Arama

Prof. Dr. Sefa Saygılı
Mayıs 13, 2022
Nimeti şükrederek ve tadına vararak yemek

Yemek yemenin hayatımızda daha fazla mutluluk duyma ve kendimizin tatmin olma yolunda büyük bir rolü olabilir. Bu yüzden Rabbimizin bizlere verdiği nimetlerin tadına vararak takdir etmemiz ve şükran hisleriyle dolmamız yaşamda mutlu olmamızda önemli yeri vardır.

Bu yüzden pozitif psikolojide sadece mutlu olmak için değil hayattan daha çok zevk almak, haz duymak ve yaşamı dolu yaşamak için de bize verilen nimetlerin farkına varmak önemli görülmüştür.

Yiyecek ve içeceklerin tadına varma süreci bir çeşit takdir etmedir; yeme ve içmede tadına varma tekniğini uygulamak için çok güzel yollardır.

İnsanlar genelde yerken ve içerken çok meşgul ve hareket halinde olurlar ve ele geçen atıştırmalıkları yürürken, TV seyrederken veya başka bir meşguliyet esnasında yerler.

Böyle bir telaş içinde olmadan tadını çıkararak yemeyi arzu ederiz ama nasıl yavaşlayabileceğimiz konusuna nedense çok az kafa yorarız. Ama erken emeklilik veya ücret zammı gibi hususlarla fazla meşgul oluruz, rüyalarını hep görürüz!

Şimdi bir nimeti nasıl tadını çıkararak yememiz gerektiğine dair egzersizden söz edelim. Dut ve böğürtlen gibi yaz meyveleri ile veya çikolata ile bu aktivite çok iyi yapılır, ama yine de istediğimiz başka bir lezzeti de seçebiliriz. Temel prensip bu nimeti yiyebildiğimiz kadar yavaş yemektir. Bu sırada yaşadığımız olumlu deneyimi uzatmak için tüm duyularımızı kullanmalıyız ve yemekten maksimum zevk almalıyız. Şimdi başlayalım:

*5 dakika hiç rahatsız edilmeyeceğiniz bir yerde oturalım.

*Besmele çekelim yani nimeti bize veren Allah'ın adıyla başlayalım ve Rabbimize verdiği nimetlerden dolayı şükredelim. Sonra da o nimetin elimize gelene kadar katkıda bulunanlara (üreticiden manava kadar) içimizden teşekkür edelim.

*Diyelim meyve yemek istiyoruz, aç karnına yiyelim. Böylece yediğimiz meyve daha hızlı ve daha iyi sindirilecek, bedenimiz yararlı yönlerini tümüyle absorbe edecektir.

*Öncelikle yavaşlayalım! Meyveyi elimize alalım ve onu takdir edelim: Özgün ve estetik renklerine dikkat edelim, şekline ve kokusuna dikkat kesilelim.

*Yüzeyindeki küçük pürçüklere bakalım ve varsa yeşil sapını inceleyelim. Tüm duyularımızla (görünüşü, rengi, yumuşak veya sert oluşu, varsa pürtükleri, kokusu gibi) ona odaklanalım.

*Diyelim günümüzün yaz meyvesi çilek yemek istedik. Öncelikle nasıl kokuyor? Kokusu güçlü mü, belli belirsiz mi, tatlı mı, acı mı? Gözlerimizi kapayalım ve kokusuna içimize çekelim. Bu bize hangi hoş anıları hatırlattı? Belki de tembellik ettiğimiz yaz tatili günlerini veya çocukluktaki uzun tatilleri. Bu anılara takılalım. Beklentimizden zevk alalım!

*Küçük bir parça ısıralım ve ağzımızda yayılan meyvenin dokusuna dikkat edelim ve ağzımızı sulandıran nefis tadını hissetmeye özen gösterelim. Mümkün olduğu kadar yavaş çiğneyelim, salgılanan çeşitli lezzetlere dikkat edelim ve tüm lezzetin dilimizde yayılmasına izin verelim. Her yönüyle nimetin zevkini çıkaralım.

*Sonunda yutalım ve başka bir hoş duygu yaşayıp yaşamadığımıza dikkat edelim.

*Aynı aktiviteyi tekrarlayalım, ancak bu sefer daha da yavaş hareket edelim!

*Daha sonra meyvenin sağlımıza verdiği sayısız yararları düşünelim, kendimizi daha zinde ve enerjik hissedelim.

Şimdi kendimizi nasıl hissettik? Sıradan, acele ile veya başka meşguliyetteyken yememize nazaran ne fark vardı? Muhtemelen tadına vararak yeme deneyimimiz daha önceki olağan yeme şekline hiç benzemiyordur.

Tadına vararak yemek dikkati odaklamaya benzerdir ama daha dar bir kavramdır. Yiyeceğin tadına varırken, bilinçli olarak hoş duyumsamalara odaklanıyoruz, öte yandan dikkatimizi konsantre ederek yerken dış ve iç uyaranların tamamına açık ve bunların farkında oluyoruz.

Başka çeldiricilerden uzak kalırsak yemeğin tadına varmak daha kolay olur. Bu nedenle araba kullanırken, TV seyrederken, radyo dinlerken, sohbet ederken veya okurken yemeyelim. Yalnızca yiyeceğin kendisine odaklanalım ve gözlerimizi kapatalım. Yiyeceğin tadına vardığımızda daha uzun süreli olduğuna ve daha fazla hoşumuza gittiğine dikkat edelim.

Prof. Dr. Sefa Saygılı

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2022 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN