Osmanlı’da ticaret nasıl yapılırdı?
Osmanlı Devleti, kuruluşunun ardından ticari hayatın içinde yer almış ve elinde bulundurduğu iktisadi imkânlarla henüz bir beylikken dahi çevresindeki beyliklere karşı büyük bir üstünlük sağlamıştı. Özellikle büyük ticaret yolları üzerinde kurulmuş olması, bu üstünlüğün oluşmasında başlıca sebepti. Peki, Osmanlı'da ticaret nasıl yapılırdı? İmparatorluk topraklarında ihracı yasak mallar hangileriydi? Bu yasakların sebebi neydi? Ölen yabancı bir tüccarın malları kime kalırdı? Bu soruların cevabını derledik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Osmanlı idarecileri ticari merkezler ve yollar geliştirmeye, halkı tarım sahalarını genişletmeye ve ticaret hacmini artırmaya teşvik etmekteydiler. Nitekim Osmanlılar, izledikleri siyasetle Bursa, Edirne ve İstanbul'u, yani üç Osmanlı başkentini de önemli birer ticaret merkezi haline getirmişlerdi. Devletin temel ekonomik işlevi buydu, ancak her zaman devletin mali ve siyasi çıkarları ön plandaydı.
Osmanlı döneminde bazı teorik kitaplarda ticaret yapılacak en son meslek olarak gösterilir. Ancak bu genel bir kanaat değildir.
Birçok kitapta da tam tersi bir durum olarak tüccarlığın Hz. Peygamber'in mesleği olması nedeniyle en şerefli meslek olduğu zikredilir.
Osmanlı İmparatorluğu ilk dönemlerinden itibaren Venedik ile ticari ilişkilere girmiş, Çelebi Mehmed zamanında yapılan ticaret antlaşmasıyla Türkler, Venedik'te ticaret yapma hakkını kazanmışlardı.
İki devlet arasında siyasi çıkar çekişmeleri sebebiyle meydana gelen savaşlar, Türk tüccarlarının Venedik'te düzenli bir ticaret yapmalarına engel oldu.
Ancak Kıbrıs'ın fethi ve İnebahtı Savaşı'nın ardından 1573'te Osmanlılarla, Venedikliler arasında imzalanan antlaşma ile güvenlik sağlanınca Venedik, Türk tüccarlarının istilasına uğradı.
Türk tüccarları faaliyetleri daha sonraki tarihlerde artarak devam etti.