Arama

Edip Cansever'in hayatındaki en önemli olay

Açık kumral saçlı, zayıf mı zayıf, kaburga kemikleri sayılabilen küçük bir çocuktu Edip. Babasının küçülmüş çoraplarını giymiş, ortaokulda dergide yayınlanan bir şiirinden sonra şair olmuştu. Dedesinden kalan Kapalıçarşı'daki antika dükkanında otuz yıl esnaflık yaptı. İşte o küçük dükkanda da şiirden kopmadı. Edip Cansever, Tanpınar'la nasıl tanıştı? Cansever'in edebiyata ilgisi ne zaman başladı? Hayatındaki en önemli olay neydi? Kimleri okurdu, kendisini hangi şairle özdeşleştirirdi? Şiirlerini nasıl yazardı? Can Yücel ve Turgut Uyar ile hangi oyunu oynardı? İşte, bilinmeyenleriyle, edebiyat dünyasındaki kural tanımaz esnaf şairimiz…

  • 1
  • 19
DOĞDUĞU TARİH KUR’AN’IN ARKASINA YAZILMIŞ
DOĞDUĞU TARİH KUR’AN’IN ARKASINA YAZILMIŞ

-Edip Cansever'in annesi ve babası-

"8/8/1928. Babam Kur'an'ın arkasına yazmış doğduğum tarihi. Sonra da nüfusa kaydettirmiş. Pek sevinmiş erkek olmama. Benden önce iki kız, benden sonra bir kız, böylece dört kardeş oluvermişiz. Doğduğum ev İstanbul'da, Beyazıt'ın arkalarında, Soğanağa dedikleri bir yer.

Annem küçükken göstermişti : "İşte sen bu evde doğdun!" Bir süre sonra –herhalde ben çok küçükken—Saraçhane başına taşınmışız. Şimdi Aksaray'a inen geniş asfalt caddenin tam üstünde bir ev. Bir küçük bahçe, bahçenin çevresi hep ev, bir kuyu, bir ayva ağacı, bir çardak."

  • 2
  • 19
BABASININ ÇORAPLARINI GİYERDİ
BABASININ ÇORAPLARINI GİYERDİ

-Edip Cansever'in kız kardeşleri-

"Çoraplarım babamın çoraplarının küçültülmüşü. Pantolonum yeniyken bile yamalanır, annemin "Süvari" dediği bu yama sayesinde uzun süre giymem sağlanırdı. Oyuncağım, bir sepete doldurulmuş tahta parçaları, tekerlekler, teller, bir sürü ıvır zıvır.

Annem sık döverdi, babamsa yılda bir iki kez. Tavan arasına kaçardım, merdivenlerden yorulur, yetişemezdi bazen annem. Bir keresinde yetişti, dama çıkacağımı anlayınca korktu ve vazgeçti. Umutsuzlar Parkı'nda yazmıştım bunu sanıyorum, ama hangi şiirdeydi, şimdi hatırlayamıyorum."

  • 3
  • 19
“ALI YAŞINI BİTİRMEDEN OKULA YAZILDIM”
“ALI YAŞINI BİTİRMEDEN OKULA YAZILDIM”

"Bir gün mektebe gideceksin, dediler. Annem götürdü, müdüre rica etti, altı yaşını bitirmeden 56. İlk Okula yazıldım. İlk gün, arka sırada, konuşuyorum diye bir tokat yedim öğretmenden, sanki evde yediklerim az geliyormuş gibi. Ertesi gün karyolanın altından çıkarıp gönderdiler okula. Yavaş yavaş alıştım bu işe, okula ısınamadım ama göğüslüğüm, beyaz yakam biraz hoşuma gitti.

Yedi sekiz yaşında Yavrutürk, daha sonraları Ateş Çocukları gibi dergiler almaya başladım. Yirmi Üç Nisanlar gelip geçti. Yerli Malı Haftaları akıp gitti böylece. Kafam da çok büyüktü gövdeme göre. Okulda "koca kafa Edip" diye kızdırırlardı. Bir de mektep dönüşü kavgaları… Kimseyi dövebildiğimi hatırlamıyorum."

  • 4
  • 19
EDİP CANSEVER’İN ANILARINDA FATİH SEMTİ
EDİP CANSEVER’İN ANILARINDA FATİH SEMTİ

"56. İlk Okul bitti. Babam Fatih'te on bin liraya bir apartman aldı. Üst katına yerleştik. Adam gibi masada yemek yemeye başladık. Yirmi kedisi olan Nigâr Hanım'ın (Tanpınar'ın kız kardeşi), kedileri yavrulayınca gönderdiği lohusa şerbetleri, arada bir gelen ölü helvaları, çok iyi komşumuz olan –ayrıca çok iyi iki insan– Gülsüm Hanım ile Rıza Bey gerilerde kaldı. Cami avlularında kiraladığım bisikletler de geride kaldı. Cambazlar gene vardı ama. Fatih İtfaiyesinin bahçesindeki gösteriler de. O güzelim itfaiye müzesi de, sanki donuk donuk balmumu kokan.

Akşamüstü caddeler sulanır, Fatih'e giden tramvaylara atlardık. Çok hoştu. Ama cambazları hiçbirine değişemem. Bir meydana yerleşirler, bir hafta gösteri yaparlar, son gün telin üstünde kurban kesme numarasına girişirler, aşağıdan "kesme, kesme!" sesleri gelir, güya hatır için vazgeçerlerdi. Ah o meyvalı gazoz kokuları! Kokusu hâlâ burnumda. Bir de kapıcı İsmail Efendi'nin süslü dondurma arabası. Ya çeşit çeşit gazoz kapakları! Kıl testere ile kesip boyadığım kontrplaktan yapılmış yedi cüceler, pinokyolar, mikiler, vb."

  • 5
  • 19
ORTAOKULDA ŞAİR OLDU
ORTAOKULDA ŞAİR OLDU

"Ortaokuldayım. Tanpınar'ın kardeşi Kenan Bey velim. İkinci sınıftayım yani, Kumkapı Orta Okulu'nda. Birinci sınıfı Gelenbevi Orta Okulu'nda okudum, Fatih camisinin arkalarında. Anılarım çok silik. Tarzan kartlarıyla "alt mı üst mü" oynamak, üstünde hayvan resimleri bulunan kabartmalar alıp satmak, başka? Başka bir şey yok. İkinci sınıfta ilk şiirimi yazdım. Bir çocuk dergisine yolladım ve çıktı. Artık şairdim. Hayat ansiklopedilerini toplayıp ciltlettim."

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN