Osmanlı’da esnaf dükkanlarını süsleyen sözler
Yayınlanma Tarihi:
20.10.2020 09:11
Güncelleme Tarihi: 27.07.2021 17:47
Osmanlılardan bu yana el sanatları ile uğraşanlarla, geçimlerini mal ve hizmet üretimi, alım ve satımla sağlayanlar esnaf olarak adlandırıldı. Toplumun önemli bir zümresi olan esnaf, Osmanlı'da dürüstlüğe ve alın terine verilen önemin bir simgesi gibiydi. 13'üncü yüzyılda Ahi Evran tarafından Hacı Bektaş-ı Veli'nin tavsiyesiyle kurulan esnaf dayanışma teşkilatı ahilik, yüzyıllarca imparatorluk topraklarında varlığını sürdürdü. Bunun bir yansıması ise esnafların dükkanlarını süsleyen ve ahilik geleneğinden izler taşıyan sözlerdi... İşte sosyal hayata ışık tutacak Osmanlı'da esnaf dükkanlarını süsleyen sözler...
Önceki Resimler için Tıklayınız12/14
📌Yapı ustaları ve dülgerler günde yemekli on akçeye işleyeler. Gün doğarken gelip gün inmeden gitmeye. Kiremitçiler de gözlene, çiğ pişirmeyeler. Ve kerpiçciler kerpici sıkı ve kalın edeler.
Marangoz dükkânında
Sefa geldin ey müsafir, ısmarla kahve içelim, İşçi ile sohbet olmaz, bir merhaba der geçelim.
13/14
📌Ve hamamcılar hamamı pak ve temiz tutalar. Peştemallari delikli ve kısa olmaya. Kafire ayrı rida (havlu ) vereler ve kafir yüzün sildiği rida ile Müslüman yüzün silmeye. Velhasıl Müslümanların her nesnesi ayrı ola. Eğer inad ederlerse muhkem ta zir edip haklarından geline.
Bir hamamda:
Gelen gelsin saadetle,
Giden gitsin selametle