Arama

Mimar Sinan'ın İstanbul'a armağan ettiği medreseler

Osmanlı'ya özgü mimari kimlik oluşturan Mimar Sinan, gelenekleri yadsımayan bir yenilikçi, dahice sentezler üreten bir mimardı. Bir anlamda da mimaride "deha"nın ölçüsüydü. Yaptığı eserler için "Dünya durdukça, eserlerimi gören aklıselim sahiplerinin, çabamın ciddiyetini göz önünde bulundurarak bana insaf ile bakacaklarını ve beni hayırlı dualarla anacaklarını umarım…" diyen Mimar Sinan'ın İstanbul'a armağan ettiği medreseleri sizler için derledik.

Cafer Ağa Medresesi, bir külliyeye bağlı olmayan bağımsız bir medresedir. Eğimli ve dik bir arazi üzerine inşa edilen medresenin basık kemerli kapısından dikdörtgen planlı avlusuna onu çevreleyen hücrelere ve dershanelere ulaşılır. Yapıldığı yerin inişli çıkışlı, eğimli arazisi medresenin mimarisine hareket katmıştır. Giriş cephesinde, biri kapı üzerinde ikisi yanlarda iç kitabe yer alır.

Sinan'ın 16. yüzyılın ortalarında inşa ettiği Birinci ve İkinci Süleymaniye Medreseleri, Sultan Selim ve Semiz Ali Paşa medreseleriyle benzerlik gösteren yapı özgünlüğü büyük ölçüde muhafaza edebilmişti. Yakın zamana kadar yoksullara barınak olan bu medrese 1989'dan itibaren geleneksel sanatların öğretildiği, üretildiği ve satıldığı kültürel ve turistik bir merkeze dönüşmüştür.

  • 4
  • 14
SULTAN SELİM MEDRESESİ
SULTAN SELİM MEDRESESİ

Fatih'te, Vatan ile Oğuzhan Caddelerinin kesiştiği kavşağın doğusunda yer alan medreseyi Sultan Süleyman, babası I. Selim'in anısına yaptırdı. Evliya Çelebi, eski bina olduğunu söylediği medreseyi Süleyman Han'ın babasının ruhuna bağışladığını anlatır.

  • 5
  • 14
SULTAN SELİM'İN HAYATINDAKİ ÖNEMLİ YER
SULTAN SELİM’İN HAYATINDAKİ ÖNEMLİ YER

Osmanlı döneminde Yenibahçe adı verilen bu mahalle I. Selim'in hayatında önemli olan bir yerdir. Evliya Çelebi, sultanın bu yer ile bağını şu sözlerle ifade eder: "Bu gönül açan, huzur veren alan öyle bir çemenzardır ki her tarafı yemyeşildir ve I. Selim, babası Bayezid Han üzere yürüdüğünde padişah otağını buraya kurmuştu. Daima bu yeşil alana gelip gezinir ve rahatlardı."

I. Selim tahta çıktığında çadırını bu araziye kurar, devletin ileri gelenleri ona burada biat eder. Sultan Süleyman da babasının adını yaşatacak medrese için aynı noktayı seçer. Medresenin kitabesi olmadığından inşa tarihi bilinmez. Ancak 1550 tarihli bir belgede Süleymaniye külliyesi bina emini Hüseyin Çelebi'den medrese için 1.400 kantar kurşun istenmesi yapının daha ilerdeki bir zamanda tamamlandığını gösterir.

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN