Şiirlerinin ışığında Hak aşığı Yunus Emre
Anadolu'daki 700 yıllık varlığımızı temsil eden gönül eri Yunus Emre, nev-i şahsına münhasır bir mütefekkirdir. O şiirlerinde Allah ve insan sevgisini, dostluğu, kardeşliği, yardımlaşmayı öğütler. Gelin, şiirlerinin ışığında Hak aşığı Yunus Emre'ye daha yakından bakalım.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Kanı, noldu ana, atan?
Dünya için yeme gussa
Kanı Davud, kanı Musa?
Kanı Meryemoğlu İsa?
Ömer, Osman, Ebubekir,
Anlara kalmadı dünya
İki cihan sultanı
Resule kalmadı dünya.
Bilinmeyen kelimeler sözlüğü🔎
Gussa: Gam, keder, hüzün, tasa
➡ Yunus Emre, şiirlerinde her daim dünyanın geçiciliğine dikkat çeker. Geçici hevesler için, insanların birbirine düşmemesini ister.
Anadolu mutasavvıfı, halk şairi #YunusEmre'nin Allah ve insan sevgisini, dostluğu, kardeşliği, yardımlaşmayı öğütleyen şiirleri, çağları aşarak insanların gönlüne dokunuyor. https://t.co/ivHRJVPsP3
— Fikriyat (@fikriyatcom) February 22, 2021
Bu dünyaya kalmayalum, fanidir aldanmayalum
Bir iken ayrılmayalum, gel dosta gidelüm gönül!
Bu dünyanın misali, benzer bir değirmene
Gaflet onun sepeti, bu halk onda öğüne
Bu dünyanın meseli, benzer murdar gövdeye
İtler murdara düştü, hak dostu kodu kaçtı.
➡ Yunus Emre, insanlara dünyanın faniliğine aldanıp gaflete düşmemelerini öğütler. Hak yol davasında bir olmak varken dünyaya tamah edilmemesi, gönül kırılmaması tavsiye edilir. Bizim Yunus, insanları boş uğraşlara karşı uyanışa sevk eder. Nitekim dünya pis bir gövdeye benzer, köpeklerin leşe koşuştuğu gibi peşinden gidilirse Hak dostları burayı terk eder.
Ak sakallı pîr koca bilmez ki hâli nice
Emek yemesin hacca bir gönül yıkar ise
Sağır işitmez sözü gece sanır gündüzü
Kördür münkirin gözü âlem münevver ise
Gönül Çalab'ın tahtı gönüle Çalap bahdı
İki cihân bed-bahtı kim gönül yıkar ise
Sen seni ne sanırsan ayruğa da anı san
Dört kitâbın manâsı budur eğer var ise
Bilinmeyen kelimeler sözlüğü
Çalab: Allah
Münkir: Reddeden, kabul ve îtiraf etmeyen
➡ Bir hadis-i kutside "Ben yere göğe sığmadım, mümin kulumun kalbine sığdım" buyrulur. Bu hadisin sıhhati kesin değilse de mecazi olarak bakıldığında insan kalbinin Allah'ın zikriyle ve aşkıyla dolup taşması anlamına gelir. Gönül, bütün aşkların tecelli ettiği yerdir. Bundan dolayı da Yunus Emre, gönlün Allah'ın tahtı olduğunu söyler.
➡ Mukaddes makamı olan gönlü incitecek bir söz ve halde bulunulması kişinin dünyada da ahirette de bedbaht olmasına neden olur. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de de yüce Allah şöyle buyuruyor:
"O gün ne mal fayda verir, ne de evlât. Ancak Allah'a kalb-i selîm (tertemiz bir kalp) ile gelenler müstesnâ." (eş-Şuarâ, 88-89)
Bu sebeple insanların gönülleri yıkıcı değil, onarıcı olması gerekir.
🔍 Fikriyat Kur'an-ı Kerim uygulamasından Şuara suresini okumak için tıklayın
➡ Yunus Emre'nin şiirlerini okuyan herkes, kendinden bir parça bulur. O dizelerindeki gönül yapıcılığı, sevgi ve hoşgörüsüyle evrenselleşti.
Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil
➡ Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: "İnsan bedeninde bir et parçası vardır. O sağlam ve sâlih olursa beden bütünüyle iyi, o kötü olursa beden de tamamıyla kötü olur. Dikkat ediniz ki o, kalptir." (Buhârî, Îmân, 39)
Hadisten anlaşıldığı üzere insan kalbi mukaddestir. Bundan dolayı Yunus Emre, gönül yıkmanın çok büyük günah olduğunu söyler. Öyle ki kılınan namaz bile kabul olmaz. Abdest alması dahi elini yüzünü yıkayan diğer insanların işleminden farklı bir nitelik taşımaz.
🔍 Fikriyat e-kitap uygulamasında yer alan Riyazü's Salihin'e ulaşmak için tıklayın
Dervişlik didükleri hırkayla taç değül,
Gönlin derviş eyleyen hırkaya muhtaç değül.
Hırkanın ne suçı var sen yoluna varmazsan
Vargıl yolınca yüri er yolı kalmaç değül
13. yüzyılda Anadolu'ya birçok mürit ve derviş geldi. Dervişliğin oldukça yaygın olduğu bu dönemde Yunus Emre, Allah yolunda olanların özelliklerini sıraladı. Önemli olan bir tarikata girmek değil, Hak yolunda bir olmaktır. Bir diğer şiirinde de şöyle der Yunus Emre:
"Dervişlik olsa idi tâc ile hırka,
Biz de alır idik otuza kırka"