Fatih Sultan Mehmet'in Hafız-ı kütübü: Molla Lütfi
On beşinci yüzyılda yaşamış, Fatih Sultan Mehmet'in hem arkadaşı hem de hafız-ı kütübü idi. Sinan Paşa ve Ali Kuşçu'dan dersler aldı. Kendisine Mevlâna Lüfullah diye de hitap edilirdi. Sarışın olduğu için Sarı Lütfü adı ile de ünlüydü. Taşköprizâde'nin "eşi bulunmaz, üstün kişiliğe sahip rakipsiz bir âlim" dediği Molla Lütfi, medeni cesaretin en parlak örneğini veren ve sonunda bunu hayatı ile ödeyen bir âlimdi. Ömrü ilim kapısında hizmetle geçen bu vefakâr dimağ, her gün aynı tazelik ve enerji ile öğrencilik kimliği göstermekten geri kalmadı.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Prof. Dr. Abdülhak Adnan Adıvar, 1940 yılında Osmanlı Türklerinde İlim isimli çalışmasında Molla Lütfi'ye yer verip ondan bu şekilde söz etmiştir: "Daha Fatih zamanında hoş fakat laubali sözleriyle herkese sataşan bu genç bilgin – ki Sehi Bey tezkiresine göre- divane-renk kişi idi. Hafız-ı kütüplüğü sırasında hatta padişahla işi latifeye kadar vardırmıştı…" gibi yargılara vardırıp naklederken maalesef molla Lütfi'yi daha derin bir araştırma ile anlatmaktan uzak kalmıştır. Zira, bu bölümün sonunu yine aynı eserin aynı sayfasında şöyle bağlıyor:
"- İşte zamanın ulemasını acı acı eleştirmesi, herkesin hoşuna gitmeyen bu bilgin, sonunda her vakit olduğu gibi, bu huyunun cezasını ağır bir yolla çekmiştir."
Hâlbuki Molla Lütfi bir laubali değil, hatta Sehi Bey tezkiresinde nakledildiği gibi divane-renk kişi hiç değil, tam tersine bugün bile gıpta edilen Fatih devrindeki şekilciliğe, birtakım bakar körlüğe ve bidatlara çok zarif bir şekilde cevap veren, vermeye çalışan medeni cesareti yüksek bir şahsiyetti.
Onun hayatı baştan sonuna kadar Hızır Çelebi Bey oğlu Sinaneddin Yusuf ile yani Sinan Paşa ile paralel yönde gitti. Bunun böyle olmasında en büyük rolü yine kendisi oynamıştır. Zira Sinan Paşa (Hoca Paşa), Molla Lütfi'nin hocasıydı. Fatih Sultan Mehmet, Sinaneddin Yusuf'u 1466'da vezir yaptı ve bundan sonra da adına Hoca Paşa dendi. Çünkü Sinaneddin Yusuf, Fatih Sultan Mehmet'in matematik hocasıydı. Vezir olunca Hoca Sinan adına Paşa eklenmişti.
Sinan Paşa'nın "Kabiliyetlidir. Kütüphanenizi ona bırakınız." diye Fatih'e adını not ettirdiği Molla Lütfi, Ali Kuşçu'dan matematik dersi almıştı.
Molla Lütfi, önce Molla Hüsrev'den ders aldı. Zamanın Ebu Hanifesi kabul edilen Molla Hüsrev, Ayasofya'da Fatih tarafından ders vermek için görevlendirilen ilk hocaydı.
Molla Lütfi, İstanbul'un fethinden sonra Molla Hüsrev'in öğrencisi oldu. Sinan Paşa ile ilişkisi bundan daha öncesine dayanıyordu. Hatta dikkatli bakıldığında Molla Lütfi'nin ruh yapısı Sinan Paşa ile benzerlik gösterilir.
Molla Lütfi, kendine usta seçtiği Hoca Paşa'dan ayrı davranmıyordu. O da şüpheciydi. Ama bu hiçbir zaman körü körüne çekişmeden hoşlanmayan bir şüphecilikti. Karşısında kim olursa olsun saçmalığa asla tahammül edemiyordu. Yaşamını sadece ilimden alan Molla Lütfi, lafbazlık karşısında muhatabına göstermekten uzaktı.