Mustafa Özcan
8.08.2025
Mustafa Özcan
Dünyanın değişen mizacı
Tüm Yazıları

Dünyanın değişen mizacı

Bütün işaretler İsrail'in ikinci büyüklenme/uluv devresinin kapanmakta olduğunu gösteriyor. Bu devre aşılıyor. Başkalarına reva gördükleri, yaptıkları geri dönüp kendilerini de vuruyor. Etme bulma dünyası. Söz gelimi İsrail ile Türkiye'ye karşı stratejik ortaklık kurma peşinde olan Yunanlılar kendi tabanlarının İsrail'e karşı olduğuna şahit oluyorlar. Oldum olası Yunanlılar kendilerini Filistin davasına yakın hissetmişlerdir. Yahudilere karşı da mesafeli bir tutum takınıyorlar. Mesela Giritliler ve kimi ada halkları Yahudi turist istemiyor. İspanya ile Fransa arasında kimi Yahudi turistler de yolcu uçağından yaka paça karga tulumba geri indiriliyor. Bir dönem önce bunların olması hayal bile edilemezdi. Geçmişteki karşılaştıkları imtiyazlı kabullerin ve davranışların yerini şimdi nobran davranışlar alıyor. Elbette bunun Gazze'de olan bitenle yakından alakası var. Olaylardan yansımalar da bunu gösteriyor. Şimdi neredeyse bütün kapılar birer ikişer İsrail'in yüzüne kapanıyor. Hiç beklemedikleri bir şeydi. Halbuki İsrail'in kurulması ve İkinci Dünya Savaşının ardından her yerde itibarları vardı ve dokunulmazlık zırhına bürünmüşlerdi. Şimdi çıktıkları fildişi kulesinden iniyorlar.

Hangi tarihi süreçte olduğumuzu en iyi anlatan örneklerden birisi Atina Belediye Başkanı Haris Doukas'ın İsrail karşısındaki tutumu ve tepkisidir. İsrail'in Atina Büyükelçisi Noam Katz Atina ve sair Yunan beldelerinde Yahudileri hedef alan grafiti çizimlerine müdahale edilmemesinden yakınmıştı. Bunu anti semitik eğilimlere bağlamıştı. Ayrıca Yahudi turistlerin duygularını rencide ettiğini de sözlerine eklemişti. Bunun üzerine cevap mahiyetinde Atina Belediye Başkanı Haris Doukas şunları söyleyecektir: "Sivilleri öldüren kimselerden demokrasi dersi alacak halimiz yok..." Büyükelçi Katz, Kathimerini gazetesine verdiği demeçte, Atina'da artan "antisemitik duvar yazılarının" şehir yönetimi tarafından yeterince temizlenmediğini öne sürerek, bu durumun İsrailli turistleri "rahatsız ettiğini" söyledi. Katz, Belediye Başkanı Doukas'ı, "Yahudi karşıtı grafiti yapan örgütlü azınlıklara karşı etkisiz kalmakla" suçladı. Bu açıklamalar bardağı taşırdı ve Doukas'tan cevap gelmekte gecikmedi. PASOK Partili belediye başkanı, X hesabından yaptığı açıklamada, "Şiddete ve ırkçılığa karşı net tutumumuzu defalarca ortaya koyduk. Sivilleri öldürenlerden demokrasi dersi almayız" ifadelerini kullandı.

Doukas ayrıca, "Atina, demokratik bir ülkenin başkentidir, ziyaretçilerine saygı gösterir ve vatandaşlarının ifade özgürlüğünü destekler" dedi. Belediye başkanı ayrıca "Büyükelçinin, Gazze'de eşi görülmemiş bir soykırım yaşanırken, (silinmiş olan) grafitiye odaklanması iğrenç" ifadelerini kullandı.

Radikal Sol Koalisyon (SYRIZA) Basın Sözcüsü ve Atina Belediye Meclis Üyesi Kostas Zahariadis, sosyal medya hesabı X'ten Katz'a tepki göstererek, "İsrail Büyükelçisi, bütün sınırları aştı. Atina ve Yunanistan, tüm barış yanlısı insanlar için misafirperver bir ülkedir. İsrail hükumetinin Gazze'de uyguladığı politikaları protesto eden vatandaşlarımızla gurur duyuyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Bu tepkiler bizi 11 Eylül öncesi ve sonrasında yaşanan zıt yaklaşımlara götürüyor.

Bir dönem New York belediyesinin başında Rudy Giuliani adında azılı bir Arap ve Müslüman düşmanı vardır. Her fırsatta Arapları terslemektedir. Onlara şamar oğlanı gibi muamele etmektedir. 23 Ekim 1995 tarihinde Lincoln Merkezi Salonundan Arafat ve arkadaşlarını sadece Filistinli ve Arap olmaları nedeniyle terslemiş ve kovmuştur. Kendisi ise İtalyan kökenli olmakla birlikte Yahudi aşığı ve lobisinin güçlü adamları arasındadır. 11 Eylül vakasından sonra da Suudi iş adamı Velit Bin Tellal Rudy Giuliani'ye belediye hizmetlerinde kullanılmak üzere 11 milyon dolarlık bir bağış yapmış ve çek uzatmıştır. Ama Rudy Giuliani ırkçılık damarı ve İslam düşmanlığı dürtüsüyle bu çeki reddetmiş ve suratına fırlatmıştır. Halbuki zengin iş adamı Velit Bin Tellal'in, hayat tarzı itibarıyla Rudy Giuliani'den pek de farkı yoktur.

11 Eylül'den sonra Gazze'de devran dönüyor. Kimilerine göre 7 Ekim Aksa Tufanı eylemi dünyayı değiştirmekte 11 Eylül ikliminden daha etkili olmuştur. Bu süreçte dünyanın mizacı değişti. Nişanesi olarak bugün Giuliani'nin yerinde Haris Doukas'ı görüyoruz. İsrail elçisine ağzının payını veriyor. Bundan böyle İsrail hem suçlu hem de güçlü olamayacak. Yüksek perdeden konuşamayacaktır.

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZAR ARŞİVİ

Mustafa Özcan

Mustafa Özcan Diğer Yazıları