Günümüzde eskisi kadar sıklıkla kullanılmayan kelimeler
Sonu sonsuzluğa karışan bir yolculuktur dil. Bu yolculuğun en yakın arkadaşları ise kelimeler… Bu serüvende bazı dostlarımız ardımızda kalsa da adım adım takip etmeye devam ederler. Günümüzde artık eskisi kadar sıklıkla kullanılmayan kelimeleri sizler için derledik.
Çünkü güzelliğin özeti yazıcının sözcüklerinden çok okuyucunun muhayyilesi demekti. Sözcük sınırlı muhayyile ise sınırsızlıktı. (Nazan Bekiroğlu, Yusuf ile Züleyha)
"Asıl İstanbul, yani surlardan beride olan minareyle camilerin şehri, Beyoğlu, Boğaziçi, Üsküdar, Erenköy tarafları, Çekmeceler, Bentler, Adalar, bir şehrin içinde adeta başka başka coğrafyalar gibi kendi güzellikleriyle bizde ayrı ayrı duygular uyandıran, hayalimize başka türlü yaşama şekilleri ilham eden peyzajlardır. Her İstanbullu az çok şairdir; çünkü irade ve zekâsıyla yeni şekiller yaratmasa bile, büyüye çok benzeyen bir muhayyile oyunu içinde yaşar. Ve bu, tarihten gündelik hayata, aşktan sofraya kadar genişler." (Beş Şehir, Ahmet Hamdi Tanpınar)
"Hür ve bilinçli bir çabayla bulmak, bizi bizden uzaklaştıran şeylerle yüzleşmek, eşyanın örtülerini kaldırmak demek. Kendimden arınarak kendimi bulmak, varlığımdan üryan olarak 'döküp varlığı gitmek'le kendimi bulmakla. Kendimi bulduğum zaman O'nu da bulmuş olacak mıyım? Bu bir yolculuk ve bu yolda, inayet üzere olanlar kaybolmaz. (Kemal Sayar)"