Arama

Telefon tutulması

Başlığa bakıp bu da ne demek der gibi baktığınızı hissediyorum. Biraz kızgın biraz da şaşkın bir halde telefon ay mı ki tutulsun veya telefon tutulmaz da ne yapılır sanki dediğinizi işitir gibi oluyorum. Ama ben tutulma derken onları kastetmiyorum ki. Neyi mi kastediyorum, izin verirseniz ben açıklamaya çalışayım. Siz de sabrınız, zamanınız ve fakirinize tahammül gücünüz varsa okursunuz.

Bir gezi kitabında yazarın yol tutulmasından bahsettiğini okumuştum seneler evvel. Kitabın adını unuttum ama bu kavramı unutmadım. Ne kadar hoşuma gittiyse demek.

Yazar yolculuğa çıkanların yakalandığı hastalıklardan bahsederken kullanır bu deyimi. Yolda bir şeylerin tutması üzerine istifrağ etmekten değil burada tutulma ile kastedilen. Mesela araba kullanıyorsunuz, susadınız veya acıktınız. En yakın yerde durmak gerekir değil mi? Hayır, işte şurayı da geçeyim dururum, buraya varayım yerim, oraya gidince içerim derken susuz ve aç bir şekilde saatlerce gitmeye yolun yolcuyu tutması anlamında yol tutulması deniliyormuş. Ben bunu çok yaparım ve hanım da bu durumdan hep şikâyet ederdi. Yol tutulması tabirini okuyuncaya kadar içine düştüğüm durumun farkında bile değildim. Öğrendikten sonra yaptığımın farkına vardım ve şimdi artık ihtiyacımız olduğunda en yakın yerde duruyorum. Yolun beni tutmasına izin vermiyorum.

Tam yolun tutmasından kurtuldum derken bu sefer başka bir şeye tutulmaya başladım ve ben de bu rahatsızlığa bir isim koydum: . Buna ekran tutulması da diyebiliriz. Hiçbir işimiz olmadığı halde defalarca baktığımız sayfalara tekrar tekrar bakma, sanki az sonra bir haber gelecekmiş gibi telefonu elimizden düşürmeme veya bilgisayarın başından kalkamama artık psikologlar tarafından da normal olarak karşılanmıyor. Onlar telefon ve ekran bağımlılığı diyorlar. bağımlılığı gibi bir şey. Doğrudan psikolojik bir rahatsızlığı çağrıştırdığı için kendim için de başkaları için de o kelimeyi kullanmaktan hem çekinirdim hem de sakınırdım. Ama telefon tutulması öyle değil. Rahatsızlık veren bir tarafı olmadığı için kendim için de başkaları için de rahatça kullanırım.

İşin bir başka boyutu daha var. Yakınlarımızla yakınken bile uydular üzerinden haberleşmeye başlamak, oturma odasından mutfağa whatsapp ile haber göndermek veya topluca yenilen bir iş veya aile yemeğinde telefonu elden düşürmemek gibi. Peki ne yapacağız bu durumda? Telefona tutulmaktan nasıl kurtulacağız?

Bir şeyden kurtulmanın birinci merhalesi farkına varmak. Benim yol tutulmasının farkına varmam gibi. Bir kere farkına vardık mı gerisi daha kolay halloluyor. Ben gereksiz ve boş yere bilgisayara baktığımı fark eder etmez kapatıyorum hemen. Telefon elimdeyse bırakıyorum bir yere. İlk yaptığımızda dünyanın yıkılmayacağını ve ölmeyeceğimizi fark ediyoruz. Sonra zincirlerden kurtulmanın vermiş olduğu rahatlığı ve özgürlüğün tadını almaya başlıyoruz. Ve üçüncü aşama: İhtiyacımız olduğu zaman telefonu tutuyoruz artık.

Tavsiye ederim, çok mutlu olacaksınız ve bana da teşekkür edeceksiniz. 'nın dilinden söyleyecek olursak göklerin damlarına çıktıktan sonra artık merdiven aramayacaksınız. Sevdiklerinizi huzurunda oturduktan sonra mektup ve elçi araştırmak çirkin bir şey.

Mevlana demişken Mesnevi'den bir hikaye ile bitireyim sözlerimi. Mektubu telefonda çekilen mesaj olarak okuyun lütfen.

Sevgili âşıklarından birisini huzuruna çağırdı. Âşık aşk mektubunu çıkarıp sevgilisinin huzurunda okumaya başladı. Mektupta beyitler, övüşler, ihtiyaç ve âciz yoksulluk… birçok lâflar vardı. Mâşuk dedi ki:

-Eğer bu okuma, benim içinse vuslat zamanı ömür zayi etmektir bu! Ben yanımdayım, sen mektup okuyorsun. Bu âşıklık alâmeti değil ki!"

Sevdiklerimizin ve arkadaşlarımızın yanında telefona tutulmak da dostluk ve arkadaşlık alameti değil vesselam.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN