Bin yıl önce Orta Asya’da yaşayan evrensel deha: Bîrûnî
Tükenmek bilmeyen araştırma gayreti, taviz vermez objektiflik endişesi ve samimi dinî duyguları ile; astronomi, matematik, fizik, tıp, coğrafya, tarih ve dinler tarihi alanlarında önemli eserler veren, bilim ve matematiğin temel taşı El-Bîrûnî, tüm eserlerini bilginler için yazdı. Yunan ve Hint tıbbını inceledi, Sultan Mesud'un gözünü tedavi etti. Otların hangisinin, hangi derde deva olduğunu çok iyi bilirdi. Kendisinden çok sonra gelen Newton, Toricelli, Copernicus, Galileo gibi bilim insanlarına ilham kaynağı oldu. Hatta The UNESCO Courier dergisi, 1974 yılında çıkardığı sayıyı ona ayırdı ve "Binlerce yıl önce, Orta Asya'da yaşamış evrensel deha" olarak onu dünyaya tanıttı.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Astrolojiye karşı sergilediği tutum da Bîrûnî'nin ilmî kişiliği hakkında yeterli fikir vermektedir. Özellikle Kitâbü't-Tefhîm adlı eseri onun astrolojinin teknik yönü hususunda tam bir uzman olduğunun delilidir. Ancak Bîrûnî'nin Hermetik geleneğe bağlı simyanın (el-kîmiyâ) yanı sıra astrolojiye de bir tür sahte bilim gözüyle baktığı anlaşılmaktadır. Tıpkı Fârâbî ve İbn Sînâ gibi o da göklerin arz üzerinde fizikî tesirler oluşturduğu fikrini kabul etmiştir; ancak gökleri bir kader haritası gibi incelemek ona pek inandırıcı gelmemiştir. Âlem ve onun parçalarını tam bir organik bütünlük içinde görme imkânı verdiği için bazı müslüman astronomlara ilgi çekici gelen astroloji, belki Bîrûnî'yi yalnızca bu perspektifi bakımından ilgilendirmiştir.
"Nihâyâtü'l-Emâkin" ( Mekânların Sonları) adlı yapıtı, coğrafyadan, jeoloji ve jeodeziye kadar bir dizi konudaki yazılarını içerir. Sultan Mesut'a sunduğu "el-Kanunü'l-Mesudi", Bîrûnî'nin astronomi alanındaki en önemli yapıtıdır. Bilim tarihçilerine göre o, Kopernik'le başlayan çağdaş astronominin temellerini atmıştır.
Kitab el-Tafhim'den Ay'ın farklı evrelerinin Al-Biruni tarafından çizimi
Bîrûnî'nin ilmî kişiliğinin Aristo tenkitlerinde kendini gösteren ikinci yönü İslâm inançlarına sıkı sıkıya bağlılığıdır. Kendisi İslâm'a aykırı olduğuna inandığı her fikre şiddetle karşı çıkmıştır; meselâ âlemin ezeliyeti fikrine karşı çıkışı daha çok bu yüzdendir. İbn Sînâ'ya göre âlemin başlangıçsız olduğu şeklindeki Aristocu görüş, âlemin bir fâili bulunmadığı veya varsa bile aktiviteden uzak olduğu (ta'tîl) şeklinde yorumlanmamalı, aksine hem bu fâilin var olduğu hem de faaliyetinin kesintiye uğrayamayacağı şeklinde anlaşılmalıdır. Ancak Bîrûnî bu düzeltme ile yetinmeyerek âlemin bir başlangıcı olduğu inancında ısrar eder. Tıbbî birikimine hayran olduğu ve kendisi gibi Aristoculuk aleyhtarı olan Ebû Bekir er-Râzî'yi, Maniheizm'in etkisiyle dinî akîdelere ters düşen fikirler ileri sürdüğü gerekçesiyle eleştirmekten geri durmaması da aynı sebeptendir.
Sahip olduğu ilmî araştırma ruhu yanında dinî inançlara samimi bağlılığı, onun düşüncesinde ilim ve dinin dengeli bir uyumunu gerçekleştirmiştir. Çok çeşitli dinler ve felsefelerle mukayeseli olarak uğraşmasına, Grek, İran ve Hint kültürlerinin belli başlı klasiklerini derinden incelemiş olmasına ve çeşitli pozitif bilim dallarında çağının standartlarının çok üstünde bir bilgi seviyesine ulaşmış bulunmasına rağmen bu sayede daima samimi bir müslüman olarak kalmıştır.
El- Bîrûnî'nin en önemli ilk kitabı 21 üniteden oluşan El-Asar'il-Bakiye an'il-Kuruni'I Haliye idi. Kitabında, zaman Bîrûnî tarafından Dünya'nın çapı ve çevresini ölçme için önerilen ve kullanılan diagram kavramını matematik, astronomi, coğrafya, geometri ve diğer bilim dallarını kullanarak inceledi. Gün ve gecenin nasıl oluştuğunu ve günlerin değişen uzunluklarını, dünyanın şekli ve güneş etrafındaki hareketine neden göstererek açıkladı. Hindistan'ın erken ortaçağ bilimlerini betimleyerek, matematik, astronomi ve astroloji'nin temellerini anlattı. Dünya tarihinde ilk kez abdominal doğum'un (sezaryen) nasıl yapılacağını El- Bîrûnî gösterdi. Bunun gösterimine yine bu kitabında yer verdi.
El-Kanunü'l-Mesudi kitabı ile ayrıntılı bir matematiksel coğrafya eseri yazdı. İstihrâc el-Evtâr fî Dâire isimli kitabında Orta Asya'nın topoğrafyasını belirledi. Kitabü'I Cemahirfi Ma'rifeti Cevahir'de 50'nin üzerinde mineral, maden, metal, alaşım, porselen gibi maddeler hakkında detaylı bilgi verdi. Kitabında, her bir maddenin, maddeleri birbirinden ayırt etmeye yarayan özgül ağırlıklarını gösterdi. Ömrü boyunca incelediği bitkileri Kitâbü's-Saydele isimli kitabında listeledi ve doğal ilaçların hangi hastalıklara iyi geldiğini kapsamlı bir şekilde anlattı.
Bîrûnî, astronomi ve coğrafya ölçümleri için birçok alet geliştirdi. Ne yazık ki geliştirdiği ölçme aletlerinin birçoğu zaman içerisinde kayboldu. Bîrûnî'nin geliştirdiği piknometre [elementlerin yoğunluğunu ölçen konik şeklinde bir alet], mekanik usturlap [güneş, ay ve yıldızların konumunu belirlemek için kullanılan ölçme aracı] ve bazı harita projeksiyonları [yeryüzünün iki boyutlu düzlemde göstermek için kullanılan model] günümüze kadar ulaşan ölçme araçları oldu.