Arama

  • Anasayfa
  • Galeri
  • Edebiyat
  • Cemal Süreya’nın Papirüs’teki yazılarından edebiyatımıza dair düşünceleri

Cemal Süreya’nın Papirüs’teki yazılarından edebiyatımıza dair düşünceleri

İkinci Yeniciler arasında yer alan Cemal Süreya, günümüzde özellikle şair kimliği ile ön planda olan edebiyatçılarımızdan. Nitelikli şiirler yazma hususunda usta bir şair olan Süreya'nın sanat ve edebiyat hakkındaki görüşleri de oldukça kıymetli. Papirüs'ten Başyazılar, Süreya'nın Papirüs dergisinde yazdıklarından derlenerek oluşturulan bir eser. Bu kitaptan hareketle, Süreya'nın edebiyat ve dil hakkındaki görüşlerini derledik.

Vedat Günyol, bir yazısında Cemal Süreya'nın fikir adamı kimliğini "Cemal Süreya, sade bir şair olarak mı karşımızda? Hayır, o şairliğinin yanı sıra, bir nefis denemeci, bir portre yazarı, zekâsının inceliğinde, şakasının doruğunda, gözlemciliğinin aşılmazlığında bir düşünce adamıydı aynı zamanda" cümleleriyle açıklar.

Edebiyat alanındaki entelektüel birikimi, şiirini de olumlu manada etkilemiştir şairin.

Yalnızlığın ve aşkın başkenti: Cemal Süreya

Antika halı satılarak ortaya çıkan dergi: Papirüs

Papirüs, Cemal Süreya'nın 1960'da çıkardığı edebiyat dergisi. Yalnızca dört sayı çıkardıktan sonra kapatılan dergi, 1966'da yeniden yayın hayatına birinci sayıdan başlayarak 1970'e kadar varlığını sürdürdü. Bu yazılarda Cemal Süreya'nın fikir adamı kimliği ile karşılaşır, dil ve edebiyat hakkındaki görüşlerini öğrenebiliriz. Tomris Uyar, Papirüs'ten Başyazılar kitabının girişinde dergiyi çıkarırken yaşadıkları maddi zorluklardan şu şekilde bahseder:

Tomris Uyar Papirüs'ü anlatıyor

"İlk bunalımı; Edip Cansever sayesinde atlattık. Cansever, yazıhaneye serdiğimiz küçük halının çok değerli olduğunu belirtince, onu hemen gözden çıkardık. Ve küçük halı sanırım Edip Cansever'in engin antikacılık bilgisi (!) yüzünden, ettiğinden oldukça yüklü bir fiyata alındı ortağı Mösyö Jak tarafından. Halı temizlendi, biz de tertemiz iki Papirüs'e daha sahip olduk."

Dergi ve insanların yaşamlarını bağdaştıran Tomris Uyar, derginin mahiyetini "Dergilerin de insanlar gibi bir yaşamı var. Papirüs'ün ilk sayıları, her şeye karşın birbirini seven, sevdikleri işleri birlikte götürmekten mutluluk duyan üç kişinin ne kadar heyecan verici bir işi ortaya çıkardıklarının bir göstergesi." cümleleriyle izah eder.

Cemal Süreya'dan 1 kitap 1 cümle

Papirüs’ten Başyazılar kitabı

Papirüs'ten Başyazılar kitabı Papirüs dergisindeki yayımlanan başyazıları ihtiva eder. Kitap dergide yayımlanan 37 yazıdan oluşur. Zühal Tekkanat'ın derlediği kitap 2015 yılında yayımlanmış. Yazıların konuları genel olarak şiir, mitoloji, edebiyattaki yeni tipler, telif ve sürüm, Nurullah Ataç, yazar ve devlet ilişkisi, konuşma dili ve şiir arasındaki ilişki, Tevfik Fikret, Anadolu'daki okurlar, imge ve Türk aydınları hakkındadır.

Cemal Süreya, Doğan Hızlan ile yaptığı bir röportajında yazılarında en çok Türk edebiyatı hakkında düşünmeye çalıştığını söylemiş. Odak noktasını Türk edebiyatına çeviren şairin yazılarında zengin bir entelektüel birikim göze çarpıyor.

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayın.

Edebiyatta yeni bir tip

Cemal Süreya, bu yazısında edebiyatta yeni bir aydın tipi doğduğunu açıklar. Süreya'ya göre bu yeni aydın tipi, "Edebiyatın genel ve ortak sorunları üstüne oldukça yüklü fikirleri olduğu halde Türk edebiyatı karşısında yabancı kalmaktadır." Bu yeni tip, Orhan Kemal'i Camus'den sonra okur, ilk kaynağı her zaman Batı'dır. Süreya, bir edebiyatı kavramanın aynı zamanda o edebiyatın iç konjonktürünü de kavramakla ilişkili olacağını düşünür.

Mitolojiye dair düşünceleri

"Mitoloji Havarileri" isimli yazısında bazı Türk yazar ve şairlerin Yunan mitolojisine yönelmesini konu edinir. Bunun temelini Tanzimat'tan itibaren ele alan Süreya, bu sanatçıların Anadolu insanının başlangıcını Eski Yunan'a götürmelerinden ötürü Yunan mitolojisine neredeyse kendi mitolojimiz gözüyle baktıklarını söyler. Bu konuya Cemal Süreya oldukça özgün bir bakış açısı geliştirir. Sanatın doğasından hareketle bir yorumlama yapar. Süreya'ya göre sanatın bazı noktaları evrenselken bazı noktaları belli bir sosyolojik müştereklikten doğar. Yani toplumun kendi iç dinamiklerinden meydana gelir. Ünlü şair, mitolojinin de sosyolojik bir müştereklikten doğduğuna inanır. Temel kaynak olma hususunda mitoloji alışverişini kabul etmez, "Sanatta teknik alışverişiyle öz alışverişini birbirine karıştırmayalım" cümlesini kurar.

Cemal Süreya'nın Sevda Sözleri'nden duygu yüklü 30 alıntı

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN