Arama

Arapça öğretimine katkı sağlayan Osmanlı alimi: Birgivi

İmam Birgivi, 16'ıncı asırda dengine az rastlanır bir Osmanlı alimiydi. İslam ilmine büyük katkılar sağlamış; yazdığı eserlerle Arapçanın, Arap olmayan Müslüman milletler tarafından öğrenilebilmesi için büyük gayret sarf etmişti. Yaşadığı dönemin sosyal yaşantısını da yakından takip eden Birgivi, bidatların karşısında durmuş son derece dürüst ve tavizsiz bir ilim insanıydı. Öyle ki, asırlar sonra dahi "Ahlakçılarımız içinde Birgivi derecesinde mümtaz bir simaya nadir tesadüf olunur" sözleriyle anılacaktı...

  • 1
  • 14
İMAM BİRGİVİ KİMDİR?
İMAM BİRGİVİ KİMDİR?

Birgili olarak da bilinen Birgivî, 27 Mart 1523 tarihinde Balıkesir'de doğdu. Asıl adı Takıyyüddin Mehmed'di. Âlim ve faziletli bir kişi olan babası Pîr Ali, Balıkesir'de müderristi.

İlk tahsilini babasının yanında yapan Birgivî, babasından Arapça, mantık ve diğer bazı ilimleri okudu. Bunların yanında Kur'an'ı da ezberledi. Daha sonra İstanbul'a giderek Mahmutpaşa mahallesinde Küçük Şemseddin Efendi'den ders aldı.

  • 2
  • 14
İCAZET ALARAK MÜDERRİSLİK PAYESİNİ ELDE ETTİ
İCAZET ALARAK MÜDERRİSLİK PAYESİNİ ELDE ETTİ

Ardından Haseki Medresesi'ne girdi; dönemin tanınmış âlimlerinden Ahîzâde Mehmed Efendi'nin ve daha sonra Rumeli kadıaskeri olan, Kızıl Molla lakabıyla tanınmış Abdurrahman Efendi'nin öğrencisi oldu. İcâzet alarak müderrislik pâyesini elde etti. Abdurrahman Efendi'nin yanına mülâzım olup ihtisasını tamamladı. Bir süre bazı medreselerde müderrislik yaptı.

Kanûnî döneminde hocası Abdurrahman Efendi'nin aracılığıyla Edirne kassâm-ı askerîsi olan Birgivî, bu görevi süresince ders okutmaya devam etti. Bu arada camilerde vaaz veriyor, halkı Kur'an ve Sünnet'e uymaya davet ediyordu.

  • 3
  • 14
BİDATLARIN VE RÜŞVETİN KARŞISINDA DURDU
BİDATLARIN VE RÜŞVETİN KARŞISINDA DURDU

Kabirler üzerine türbe yapılması, buralarda mum yakılması, ücret karşılığında Kur'an okunması gibi bidatlara ve ayrıca bâtıl itikadlara karşı mücadele etti. Kadılar arasında rüşvetin yaygınlaşması, zengin çocuklarına ücretle ilmî pâyeler verilmesi gibi meşrû olmayan uygulamaların da karşısında durdu.

Para vakfetmenin câiz olmadığını savunan Birgivî, İmam Züfer'in görüşüne ve örfe dayanarak bu tür vakıfların cevazına fetva veren Şeyhülislâm Ebussuûd Efendi'ye ve onunla aynı görüşü paylaşan Kadı Bilâlzâde'ye reddiye olarak risâleler yazdı.

  • 4
  • 14
EBUSSUÛD, BİRGİVÎ'Yİ NEDEN UYARDI?
EBUSSUÛD, BİRGİVÎ'Yİ NEDEN UYARDI?

Ebussuûd, daha önceki Osmanlı ulemâsı arasında da tartışılan, hatta İmâm-ı Âzam'ın öğrencilerinin de farklı görüşler ileri sürdükleri bu konularda, halk arasında fitneye yol açmaması hususunda Birgivî'ye nasihatte bulunduğu söylenir.

Ebussuûd'un, kendi fetvasına gerekçe olarak da hayır işlerinin kesilmesi endişesini dile getirdiği rivayet edilir.

  • 5
  • 14
'BİRGİVÎ' İSMİYLE TANINDI
'BİRGİVÎ' İSMİYLE TANINDI

Halkın bidatları terk etmesinden ümidini kesen Birgivî, İstanbul'a gidip Bayramiyye tarikatı şeyhi Abdullah Karamânî'ye intisap ederek inzivaya çekildi.

Edirne'de kassâm-ı askerî iken aldığı paraları defter kayıtlarına göre geri vererek hak sahiplerinden helâllik aldı. Ancak müridinin ders ve irşad faaliyetleri için geri dönmesini isteyen Abdullah Karamânî'nin de tavsiyesi üzerine, Sultan II. Selim'in hocası Birgili Atâullah Efendi'nin Birgi'de yaptırdığı medreseye "müderris" tayin edildi.

İlmî ehliyetiyle kısa zamanda meşhur olan Birgivî'den ders almak isteyen pek çok talebe, ülkenin her tarafından buraya akın etmeye başladı. Ömrünün geri kalan kısmını Birgi'de tedris, irşad ve telif faaliyetleriyle geçirmiş olması sebebiyle de "Birgivî" ismiyle şöhret buldu.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN