İnsanlık belleğinin kaynakları: 'Mitolojik hayvanlar'
Mitoloji; insanlık tarihinin geçmiş deneyimlerini sakladığı karanlık labirentlerden bugüne ulaşan kahramanların, sıradan insanın, kralların, savaşçıların, tanrıların, ozanların, tarihçinin, iyinin ve kötünün başımız sıkıştığında bize yazacak yeni kaynaklar sunmak için hazır beklemesidir.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Eski Türklerde kartal önemli bir yere sahip ve Türklerin milli simgelerinden birisi olur. Birçok Türk devletinde ve boylarında kartal figürüne rastlamak mümkündür. Hâkimiyeti, gücü ve kudreti ifade eder.
Özellikle Göktürk ve Uygur devirlerinde kartal ve diğer yırtıcı kuşlar hükümdar ya da beylerin, koruyucu ruhun ve adaletin simgesi olmuş güneşi, güç ve kudreti temsil etmiştir.
Çift başlı kartal Türkler için çok önemli bir mitolojik simge oldu. Ayrıca birçok devlet ve milletin simgesi olan çift başlı kartal, günümüzde de birçok kurum ve kuruluşun amblemlerinde görülüyor. Kartalın çift başlı olarak tasvirinin iki nedeni vardır. Bunlardan ilki kartalın çift başı ile gücünü arttıracağı düşüncesi, diğeri ise simetriye dikkat edilmesidir.
Mısır mitolojisindeki Phoenix, İran mitolojisindeki Simurg ve Hint mitolojisindeki Garuda'nın Arap ve İslam kültüründeki yansıması Anka ya da Zümrüdüanka'dır. Aynı benzerlikleri gösteren Karakuş ise Türk kültürü ve mitolojisine ait. Moğolların efsanevi kuşu Toğrıl kuşunun, Türklerdeki adı Kongrıl olarak bilinir. Reşidettin, Toğrıl kuşunun Anka kuşu ile benzerlik gösterdiğini söyler.
Anka'nın yüzünün tıpkı insan yüzüne benzediği, uzun boyunlu ve tüylerinin renk renk olduğundan bahsedilmiştir. İranlılar Anka'ya Sirenk veya Simurg demişlerdi.
Anka kuşu, tek başına yaşayan bir hayvan. Ayrıca çok yüksekten uçan bir kuş olup, bir avıyla aylarca yemek ihtiyacını karşılar. Oğuz Destanı'nda, Türk mitolojisinin en önemli ve yaygın motiflerinden olan Gök ağaçlarının yanındaki evler Anka kuşu motifine benzetilir.
Her kuşun bir rengi ve özelliğinin Simurg'ta bulunduğu hatta otuz kuş büyüklüğünde olduğu Fars kaynaklarında geçer. Simurg'un büyüklüğü ile ilgili bir efsanede de kanatlarını açtığı zaman yeryüzünün karanlığa büründüğünden ve büyük bir gölge oluştuğundan bahsedilir. Simurg, büyük ölçüde Anka ile benzerlik gösterir. Anka ve Grifon'da bulunan özellikler ve benzerlikler Simurg'da da aynıdır. İran etkisiyle Türk mitolojisinde yer almıştır.
Türk mitolojisinde önemli bir yeri olmasına rağmen bir kartal, at ya da kurt kadar önemli olmadı. Bununla birlikte Türk destanlarında ayı, aptal bir hayvan olarak bilinir. Ayı, orman tanrısı ya da orman ruhunun simgesiydi. Başkurtlar onu ata saydı. Erken devirlerde kurdun adının tabu olması gibi ayı adının da zikredilmesi yasaklanmıştı.
Ayı tipi elbiseler şamanlar tarafından kullanılmış, onun farklı kısımlarından alınan kemikler de şaman elbiselerine dikilmek suretiyle şamanın göğe seyahatinde yardımcı ruh olarak işlev gördüğüne inanıldı. Çinliler için güç ve cesaretin sembolüdür.
Bu sembolün İslamiyet'ten sonraki dönemde anlamında bazı değişiklikler oldu. Kaba kuvvetin ve kötü insanın simgesi haline geldi.