Arama

Şikago Fuarı’nda kurulan 'Türk Köyü'nde Osmanlı imzası

Ecdadın dünyada gerçekleşen modern gelişmelere kayıtsız kalmayışı 19'uncu asrın ortalarından itibaren kendini fark ettirmeye başlamıştı. Osmanlı, uluslararası nitelikte düzenlenen ilk fuar olan 1851 Londra Sergisi'nden itibaren Avrupa ve Amerika'da düzenlenen büyük fuarlara ilgi gösterdi ve çoğuna geniş ya da sınırlı bir şekilde iştirak etmeye gayret etti. Öyle ki Osmanlılar, 1893 Şikago Fuarı'nda kurduğu Türk Köyü ve İstanbul Sokağı motifleriyle ziyarete gelenlere Anadolu'dan kültürel bir görüntü sunmuştu.

Günümüzde sıkça kullanılan "küreselleşme" kavramı ile ifade edilen olgunun geçmişi araştırılmak istenirse, şüphesiz ilk bakılacak konulardan biri 19'uncu yüzyılın ortalarından itibaren düzenlenen uluslararası dünya fuarları olurdu. Çünkü küresel ölçekte düzenlenen bu fuarlara kadar birbirlerini sadece savaş alanları, ticari ve diplomatik ilişkiler veya seyyahların gezi notlarıyla sınırlı olarak tanıyan dünya halkları, bu fuarlarla birlikte artık birbirlerinin kültürlerini, fiziki-antropolojik özelliklerini ve gelişmişlik düzeylerini kitlesel olarak yakından izleme imkânına kavuşmuş oluyorlardı.

Londra'da 1851 ve 1862'de; New York'ta 1853'te; 1855'te de Paris'te düzenlenen fuarlar dünya çapında büyük ilgi gördü. Osmanlılar da bu sergilere ilgisiz kalmadı. Sultan Abdülaziz, 1867 senesinde düzenlenen Paris'teki fuara iştirak etti. Avrupa'daki bu beynelmilel fuar faaliyetlerinden geri kalmayan Osmanlılar, 1863 ve 1894'te İstanbul'da uluslararası bir fuar organize etti. Ancak 1894'teki fuar, İstanbul'da yaşanan depremin can ve mal kayıplarından dolayı gerçekleşemedi.

  • 3
  • 17
1893 ŞİKAGO DÜNYA FUARI VE FUARDA TÜRK KÖYÜ
1893 ŞİKAGO DÜNYA FUARI VE FUARDA TÜRK KÖYÜ

19'uncu yüzyılda düzenlenen dünya fuarlarını, bir anlamda sanayi devrimi ile kapitalizmin bütün ihtişamını gözler önüne seren olaylar ve sanayi devrimini gerçekleştirmiş ya da bu gelişmeye ayak uydurmuş Batılı ülkelerin gövde gösterileri olarak nitelendirmek mümkün.

1893 senesinde Amerika'da tertip edilen 19'uncu asrın en büyük, en yüksek katılımcı ve ziyaretçisi olan fuar, 1492'de Christopher Columbus'un Amerika kıtasını keşfinin dört yüzüncü yıl dönümünü kutlamak için Şikago'da gerçekleşti. Fuar alanı Michigan gölü kıyısındaki Jackson Park adlı bir bataklık alandı. Buradaki bataklığın kurutulması ile elde edilen geniş alan üzerinde neoklasik üslupta inşa edilmiş tamamı beyaz binalardan oluşan yeni bir kent kuruldu.

"The White City" olarak adlandırılan bu şehirde yer alan Ziraat, Elektrik, Bahçıvanlık, Balıkçılık, Makine, Mamulat, Güzel Sanatlar, Madencilik, Ulaştırma ve Kadınlar binalarının her biri ayrı mimarlar tarafından özenle tasarlandı. Ayrıca, Jackson Park'ta fuara katılan yabancı ülkeler de özgün mimarilerini yansıtan resmi temsilcilik binalarını inşa ettiler. Bu misafirlerin kültürel varlıklarını ve ürünlerini sergiledikleri köyler ise Jackson Park'ın bitişiğinde Midway Pleasance denilen caddenin üzerinde inşa edilmişti.

Dönemin yazarlarından Danton Snider'a göre Midway'ın düzenlenişi insanlığın kademeli bir ölçeği gibiydi. Alman ve İrlanda köyleri tarafından temsil edilen Töton ve Kelt ırkları Beyaz Şehr'in hemen yanına yerleştirildiler. Bunları sırasıyla İslam dünyası, Batı ve Doğu Asya takip ediyordu. En uzak uçta ise vahşi ırklar, Afrika'nın Dahomey kabileleri ile Kuzey Amerika'nın yerlileri yer alıyordu.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN