Tasavvuf edebiyatının usta şairi Niyazi-i Mısri'nin Divanı'ndan şiirler
"Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş" mısralarıyla tanıdığımız Niyazi-i Mısri, yaşadığı dönemden günümüze kadar gerek tasavvufun gerekse edebiyatımızın en önemli isimlerinden biri oldu. Öyle ki kültür tarihimizde Yunus Emre'den sonra en çok bestelenen ilahi, Niyazi Mısri'ye aittir. Peki, Mısri meşhur "Derdime" şiiriyle bizlere hangi sırların kapısını aralar? İşte Niyazi Mısri'nin divanından en güzel şiirler…
Önceki Resimler için Tıklayınız
Sevdim seni hep varım yağmadır alan alsın
Gördüm seni efkarım yağmadır alan alsın
Aldın çü beni benden geçdim bu can u tenden
Aklım dahi her varım yağmadır alan alsın
Ben varlığımı atdım dost varlığına yetdim
Her uslu'ya bazarım yağmadır alan alsın
Geçdim ben ad u san'dan çıkdım ben o dükkândan
Hep ırz ile vekarım yağmadır alan alsın
Geldi dile dildarım buldum gül ü gülzârım
Şimdengeru hep varım yağmadır alan alsın
Sen gaib ü hazırsın her halime nazırsın
Ahval ile etvarım yağmadır alan alsın
Çün buldu gönül yarim terk eyledim ağyarim
Iyman ile zünnarım yağmadır alan alsın
Mısri'ye vücub imkan bir oldu kamu a'yan
Taat ile ezkarım yağmadır alan alsın
Oldum çü mahv-ı mahz-ı zat, buldum vücudumdan necat
Ben içmişim ab-ı hayat, ermez bana herkiz memat
Ben dost yolunda varımı terk eyledim önden sonra
Küfrile iymandan geçüp a'yanda bulmuşam sebat
Her kande baksam görünür gözlerime sırr-ı ezel
Her şey ulaşıp aslına çıktı aradan kainat
Dost ile ben dost olalı, zevkiyle işret bulalı
Zayf-ı mükerremdir bu can hep yediğim kand ü nebat
Halvet'den ettim rıhleti, kesretde buldum vahdet'i
Bazar'da düzdüm halveti, ruz u şeb'im iyd ü berat
Gördüm bu alemler kamu benim vücudumla dolu
Bir olmuş "Uçmağ" u "Tamu", cümle bana olmuş sıfat
Her ne yana kim eğilem, ol yana her şey eğilir
Olmuş Niyazi hep senin sayelerin sitti cihat
Çün sana gönlüm mübtela düştü
Derd ü gam bana aşina düştü
Zühd ü takva'ya yar idim evvel
Aşk ile benden hep cüda düştü
Vaiz eydür gel aşkı terk eyle
Bendeyim sabrım bî-vefa düştü
Nice terk etsin aşkı şol aşık
Ana karşı sen mehlika düştü
Vechini görsem dağılır aklım
Zülfün ana çün mukteda düştü
Kim seni buldu, kendi yok oldu
Vaslına ey dost can baha düştü
Aşka uşşakın davet etmişsin
Can kulağına ol seda düştü
Bu Niyazi'nin hiç vücudunda
Zerre komadı hep yaka düştü
Ey garib bülbül diyarın kandedir
Bir haber ver gül-izârın kandedir
Sen bu yolda kimseye yar olmadın
Var senin elbette yarin kandedir
Arttı günden güne feryadın senin
Ah u efgân oldu mu'tadın senin
Aşk içinde kimdir üstadın senin
Bu senin sabru kararın kandedir
Bir enisin yok acep hayrettesin
Rahatı terk eyledin mihnetdesin
Gice gündüz bilmeyip hayretdesin
Ya senin leyl ü neharın kandedir
Ne göründü güle karşı gözüne
Ne büründü baktığınca özüne
Kimse mahrem olmadı hiç razına
Bilmediler şehsuvar'ın kandedir
Gökte uçarken seni indirdiler
Çâr anâsır bendlerine urdular
Nûr iken adın Niyazi verdiler
Şol ezelki i'tibarın kandedir
Ey bülbül-i şeyda yine efgane mi geldin
Azm-i gül edip zar ile giryane mi geldin
Pervane gibi ateşe daim can atarsın
Evvelde bu aşk oduna sen yane mi geldin
Yağmur gibi yağarsa bela sen baş açarsın
Can veremeye dost yoluna kurbane mi geldin
Her şey çalışır bir sıfatı eyleye ma'mur
Sen cümle sıfat ilini viyrane mi geldin
Vech-i Ehadiyyet ki şu eşyada görünmüş
Bu kesrete ancak anı seyrane mi geldin
Bir kimse senin olmadı hiç raz'ına mahrem
Bilmem bu cihan içine yekdane mi geldin
Bu haste Niyazi'ye şifa remzin edersin
Derde düşen derdine dermane mi geldin