Arama

Hayatı çocukların gözünden anlatan romanlar

Büyüklerin alıştığı ama farkında olmadığı şeyleri gören ve sorgulayan çocuklar, bize dünyanın göründüğünden çok daha ürkütücü, çok daha derin ve gizemli bir yer olduğunu gösterir. Sizler için çocukların gözünden hayatı anlatan romanları listeledik.

  • 1
  • 11
ÇAVDAR TARLASINDA ÇOCUKLAR – THE CATHER IN THE RYE- J.D SALLINGER
ÇAVDAR TARLASINDA ÇOCUKLAR – THE CATHER IN THE RYE- J.D SALLINGER

J.D. Salinger'in tek romanı "Çavdar Tarlasında Çocuklar – The Cather in the Rye" (1951), ergenlik döneminde olan on yedi yaşındaki bir gencin bocalama evresi ve hayata adaptasyon sürecini anlatılır. Sallinger, ilk ve tek romanında kısaca diğer hikâyelerinde yer alacak olan aileden, bir çocuğun kendi çocukluğuna duyduğu özlemden ve bireysel yalnızlıktan bahseder.

Holden, okuldan atılmış bir gençtir. Noel öncesi New York'da geçen birkaç avare gününü, yaşadığı çelişkileri, insanlara ve hayatı kavrama çabası, insanlarda gördüğü yapaylıktan tiksinmesini anlatıcı ağzından verir. Holden'in iç dünyası ile dış dünyadaki yaşadığı çelişkiler üzerinden roman kurgulanmış. Holden'in özünde şeffaflık, kendi olma ve masumiyet vardır ama yaşamda mücadelede tam tersi bir davranış kalıbına tanık olur, iki kutup arasında kendine yol çizmeye çalışan bir ergenin kıvranışına, kendi yaşamıyla toplum yaşamı arasındaki çelişkiye dikkat çekilir.

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayın…

  • 2
  • 11
KÜÇÜK PRENS, SAINT-EXUPÉRY
KÜÇÜK PRENS, SAINT-EXUPÉRY

"Hoşça git," dedi tilki. "Vereceğim sır çok basit: İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez." Küçük Prens unutmamak için tekrarladı: "Gerçeğin mayası gözle görülmez."

Küçük Prens (Saint-Exupéry 1943), bir çocuğun gözünden, yetişkinlerin değer yargılarını inceden alaya alır. Dünya edebiyat tarihinin en önemli eserlerinden biri olan Küçük Prens, 250'den fazla dile çevrilip 11 kez filmi çekildi. Antoine de Saint-Exupery'nin bu başyapıtı, 140 milyondan fazla satıldı. Kitap, sadece çocuklara nasıl 'yetişkin' olunacağını değil aynı zamanda yetişkinlere de nasıl "iyi" yetişkin olması gerektiğini hatırlatır.

Küçük Prens, B 612 diye bilinen bir asteroidden gelmektedir. Gezegeni hakkında bilgi verirken şunları söyler: "Bu asteroidi ilk kez 1909 yılında bir Türk gökbilimci gözlem yaparken görmüş. Bu buluşunu hemen Uluslararası Gökbilimi Toplantısı'nda büyük bir heyecanla sunmuş, ama adamcağız şalvar, cepken ve fes giyiyor diye onun söylediklerine hiç kimse değer vermemiş. Büyükler böyledir işte..."

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayın…

  • 3
  • 11
CHARLES DICKENS, BÜYÜK UMUTLAR
CHARLES DICKENS, BÜYÜK UMUTLAR

19. yy'da, İngiltere'de bir efsane gibi okurlarını büyüleyen Charles Dickens, dünya edebiyatının dâhileri arasında sayılır. Ülkesinde kimsesiz çocukların çektiği acılardan çok etkilenen yazar, hemen hemen kaleme aldığı her eserde çocukları merkeze taşımıştır. Charles Dickens, Büyük Umutlar (1860)'ın unutulmaz kahramanı Pip'in gözünden, yetişkinlerin dünyalarıyla ve değer yargılarıyla alay eder. Buradaki yetişkinlerden Pip'in eniştesi Joe Gargery'yi ayırmak gerekir; zira Joe, Pip'in tek dostu ve adeta suç ortağıdır. Pip, onun için, " Joe bana hep iri yapılı bir cins çocukmuş gibi gelirdi. Onu kendimle bir tutardım" (2009: 6) der. Pip'in yazgısı, onu sonsuz bir mutluluğa götürecek midir? Size kendisi anlatacak. Tabii, Bay Dickens'ın sözcüsü olarak...

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayın…

  • 4
  • 11
HARPER LEE, BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK
HARPER LEE, BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK

1960 yılında yayımlandığından bu yana bütün edebiyatseverlerin gönlünde özel bir yer edinen, Pulitzer ödüllü Bülbülü Öldürmek Amerika'nın güneyinde yaşanan ırkçılığı ve eşitsizliği bir çocuk kahramanın, Scout Finch'in gözünden anlatıyor. Harper Lee, kullandığı yalın ama çarpıcı dil aracılığıyla adalet, özgürlük, eşitlik ve ayrımcılık gibi hâlâ güncel temaları, Scout'un büyüyüş öyküsüyle birlikte dokuyarak, iyilik ve kötülüğü hem bireysel hem de toplumsal düzeyde mercek altına alıyor.

Harper Lee'nin Bülbülü Öldürmek (1960)'inde, sekiz yaşındaki Scout, önce Güney'in bir temsilcisi olarak karşımıza çıkar. Romanın başlarında Güney'in darkafalılığını ya da sınıf kibrini, hatta ırkçılık izlerini görebildiğimiz Scout, babasından öğrendikleriyle ve babası bir zenciyi savunduğu için maruz kaldığı ırkçı saldırıların etkisiyle bu genel kültürel etkiden sıyrılacaktır. Öğrenilmiş olanlar bir yana bırakıldığında önyargısız bir şekilde dünyaya bakacak, örneğin haksız yere suçlanan zenci için acı duyabilecektir. Çocuk anlatıcı bunu başarmakla kalmaz, bizi aynı zamanda kendi önyargılarımızı ve değerlerimizi sorgulama noktasına getirir. Yazarın hikâyesini bir çocuğa anlattırmasında kuşkusuz rolü olan bir faktördür bu.

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayın…

  • 5
  • 11
EKMEK ARASI – CHARLES BUKOWSKI
EKMEK ARASI – CHARLES BUKOWSKI

Bukowski'nin ailesine, çocukluğuna, lise yıllarına dair, hayatı kavrayışını konu ettiği romanıdır

"İlgi duymuyordum. Hiçbir şeye ilgi duymuyordum. Nasıl kaçabileceğime dair hiç fikrim yoktu. Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü. Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım. Onlar adna uzak olmak istiyordum.Gidecek yerim yoktu ama. İntihar? Tanrım, çaba gerektiriyordu. Beş yıl uyumak istiyordum ama izin vermezlerdi."

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayın…

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN