Arama

20 romanla İstanbul'u okumak

İstanbul sonu henüz tamamlanmamış bir roman gibidir. Zira her köşesinden, her penceresinden, her tepesinden başka bir şehir görülür. Her roman ayrı bir sokağa, ayrı bir döneme, ayrı bir İstanbul'a kapı açar. Sizler için, seçtiğimiz bu 20 romanla edebiyatta kısa bir İstanbul turu derledik.

  • 1
  • 20
Suskunlar - İhsan Oktay Anar
Suskunlar -  İhsan Oktay Anar

Eflâtun rengi hayaller kuran bir "suskun"un sözleridir, bu roman. İşittiğini gören, gördüğünü dinleyen, dinlediğini sessizliğin büyüsüyle sırlayan ve tüm bunların görkemini hikâye eden bir adamın alçakgönüllü dünyasına misafir olacaksınız, satırlar akıp giderken. O ise, muzip bir tebessümle size eşlik edecek, sessizce... Sayfaları birer birer tüketirken, benzersiz erguvanî düşlerin "gerçekliği"nde semâ edeceksiniz ve bu düşlerden âdeta başınız dönecek. Hayat kadar gerçek, düş kadar inanılmaz bu dünyanın tüm kahramanlarının seslerini duyacak, nefeslerini hissedeceksiniz.

Çünkü Suskunlar, sessizliğin olduğu kadar, seslerin ve sözlerin, yani musikînin romanıdır. Sonsuzluğun derin sessizliğinin "nefesini üfleyen" ve ona "can veren" bir adamın hayallerinin ete kemiğe bürünmüş kahramanları, en az sizler kadar gerçektir; ya da siz, en az onlar kadar bir düş ürünü... Bağdasar, Kirkor, Dâvut, Kalın Musa, İbrahim Dede Efendi, Rafael, Tağut, Veysel Bey ve diğerleri... Onlar, sessizliğin evreninden İhsan Oktay Anar'ın düş dünyasına duhûl ederek suskunluklarını bozmuşlardır. Bir meczûp aşkı tattı, bir âşıksa aşkına şarkılar yazıp ruhunu maviyle bezedi; diğeri, kaybolduğu dünyada bir sesin peşine düşerek kendini buldu. Nevâ, belki de, herkesin âşık olduğu bir kadının pür hayâliydi.

Hayâlet avcısı, kendi ruhunu yakalamaya çalıştı. Zâhir ve Bâtın ise, zıtlıkların muhteşem birliğinde denge bulan iki ayrı gücün cisimleşmiş hâliydi. Suskunlar'ı okuduktan sonra aynaya bakmak, yansıyan aksinizde gerçeği görmek, gördüğünüzü işitmek ve duyduklarınızla sağırlaşıp susmak isteyeceksiniz. Sayfalar tükenip bittiğinde, kim bilir, belki de "suskunlar"dan biri olacaksınız…

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayınız…

  • 2
  • 20
İstanbul'dan Sayfalar - İlber Ortaylı
İstanbul'dan Sayfalar - İlber Ortaylı

Seyrine doyum olmayan bir İstanbul albümü… Asitane, Deraliyye, Dar-ül hilâfet'il aliyye, Dar'üssaadet, Dersaadet, İslambol gibi pek çok ismi vardır İstanbul'un… Sayfaları çevirmekle bitmeyen bir kitap, seyrine doyum olmayan bir resimdir İstanbul. Bu şehirde uygarlık tarihinin her anından, her bucağından kalıntılar, renkler vardır ve bugün de ilginç bir değişimin içindedir. Sultanahmet Meydanı, Beyazıt, Bâbıâli, Beyoğlu, Pera, Tarlabaşı, Balat, Eyüp, Kumkapı ve Taksim'den yola çıkan İstanbul'un sokaklarından meydanlarına, camilerinden mezarlıklarına, ulema semtlerinden eğlence mekânlarına, kütüphanelerinden meyhanelerine benzersiz bir İstanbul yolculuğu sizleri bekliyor. İlber Ortaylı; diliyle, tarihiyle, kültürüyle var olan eşsiz bir hazinenin, bir dünya başkentinin sayfalarını aralıyor.

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayınız…

  • 3
  • 20
İstanbula Hasret - Necip Fazıl Kısakürek
İstanbula Hasret - Necip Fazıl Kısakürek

Necip Fazıl'ın eser külliyatı içinde dağınık bir tarzda ve birçoğu henüz kitaplaşmamış "İstanbul"a dair yazıları, oğlu Mehmed Kısakürek tarafından derlenerek "İstanbula Hasret" başlığı altında kitaplaştırılmıştır.
Bu kitap, Necip Fazıl'ın tarihî, fikrî, mimarî, idarî, etik ve estetik boyutlarıyla İstanbul'a bakışı olduğu kadar, büyük bir asâlet familyasına sahip ve Saray etrafında teşekkül eden İstanbul aristokrasisine mensup bir aile ferdinin, yani Necip Fazıl'ın İstanbul sevdasına dairdir.

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayınız…

  • 4
  • 20
Ateş Etme İstanbul - Celil Oker
Ateş Etme İstanbul - Celil Oker

Bu şehir hepimize kaç kere ateş etti...

Uzun süredir herhangi bir vaka almadığı için artık paslanmakta olduğunu düşünen Dedektif Remzi Ünal'ın kapısı nihayet çalındığında, karşısında onun bütün "şartlarını" koşulsuz olarak kabul eden bir müşteri adayı vardır. Bu kişi, kayıp hemşire sevgilisini arayan genç doktor Kemal Arsan'dır. Bir hafta önce sırra kadem basan hemşire Begüm Kalyon ne telefonlara cevap vermektedir ne de onu bir gören olmuştur. Evinde ise in cin top oynamaktadır.

Araştırmalarına kayıp hemşirenin yakın çevresini sorgulayarak başlayan Remzi Ünal, onun bir şeylerden çok korktuğuna kanaat getirir ve samimi arkadaşlarından birinin evinde saklandığından şüphelenerek oraya gider. Karşısında sıradan bir kayıp vakasını planlı bir cinayet davasına dönüştüren alışılmadık bir manzara vardır: Kalbinden tek kurşunla vurularak öldürülmüş genç bir adamın cesedi. Gördüğü bu manzaradan daha da şaşırtıcı olan şey ise maktulün kimliğidir...

Polisiye edebiyatın usta kalemi Celil Oker, Ateş Etme İstanbul romanıyla okurları insan zekâsının sınırlarının test edildiği, sürprizlerle dolu bir maceraya sürüklerken, gerilim ile ince mizahın dâhice harmanlandığı mükemmel bir kurguyla meraklılarının elinden bırakamayacağı bir polisiye serüvene imza atarak gönülleri fethediyor.

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayınız…

  • 5
  • 20
İstanbul Kazan Ben Kepçe - Sermet Muhtar Alus
İstanbul Kazan Ben Kepçe - Sermet Muhtar Alus

İstanbul Kazan Ben Kepçe, sözlüklerdeki "İstanbullu", "İstanbul beyefendisi" maddelerinin karşılığı olarak kolaylıkla adı yazılabilecek Sermet Muhtar Alus'un 1938-1939 yılları arasında bir gazetenin aynı ana başlık altında yazdığı yazılardan oluşuyor.

Bu çok iyi planlanmış eserde, bundan bir asır önceki İstanbul'u; salt semtleri, eski eserleri, anıtlarıyla değil, bunlarla içli dışlı her şey, yaşayan bir kent ve payitaht, ricali, kibarı, uleması, esnafı, kalem efendisi, memuru, komiği, meyhanecisi, ayyaşı, kabadayısı, yosmaları... ile, mekânları ve tarihiyle bir film gibi izletiyor.

Yeşilköy'den Kartal'a, Sarayburnu'ndan Sarıyer'e, Beyoğlu'na kadar her semt, köy, hatta evler, konaklar, yalılar; kapı kapı, aile özellikleri ve ilişkileri de ihmal edilmeyerek aktaran ilginç bir şehir rehberi bu kitap.

Sermet Muhtar Alus, bugün artık hikâye ve romanlarda kalan bir şehrin ve o şehir hayatının sosyal ve gündelik yaşamının topoğrafyasını çıkarıyor. Hem tarihçi, hem tanık, hem de dedikoducu bir akraba tatlarını bir arada alacağınız yazılarında, bir noter kâtibi titizliğiyle dönemin İstanbul'unun kaydını tutuyor.

İstanbul'u, onu iyi bilen bir İstanbulludan dinlemenin keyfi, daima başka olmuştur…

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayınız…

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN