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve iyimserliği yeniden kazanmamız için yol gösterir bize.

Satın almak ve kitabı incelemek için tıklayınız.

  • 4
  • 28
Puslu Kıtalar Atlası - İhsan Oktay Anar
Puslu Kıtalar Atlası - İhsan Oktay Anar

" Aslında seni görüp duymaktan da öte, hem seni, hem de içinde yaşadığın dünyayı düşünüyorum. "

Uzun İhsan Efendi' nin Descartes'in "Düşünüyorum öyleyse varım "görüşünden "Ben Kimim" e varan hikayesini konu alır. İhsan Oktay Anar, Türk edebiyatının yeni ve pırıltılı bir yazarıdır. "Yeniçeriler kapıyı zorlarken" düşler üstüne düşüncelere dalan Uzun İhsan Efendi, kapı kırıldığında klasik ama hep yeni kalabilen sonuca ulaşmak üzeredir: "Dünya bir düştür. Evet, dünya... Ah! Evet, dünya bir masaldır." Geçmiş üzerine, dünya hali üzerine, düşler ve "puslu kıtalar" üzerine bir roman...

Satın almak ve kitabı incelemek için tıklayınız.

  • 5
  • 28
Mai ve Siyah - Halid Ziya Uşaklıgil
Mai ve Siyah - Halid Ziya Uşaklıgil

''İşte öyle bir şey yazmak istiyorum ki;
Yukarı bakılsa mai ve daima mai, Aşağı bakılsa siyah ve daima siyah...''

Günün birinde iyi bir edebiyatçı olma hayalleriyle yaşayan bir gencin, babasının ölümü ile birer birer yıkılan hayalleri ve verdiği hayat mücadelesini anlatan ve Halid Ziya Uşaklıgil'in Batılı anlamda Türk romanının başlangıcı kabul edilen, üzerinden seneler geçmesine rağmen zihinlerden silinmeyen romanı Mai ve Siyah, yazarın üslubuna müdahale edilmeden günümüz Türkçesine uyarlanmış hâliyle okuruyla buluşuyor.

Satın almak ve kitabı incelemek için tıklayınız.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN