Şiirlerinde İstanbul'u konu alan 10 divan şairi
İstanbul, her dönemde edebiyatın vazgeçilmez ilham kaynağı oldu, yazarlar ve şairler İstanbul'un ihtişamını eserlerinde büyük bir titizlikle işlediler. Şairler yüzyıllarca, İstanbul'u doğal güzellikleriyle birlikte eserlerine konu edindiler. Sizler için İstanbul'un ihtişamını şiirlerine konu edinen 10 divan şairini listeledik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Olasın pare-i bad ile vezan
İdesin bir nice şehri seyran
Olub asude- rev-i düş-i heva
Gezesin alemi bi-minnet-i pa
Biri birine olub ayine- var
Eylemiş cümleyi yem zib-i kenar
Binesin tahta Süleyman-asa
Ola hükmünde heva vü derya
Olmuş üstünde kayık vakf-ı şitab
Badbandan kanad açmış mürgab
Hüsn-i surisine gayet yokdur
Ayasofiyye hod u'cube-i dehr
Kubbesi samin-i ecram- ı sipihr
Hassankale, 1572 – İstanbul, 1635
Divan şiirinin en büyük kaside şairlerinden biri kabul edilen Nef-i, özellikle hicivleriyle ünlendi.
Devler ileri gelenleri hakkında kaleme aldığı hicivleriyle tepki çektiyse de IV. Murad tarafından korundu. Padişaha söz vermesine rağmen hicvetmeyi sürdürdü. Kementle boğularak öldürüldü.
Mahşer olmuş sahn-ı Kâğıthane dünya bundadır
Cennete dönmüş güzellerle temaşa bundadır
Bu da bir gündüz kıyametten nişanı aşikâr
İşte gör ol aftab-i âlem-ara bundadır
Dilberin bala bülendi aşıkın üftadesi
Bir yere gelmiş bugün a'lâ vü edna bundadır
Anmasın sofi dahi kesretde vahdet âlemin
Yarı tenha avlayan uşşak-ı şeyda bundadır
Cümleden ol gune sermestan-i sahib-halden
Nef'i-i şurıde-i bi-bak ü rüsva bundadır
(İstanbul,1526 – İstanbul, 7 Nisan 1600)
Osmanlı yönetim sistemi içinde önemli görevler üstlenen Baki, Divan edebiyatımızın en büyük şairlerinden biri addedilir.
Asıl adı Mahmud olan şair, fakir bir müezzin olduğu için kandil temizleyiciliği yaparken medreselere, dönemin tanınmış bilginlerinin derslerine devam etti. 1564'ten sonra İstanbul medreselerinde müderrisliğe başladı. Edirne, Mekke ve Medine kadılıklarında (1574-1582) bulunduktan sonra, yeniden İstanbul'a döndü. İstanbul kadısı (1584), Anadolu kazaskeri (1585), Rumeli kazaskeri (1591) oldu. divan edebiyatımızın en büyük şairlerinden biri olarak kabul edilen Baki, tasavvuf felsefesi etkisinde kalmadı, dini konularda şiir yazmadı.
Şairin gücü, din dışı kaside ve gazellerinde görülür. Hayatı rindlik ve zevk penceresinden izleyen şiirlerinde, sözcük oyunları, mazmun ve hayal yoğunluğunun yanı sıra sağlam bir dil yapısı ve etkileyici ahenk görülür.
Çağdaşlarından çok ileri seviyede şiir yazan Baki, klasik şiirimizi, İran şiiriyle aynı düzeye ulaştıran şiarlerimizdendir.