Arama

Orhan Veli ve ona ait olduğunu bilmediğimiz şarkılar

"Şiire kasket giydiren", onu adeta sokağa çıkaran Orhan Veli, edebiyatımıza lezzetli bir zekâ örneği bırakarak, yediden yetmişe her yaştan insana hitap etti. Onun bu hitabı, kimi zaman dilden dile dolaşan dizelerle, kimi zamansa sevdiğimiz bir melodide hayat buldu. Bundan 68 yıl önce bugün yaşamını yitiren şair Orhan Veli'yi, çocuksu dizeleri ile anıyor, bestelenen şiirlerini sizlerle buluşturuyoruz.

  • 1
  • 15
ORHAN VELİ KANIK KİMDİR?
ORHAN VELİ KANIK KİMDİR?

Orhan Veli Kanık, 13 Nisan 1914'te, klarnet ustası Mehmet Veli Kanık ile Fatma Nigar Hanım'ın ilk çocukları olarak, İstanbul Beykoz'da dünyaya geldi.

Çocukluk yıllarını İstanbul'da geçiren şair, eğitim hayatına 1921'de Akaretler'de bulunan Anafartalar İlkokulu'nun ana sınıfında başladı ve sonra Galatasaray Lisesi'nin ilk kısmına geçti.

Kanık, 1925'te babasının Cumhurbaşkanlığı Bando Şefliği'ne tayini nedeniyle, ailesiyle birlikte Ankara'ya taşındı.

Burada ise Gazi İlkokulu'na giden Kanık, bu yaşlarda edebiyata ilgi duymaya başladı ve Kanık'ın ilgisini ilk olarak öğretmeni Sedat Bey fark etti.

  • 2
  • 15
İLK ŞİİRLERİNDE ‘MEHMET ALİ SEL’ İMZASINI KULLANDI
İLK ŞİİRLERİNDE ‘MEHMET ALİ SEL’ İMZASINI KULLANDI

İlk şiirlerinde Mehmet Ali Sel imzasını kullanan ve aşk, özlem, çocukluk anıları gibi temaları ele alan Kanık, 1933'te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne kaydoldu.

Daha sonraki yıllarda buradaki öğrenimini yarıda bırakan usta şair, 1935'te bir süre yardımcı öğretmen olarak çalıştı.

1936-1942 yılları arasında, PTT Genel Müdürlüğü Telgraf İşleri Reisliği Milletlerarası Nizamlar Bürosu'nda memurluk yapan Kanık, 1942'de Gelibolu'nun Kavak köyünde piyade yedek subayı olarak askerlik görevini yerine getirdi.

Terhis olduktan sonra 1944'te Ankara'ya dönen Kanık, Milli Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu'nda memur olarak kısa bir süre çalıştı.

Bu görevi sırasında "MEB Dünya Edebiyatlarından Tercümeler" serisinde Fransızcadan çeviriler yaptı. Daha sonra dönemin Milli Eğitim Bakanı Reşat Şemsettin Sirer'in yönetimine uyum sağlayamayarak 1947'de memurluktan istifa etti.

  • 3
  • 15
YOL YAPIM ÇUKURUNA DÜŞTÜ
YOL YAPIM ÇUKURUNA DÜŞTÜ

Sonraki yıllarda geçimini yazarlık ve çevirmenlik yaparak sağlayan Orhan Veli Kanık, "İnsan", "Ses", "Gençlik", "Küllük", "İnkılapçı Gençlik", "Demet", "İşte ve Aile" gibi dönemin popüler kültür sanat dergilerinde manzume ve düz yazılar kaleme aldı.

Mehmet Ali Aybar'ın çıkardığı Hür ve Zincirli Hürriyet gazetelerinde, 1947'de yarı siyasal değinmeler ve eleştiriler de kaleme alan Kanık, 1 Ocak 1949'da Ankara'da "Yaprak" dergisini 28 sayı boyunca çıkardı. Kanık, 1948'de ise bir süre, "Ulus" gazetesinde, "Yolcu Notları" başlığı altında makaleler yazdı.

Orhan Veli Kanık, Ankara'da yol yapım çukuruna düştükten iki gün sonra, geçirdiği beyin kanaması sebebiyle 14 Kasım 1950'de Cerrahpaşa Hastanesi'nde vefat etti ve Aşiyan Mezarlığı'na defnedildi.

  • 4
  • 15
ONA AİT OLDUĞUNU BİLMEDİĞİMİZ ŞARKILAR
ONA AİT OLDUĞUNU BİLMEDİĞİMİZ ŞARKILAR

Garip Akımı'nın kurucusu olarak tanıdığımız şairin sevilen şiirleri, geçtiğimiz yıllarda müzikle de birleşerek, birçok sanatçının sesiyle buluştu.

Orhan Veli'nin, melodileri dillere dolanan bestelenmiş şiirlerini sizlerle buluşturuyoruz.

  • 5
  • 15
İSTANBUL'U DİNLİYORUM
İSTANBULU DİNLİYORUM

Seslendiren: Cem Karaca

Dinlemek için tıklayın.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgâr esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalı Çarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgârında ter kokuları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda eski âlemlerin sarhoşluğu
Loş kayıkhaneleriyle bir yalı;
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geçiyor kaldırımdan;
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Birşey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum;
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum;
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul'u dinliyorum.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN