Geçmişten günümüze yayımlanan 10 İnsan Hakları Bildirgesi
Tarihsel bir olgu olarak insan hakları, ahlak, felsefe, dil, din, hukuk ve kültür gibi birçok gelişmeleri içermektedir. Hak ve özgürlük düşüncesi günümüze kadar ulaşan insanoğlunun kadim meselelerinden biridir. İnsan hak ve özgürlüklerinin korunması ve güvence altına alınması için verilen mücadeleler neticesinde günümüze kadar pek çok hak ve özgürlükleri savunan bildirgeler yayınlanmıştır. İşte geçmişten günümüze yayımlanan 10 İnsan Hakları Bildirgesi...
Önceki Resimler için Tıklayınız
Gülhane Parkı'nda okunması nedeniyle Gülhane Hatt-ı Şerifi (Padişah Yazısı), Gülhane Hatt-ı Hümâyûnu veya Tanzimât-ı Hayriye (Hayırlı Düzenlemeler) olarak da anılır. Bu fermânla devlet kendisini yenilemesi gerektiğini söylemiştir. Fransız İhtilâli ile Osmanlı ülkesinde aydın kişiler ve yeni fikirler oluşmaya başlamıştır. Özellikle meşrui yönetim yanlısı aydınların baskıları, yapılan ıslahatların kalıcı olması fikri ve Fransız İhtilâli ile ülkeye giren milliyetçilik fikirlerinin olumsuz etkilerinden kurtulmak amacı ile 3 Kasım 1839 tarihinde Gülhane Parkı'nda ilan edilmiştir. Bu nedenle fermanın diğer bir adı da Gülhane-i Hattı Hümâyûnu'dur.
Osmanlı Devleti'nde Hâriciye Nâzırı Mustafa Reşid Paşa'nın 3 Kasım 1839 tarihinde okuduğu "Gülhâne Hatt-ı Hümâyûnu" ile başladığı kabul edilen Tanzimat hareketi, görünen yüzüyle devlet işlerinde bozulan düzeni yeni baştan tesis etme amacındaydı. Ancak askerî, mülkî ve hukukî alanda hayata geçirilen reformlar, bir siyasî düzen değişikliğinden öteye geçmiş, Türk düşünce sisteminde de köklü bir değişmeye zemin hazırlamıştır.
Tüm vatandaşların can, mal ve namus güvenliğinin sağlanması,
Yargılamada açıklık, hiç kimse yargılanmadan idam edilemeyecek (Hukuk devleti özelliğini yansıtır),
Vergide adalet,
Erkeklere dört yıl mecburi askerlik,
Rüşvetin ortadan kaldırılması,
Herkesin mal ve mülküne sahip olması, bunu miras olarak bırakabilmesi.
1776 yılında, Amerika'nın Virginia eyaletinde yaşayan halk temsilcilerinin ilan ettiği Virginia İnsan Hakları Bildirisi, demokrasi ve insan haklarının gelişmesi konusunda tüm dünyada olumlu gelişmelere yol açması nedeniyle büyük bir önem taşır. Bu bildiri, Virginia halkının eksiksiz ve özgürce bir araya gelen temsilcileri tarafından ilan edilen bir haklar bildirisidir. Bu haklar, Virginia halkı ve gelecek kuşakları için yönetimlerinin temeli ve hukuki dayanağı olacaktır.
"Tüm insanlar doğuştan eşit derecede özgür ve bağımsızdırlar. Doğar doğmaz edindikleri belli bazı hakları vardır; siyasal bir topluluk kurdukları zaman, hiçbir antlaşmayla gelecek nesilleri bu haklardan yoksun bırakamaz, onları bu haklardan vazgeçmeleri için zorlayamazlar; yaşama ve özgürlük haklarıyla, mülk edinme ve sahip olma, mutluluk ve güvenlik arama ve kazanma olanağı da bunların arasındadır."
Kânûn-ı Esâsî Fransızca, "Constitution Ottomane" çevirisi olarak kullanılan Osmanlıca terkiptir. "Temel Kanun" ya da Anayasa anlamındadır. Osmanlı Devleti'nin ilk ve son anayasası 23 Aralık 1876'da ilan edilmiş, 1878'de II. Abdülhamit tarafından askıya alınmış, 24 Temmuz 1908 ihtilali sonucunda yeniden yürürlüğe girmiştir. Teşkilât-ı Esasîye Kanunu'nun kabul edildiği 20 Ocak 1921 tarihi ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın yürürlüğe girdiği 24 Mayıs 1924 tarihi arasında ise kısmen yürürlükte kalmıştır.
Kānûn-ı Esâsî'nin ilânı aslında Gülhane Hatt-ı Hümâyunu ve Islahat Fermanı ile belli ölçüde benzerlik göstermiştir. Gülhane'de okunan hatt-ı hümâyun büyük ölçüde Mısır meselesinde, Islahat Fermanı ise Kırım savaşından sonra toplanan Paris Konferansı'nda Batılı devletlerin desteğini sağlama amacına yöneliktir. Ancak Kānûn-ı Esâsî'nin ilânını bütünüyle dış sebeplere bağlamak mümkün değildir; bunda iç sebeplerin de rolü vardır. Bir anlamda Kānûn-ı Esâsî Tanzimat'la başlayan modernleşme sürecinin tabii bir devamıdır.
Kānûn-ı Esâsî on iki başlık altında toplanmış 119 maddeden teşekkül etmektedir. Bu maddelerle oluşturulan anayasal düzen şu şekilde özetlenebilir: "Devlet bir bütündür (md.1); saltanat ve hilâfet Osmanoğulları'nın en büyük erkek evlâdına aittir; vekillerin tayin ve azli, yabancı devletlerle sözleşme yapılması, savaş ve barış ilânı, hutbelerde isminin okunması, kara ve deniz kuvvetlerinin kumandası, Meclis-i Umûmî'nin toplanması ve tatili, Hey'et-i Meb'ûsan'ın feshi padişahın dokunulmaz haklarındandır (md. 7); devletin resmî dini İslâm'dır (md. 11) vs..."