Dede Korkut hikayelerinde sosyal hayat
Oğuz Türklerinin bilinen en eski epik destansı hikâyelerinden oluşan Dede Korkut kitabı, destan döneminden halk hikayelerine geçiş dönemi eseridir. Aynı zamanda Oğuzların yaşam biçimlerinden, ekonomisine, inançlarından, giyinişlerine, beslenmelerinden içinde yaşadıkları doğaya kadar pek çok konuda bilgi sağlayan bir kaynaktır. Dede Korkut hikayelerinin anlatıcısı Dede Korkut kimdir? Hikayelerde sosyal hayata dair hangi noktalar dikkat çekicidir? İşte Dede Korkut'taki sosyal hayata dair ipucu veren hikayeler…
Önceki Resimler için Tıklayınız
Oğuzlar arasında kız ve erkek delikanlıların atlarıyla yarıştıkları, ok atıp güreştikleri anlatılır. Göçebe bozkır kültürünün bir yansıması olarak bazı kızların erkek delikanlılar gibi yetiştirilmeleri kadınların sert hayat şartlarına direncini göstermesi bakımından önemli bir göstergesidir:
Bay Büre Oğlu Bamsı Beyrek Hikayesi'nde, Bamsı Beyrek'in ad almasının sevinci ile artık adını alıp bey olma sıfatını kazanması üzerine ava çıkar. Bir geyiği kovalarken bir otağa gelir, orada bulunan Kısıca Yenge'ye otağın kimin olduğunu sorunca aldığı cevap beşik kertmesi Banı Çiçek'in otağı olup olmadığını öğrenir. Otağda Banı Çiçek onun Bamsı Beyrek olup olmadığını test etmek için atıyla yarışırlar, ok atarlar, güreşirler, hepsinde de Bamsı Beyrek Banı Çiçek'i geçer. Bamsı yüzük takarak Banı Çiçek ile nişanlanır.
Oğuzlar arasında ok atma bir savaş becerisinin ötesinde sosyal hayatta özellikle düğünlerde de uygulanan töreydi. Damat adayı okunu atar okun düştüğü yere düğün çadırını dikerdi. Bay Büre Bey Oğlu Bamsı Beyrek Hikayesi'nde Beyrek'in düğün çadırı bu töre gereği onun tarafından attığı ok ile belirlenmiştir:
"Oğuz zamanında, bir yiğit evlenecek olsa ok otardı. Oku nereye düşse, düştüğü yere düğün çadırını dikerdi. Beyrek de okunu attı, düştüğü yere düğün çadırını kurdurdu. Sözlüsünden, ergenlik bir kırmızı kaftan geldi. Beyrek giydi."
Oğuzların savaşlarda kahramanları güçlerinin azaldığı zor anlarında cesaretlendirmek için tezahüratı andıran bir şekilde koro halinde teşvik edici, kışkırtıcı cümleler içeren söylemlerde bulundukları hikayelerden anlaşılmaktadır. Hikayelerde yine töre olarak savaşan yiğitleri savaş esnasında yüreklendirmek ve cesaretlerini artırmak için borular öter, davullar gümbür gümbür çalınır.