Çocukluğumuzda okuduğumuz unutulmaz öyküler
İlk kez bir romanı soluksuz okuyup bitirdiğinizde, gizli bir el dokunarak sizi dönüşü olmayacak bir şekilde değiştirmiş gibi hissedersiniz. Bir süreliğine, bedeniniz başka bir âleme gidip gelmiştir ve bu yolculuk hayat boyu bir şekilde sizinle kalacaktır. Çocukluk ve ilk gençlik yılları, saatler boyu tasasızca okumak, sayfaların arasına daldığımız dönemlerdir. Yeni dünyaları keşfettiğimiz bu çağda, hepimizin karşılaştığı ve etkisi altında kaldığı roman, öykü başkadır. Zamanı ve coğrafyaları aşan bu kitapların sayfaları bittiğinde bile uzun bir dönem bizimle yaşamaya devam eder. İlk okuduğumuz kitapların bıraktığı izler büyüktür.
Çocukluğumuzu vazgeçilmez kitaplarından biri de Ömer Seyfettin'in unutulmaz kitaplarından Kaşağı'dır.
Ömer ve kardeşi Hasan, çocukluklarını büyük bir çiftlikte geçirmişlerdi. Küçük Ömer ve Hasan, en çok atlarla oynamayı, özellikle de onları tımar etmeyi seviyorlardı. Bunun için İstanbul'dan özel getirtilen kaşağıyı kullanıyorlardı. Ama bir gün Küçük Ömer, çocukluk heyecanıyla kaşağıyı kırar ve suçu kardeşi Hasan'a atar. Babası bu olaydan sonra Hasan'a çok kızar ve ona:
-Yalancı, der...
Hasan, bu olaydan sonra içine kapanır ve bir gün hastalanır. İşte o zaman Ömer için zor günler başlar.
Kitapta ayrıca 'Hürriyet Bayrakları, Nadan, Çakmak, Kütük, Kızılema Neresi?" adlı öyküleri yer alır.
Dünya edebiyat tarihinin en önemli eserlerinden biri olan Küçük Prens, 250'den fazla dile çevrilip 11 kez filmi çekildi. Antoine de Saint-Exupery'nin bu başyapıtı, 140 milyondan fazla satıldı. Kitap, sadece çocuklara nasıl 'yetişkin' olunacağını değil aynı zamanda yetişkinlere de nasıl "iyi" yetişkin olması gerektiğini hatırlatıyor.
Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı Şeker Portakalı, "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü"dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğrenirken bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayalini kuran Vasconcelos'un çocukluğundan derin izler taşıyan Şeker Portakalı, yaşamın beklenmedik değişimleri karşısında büyük sarsıntılar yaşayan küçük Zeze'nin başından geçenleri anlatır. Vasconcelos, tam on iki günde yazdığı bu romanı "yirmi yıldan fazla bir zaman yüreğinde taşıdığını" söyler.
Alice Harikalar Diyarında, yazıldığı tarihten bu yana geçen yüz elli yılı aşkın süre boyunca, edebiyatın eşsiz eserlerinden biri olma özelliğini hep korudu. Hem çocuk hem de yetişkin edebiyatında önemli bir yere sahip olan bu kitap, hayal gücü zenginliğiyle küçük okurlara büyülü bir dünya sunarken, yetişkinler için bu büyüsünü içerdiği sembollerin anlam derinliğiyle gösterdi. Adının edebiyat tarihine altın harflerle yazılmasına yol açan eserleri kadar, matematikçi ve mantıkçı kimliğiyle de tanınan Lewis Carroll'un Alice Harikalar Diyarında kurgusu, metne serpiştirilmiş bilmecelerle okuru da kitabın bir kahramanı kılar. Alice Harikalar Diyarında hem çocuklar hem de macera dolu naif çocukluğunu özleyen ve yıllara meydan okuyan bir mantık labirentinde kendine sorular sormaktan çekinmeyecek okurlar için klasikler arasında yer alıyor.
Simyacı, dünyaca ünlü Brezilyalı yazar Paulo Coelho'nun üçüncü romanı. Bir büyük Doğu klasiği olan Mevlâna'nın ünlü Mesnevî'sinde yer alan bir küçük öyküden yola çıkarak yazılan bu roman, yüreğinde çocukluğunun çırpınışlarını taşıyan okurlar için bir "klasik" yapıt haline geldi.
Simyacı, İspanya'dan kalkıp Mısır piramitlerinin eteklerinde hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago'nun masalsı yaşamının öyküsü. Ama aynı zamanda bir "nasihatnâme"; "Yazgına nasıl egemen olacaksın? Mutluluğunu nasıl kuracaksın?" gibi sorulara yanıt arayan bir yaşam ve ahlak kılavuzu. Mistik bir peri masalına benzeyen bu romanın, dünyanın dört bir yanında bunca sevilmesinin gizi, kuşkusuz bu kılavuzluk niteliğinden kaynaklanıyor.
Simyacı'yı okumak, herkes daha uykudayken şafak vakti uyanıp, güneşin doğuşunu izlemeye benziyor.