Arama

Batılı seyyahların gözüyle Osmanlı'da temizlik

Osmanlı temizlik konusunda Avrupa'da bir benzerine rastlanmayan hamamlar yaparken, Avrupalılar yıkanmayı günah sayıyordu. İmparatorluğun hijyen tarihi, salgın hastalıklarla mücadele eden Avrupa ülkeleri için dünyaya örnek olacak şekilde gelişti. Osmanlı'nın su ve temizlik ile bu kadar yakından ilgilenmesi, "Temizlik, imandandır!" düsturundan geliyordu. İşte ecdadımıza hayran kalan Batılı seyyahların gözünden temizlik...

  • 2
  • 19
İNGİLİZLER SENEDE BİR KEZ BANYO EDİYORDU
İNGİLİZLER SENEDE BİR KEZ BANYO EDİYORDU

1500'lü yıllarda Batılı ülkelerde temizlik anlayışı tamamen ilkeldi. Örneğin İngilizler senede bir defa sadece mayıs ayında banyo yapıyorlardı. Bu yüzden evlilik törenleri de haziran ayında düzenleniyordu.

Ama yine de kokmaya başladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu bastırmak amacıyla ellerinde bir buket taşıyorlardı. Gelin çiçeği âdeti de buradan gelir.

O dönemde Avrupa'da banyolar, içi sıcak su içe doldurulmuş büyük bir fıçıdan oluşuyordu. Evin erkeği, ilk olarak temiz suyla yıkanma imtiyazına sahipti.

Ondan sonra sırasıyla oğulları ve diğer erkekler, kadınlar, çocuklar en son olarak da bebekler aynı suda yıkanırdı. En son aşamada su o kadar kirli hale geliyordu ki içinde bir şey gözükmüyordu. İngilizcedeki 'banyo suyuyla birlikte bebeği de atmayın' (Don't throw the baby out with the bathwater) deyimi buradan gelir.

  • 3
  • 19
OSMANLI’NIN ÇEVRE TEMİZLİĞİNE VERDİĞİ ÖNEM
OSMANLI’NIN ÇEVRE TEMİZLİĞİNE VERDİĞİ ÖNEM

Fatih Sultan Mehmed nizamnamesinde; "İstanbul'un her sokağına ikişer kişi tâyin eyledim. Bunlar ki, ellerinde bir kap içerisinde kireç tozu ve kömür külü olduğu hâlde günün belirli saatlerinde bu sokakları gezeler. Sokaklara tükürenlerin tükürükleri üzerine bu tozu dökeler ki yevmiye yirmişer akçe alsınlar" diyerek sokak temizliğine ne kadar önem verdiğini göstermekteydi.

Kanuni Sultan Süleyman'ın 1539'da çevre temizliğiyle ilgili kanunnamesi, bu konuda dünyanın ilk nizamnamelerinden biri. Osmanlı'da sadece gelir açısından değil, hayat standardının yükselmesi, bilhassa yaşanılabilir bir çevrenin oluşmasına da dikkat edildi. Kanuni Sultan Süleyman'ın 1539'da çevre temizliğiyle ilgili kanunnamesi, bu konuda dünyanın ilk nizamnamelerinden biri. Osmanlı'da sadece gelir açısından değil, hayat standardının yükselmesi, bilhassa yaşanılabilir bir çevrenin oluşmasına da dikkat edildi. Çevrenin temiz tutulması, sokakların temizlenmesi, insanların birbiriyle ilişkilerinde binaların yapımı bile dikkate alındı.

İslam'ın temizliğe verdiği önem

  • 4
  • 19
DÜNYANIN İLK ÇEVRE NİZAMNAMESİ
DÜNYANIN İLK ÇEVRE NİZAMNAMESİ

Kanuni Sultan Süleyman'ın çevre temizliğiyle alakalı 1539'daki kanunnamesi, evlerin ve dükkânların temiz tutulması, evlerde çamaşır sularının yollara dökülmemesi, hayvan leşlerinin insanların yaşadığı yerlerden uzak tutulması, at arabalarının özel park yerlerine park edilmesi gibi ince noktaları da ifade eden bir nizamnamedir.

Osmanlı'da şehrin temizliğini Subaşı'nın emrinde çalışan 'çöpçü subaşı' yapardı. Bu kimseler sokaklardan geçerken ''çöp çıkaran çöp çıkaran'' diye bağırırlar, sırtlarındaki küfe ile sokakları dolaşır birikmiş çöpleri küfelerine doldurarak denize atarlardı. O devirde sanayi olmadığı için çöpler suda erir gider, deniz günümüzdeki kadar kirlenmezdi.

Fatih Sultan Mehmet hakkında 10 aydınlatıcı gerçek

  • 5
  • 19
"TEMİZLİĞE ÇOK DİKKAT EDERLER"
TEMİZLİĞE ÇOK DİKKAT EDERLER

"Dünyanın bütün milletleri içinde temizliğe İslam cemiyetleri içinde Osmanlılar kadar riayet eden tek bir millet yoktur. Bütün bu Müslüman milletler, nezafeti bir ana düstur haline getirmişler ve daha doğrusu, dinlerinin esası şekline büründürmüşlerdir. İşte bundan dolayı bütün vücutlarını yıkayabilmek üzere birçok hamamlar yaptırmışlardır."

Josephus Grelot

  • 6
  • 19
"YERYÜZÜNÜN EN TEMİZ İNSANLARIDIR"
YERYÜZÜNÜN EN TEMİZ İNSANLARIDIR

"Osmanlılar, yeryüzünün sadece en nazik insanları değil; aynı zamanda en temiz insanlarıdır. Gerçek şu ki, nezaketsiz nezafet hiçbir şey ifade etmez. Osmanlılarda temizlik, sadece basit sıhhi endişelerden değil onların bütün ahlaki ve dini tabiatlarının gizli membalarından kaynaklanmaktadır. Osmanlıların evlerinin, kişiler gibi temiz ve bulaşıksız olması lazım. Bu sebeptendir ki her Türk evinin giriş kapısının üzerine, pirinç harflerle "Temizlik imandandır" vecizesi yazılır. Türklerin ayakkabılarını eşiklerinin dışında çıkarmaları sıradan bir adet veya hayati bir moda sonucu değil; onun evi bir ibadethanedir."

Henry Munro Butler Johnstone

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN