Arama

Osmanlı'nın bestekâr kadınları

Osmanlı müzik kültürünün asıl öğelerinden ve temel kaynaklarından biri de kadınlardır. Kadınların müzik uygulamaları kent-saray muhitinde farklı, yerel-taşra muhitinde farklı karakterlerde karşımıza çıkar. Peki, Türk musiki hayatı ve tarihinde Osmanlı'da besteleriyle ünlenen ilk Müslüman kadın bestecimizi ya da Osmanlı döneminde marş besteleyen kadın bestecimizi kaç kişi biliyor? Sizler için Osmanlı saray ve şehir hayatı içinde görsel ve yazılı belgelerle tespit edilmiş kadın bestekârlarımızı derledik.

REFTAR KALFA

Osmanlı İmparatorluğu'nun bilinen ilk Müslüman kadın bestecisidir. 1700 yılında öldüğü tahmin edilen Reftar Kalfa'nın doğum tarihi bilinmiyor. Reftar Kalfa, hakkında çok az bilgi sahibi olmamıza rağmen, gene de müzik tarihi ile ilgili araştırmalarda adından önemle bahsedilen bir bestecidir. Bu araştırmalarda, Reftar Kalfa'nın 1648-1687 yılları arasında hüküm süren Sultan IV. Mehmet zamanında yaşamış bir besteci olduğu belirtilirken, günümüze ulaşan belgelerde "Kalfa" sıfatı ile anılmadığı için, Reftar adındaki bu bestecinin kadın olup olmadığı konusunda belirsizlik olduğu da özelikle vurgulanır. Reftar, Farça bir kadın ismidir. "Salınarak, edalı yürüyüş" anlamına gelir. Bu nedenle aslında belirsiz olan husus, besteci Reftar Hanım'ın bır kadın bestecı olup olmadığı değil, "kalfa" statüsüne sahip olup olmadığı konusudur. Reftar Kalfa'nın saz eserlerindeki üslubu nedeniyle, müzik bilimcileri onun Tanbur çaldığını öne sürmüşlerdir. Bu nedenle bazı kaynaklarda adı Tanburi Reftar Kalfa olarak da geçmektedir.

Besteleri: Sabâ Perişan Peşrev, Nigâr Peşrev, Arazbâr Zemzeme Peşrev, Rast Saz Semaisi, Şehnâz Bûselik Saz Semaisi.

DİLHAYAT KALFA

Kadın besteci deyince ilk akla gelenlerden bir tanesi... Osmanlı'nın besteleriyle ünlenen kadın bestecisidir. 1710-1780 tarihleri arasında yaşadığı tahmin edilir. Tambur çaldığı ve sesinin güzelliği ile tanındığı ileri sürülmektedir.

Dilhayat Kalfa, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki ilk kadın besteci olan Reftar Kalfa'dan sonra bilinen ikinci kadın bestecidir. Yaşamı hakkında neredeyse yok denecek kadar az bilgi olmasına rağmen, bestelerinin müzik kalitesi günümüze kadar tartışılmaz yerini korumuştur. Dilhayat Kalfa, adındaki Kalfa sıfatından da anlaşılacağı gibi, sarayda yetişmiş ve gene sarayda Kalfa rütbesi kazanacak önemli bir idari görevde bulunmuş bir kişidir.

Dilhayat Kalfa besteleri, Darülelhan Tasnif Heyeti (günümüzdeki Konservtuar) tarafından tesbit edilmiş eserler arasında yer almaktadır. Ayrıca 18. yy. güfte mecmualarından olan Hekimbaşı Mecmuası'nda "Dilhayat" adına kayıtlı Rast ve Eviç makamlarında murabba beste ve Segâh makamında bir semâi'yle birlikte on üç eseri bulunmaktadır. Dilhayat Kalfa eserlerini bestelerken çifte düyek, remel, devrikebir, hafif muhammes gibi büyük usulleri kullanmıştır.

Bestelerinden bazıları: "Çok mu figânım ol gül-i zibâhıram için" (Evc makamı); Evcâra Peşrev, Büzürk Peşrev ve Saz Semaisi, Hüseyni Peşrev.

DÜRR-İ NİGÂR KALFA

Doğumu ve ölüm tarihi bilinmeyen bestecimiz, Abdülmecid zamanında sarayda piyano hocalığı yapmıştır. Donizetti Paşa'nın talebesi ve aynı zamanda saray orkestrasında birinci kemandır.

Besteleri: Polka, Mazurka, Piyano için parçalar.

  • 10
  • 16
ESMA SULTAN

17 Temmuz 1778 tarihinde doğdu. 4 Haziran 1848 tarihinde vefat etti. Esma Sultan renkli kişiliğiyle olduğu kadar, son derece başarılı besteleriyle de adından söz ettirmiştir. Ey afitab-ı bezm-i nur sözleriyle başlayan bestesi günümüzde de bilinmektedir.

Eseri: "Ey âfitab-ı bezm-i nur" (Bestenigâr)

  • 11
  • 16
FAİZE ERGİN

Tanburi Faize Hanım 1894 yılında İstanbul'da doğdu. Mabeyinci Faik Bey ile Şeminur Hanım'ın kızıdır. Fahire Fersan'ın ablasıdır. Özel öğrenim görerek yetiştirildi. Çok küçük yaşlarında babasının yakın dostu olan Tanburi Cemil Bey'den Tambur ve musiki dersleri aldı. Enderini Hafız Hüsnü'den, İsmail Hakkı Bey'den hayli eser öğrenerek repertuarını genişletti. Darülelhan'da ve çeşitli musiki derneklerinde Tambur öğretmenliği yaptı. Çok iyi Tambur çalan ve musiki kültürü çok zengin olan Faize Hanım, maarif müfettişlerinden Ruhi Bey'le evliydi. Eşinin teşviki ile bestekârlığa başladı; az ve özlü eserler bıraktı.

Eserleri: "Bâde-i vuslat içilsin kâse-i fâğfurdan" (İlk bestesidir. Sözleri Şeyh Abdülbaki Baykara'ya aittir.) "Severim her güzeli senden eserdir diyerek." (Hicazkâr)

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN