Arama

İskender Pala'nın Leyla ile Mecnun kitabından alıntılar

Kültürümüzde bir taşıyıcı görevinde bulunan Leyla ile Mecnun mesnevisi, aşkın sembolü oldu. Öyle ki, edebiyatımızda Doğu'nun gönül coğrafyasına açılan kapısı olarak adlandırıldı. İskender Pala, mesnevi için şöyle der: "Leyla ile Mecnun nesilleri birbirine bağlayan kuşaklar arasında bizim bir millet olduğumuzu hissettiren, fark ettiren ve bunu sonraki kuşaklara durmadan tekrarlayan, öğreten kitaptır." Sizler için İskender Pala'nın Leyla ile Mecnun kitabından alıntıları derledik.

Leylâ güzellik şahikasında dolunay, Mecnun aşk ikliminde bir sultan. Biri belâ çemeninin gül fidanı, öbürü vefa göğünün hilali. Şu gülen, güzellik ordusunun şahı; bu sevinen gam ülkesinin dilencisi.

Ey sevgili! En sevgili! Hani insaf, hani dostluk? Kimlerle berabersin acep ki beni anmazsın, aramazsın.

Leylâ, "geceye dair, gece gözlü, gece saçlı" demekti. Sonradan gece bahtlı da olacaktı. Kays'ın çığlıkları, işte bu "gece renkli" güzel için idi.

Velhâsıl söz çoktur, güzelliğin vasıflarını söylemek için; ama güzelliğin tatlılığına hiç söz yoktur.

Mecnun'a, "Neden Leyla'yı alıp kaçmadın" demişler. "Annesi üzülürdü, ben içinde Leyla olan kalbi kıramam," demiş.

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN