Arama

İstanbul'un tarihi kasırları

İstanbul tarihsel açıdan çoğu kez saraylarıyla akla gelir. Ancak ev sahipliği yaptığı kasırları da tarihin kokusunu üzerinde taşımaktadır. Özellikle hafta sonu tatillerinde ve yaz aylarında ziyaretçilerin uğrak yerlerinden olan bu yapıları sizler için inceledik.

  • 1
  • 21
KÜÇÜKSU KASRI
KÜÇÜKSU KASRI

Boğaziçi'nde, Küçüksu ile Göksu derelerinin arasındaki alanda bulunan Küçüksu Kasrı'nın bulunduğu yörenin yerleşim tarihi Bizans dönemine dek iner. Osmanlı döneminde padişahın has bahçelerinden biri olan Küçüksu ve çevresini, Sultan IV. Murad'ın çok sevdiği ve buraya "Gümüş Selvi" adını verdiği bilinir. Göksu Kasrı da denilen bu kasr-ı hümâyun, Göksu ve Küçüksu derelerinin arasındaki arazide deniz kıyısında bulunur. 1857 yılında yapımı tamamlanan Küçüksu Kasrı, 15 x 27 m. bir alan üzerine yığma tekniğiyle ve *kâgir olarak yapılmıştır.

*Kâgir: Taş ya da tuğladan yapılmış olan (yapı, duvar vb.).

Bodrumuyla birlikte üç katlı olan kasrın bodrum katı; kiler, mutfak ve hizmetkarlara ayrılmış, diğer katlarsa bir orta mekana açılan dört oda biçiminde düzenlenir. Bu özelliğiyle geleneksel Türk evi plan tipini yansıtan yapı, genellikle dinlenme ve av amaçlı olarak kullanılan bir "biniş kasrı" niteliğindedir. Devlete ait diğer saray yapılarının tersine yüksek duvarlarla değil, dört yönde kapısı olan ve döküm tekniğiyle yapılmış zarif demir parmaklıklarla çevrilidir.

Sultan Abdülaziz döneminde cephe süslemeleri elden geçirilerek zenginleştirilmiş; kabartmalarla süslü ve hareketli deniz cephesinde, bu cepheye yaslanmış şadırvanlı küçük havuzunda ve merdivenlerinde Batılı süsleme motifleri kullanılmıştır. Oda ve salonlar değerli sanat eserleriyle döşenmiş, Avrupa'dan sipariş edilen mobilyalara yer verilmiştir.

1992 yılında başlatılan kapsamlı bir restorasyon projesiyle Küçüksu Kasrı'nın denize kayması engellenerek, 1996 yılında yeniden müze-saray olarak ziyarete açıldı. Kasrın hemen yanı başındaki iskele, çeşme meydanı ve özgün bahçenin geçmişte olduğu gibi halkın eğlenip dinlenebildiği bir mesire kimliğine kavuşturulması amacıyla çeşme civarında ziyaretçilere kafeterya hizmetleri verilirken, genişletilen rıhtım ulusal ya da uluslararası nitelikteki resepsiyonlara tahsis edilebiliyor.

  • 4
  • 21
NASIL GİDERİM?
NASIL GİDERİM?

Pazartesi günü hariç her gün, 09:00-17:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Adres: Göksu, Küçüksu Cd., 34815 Beykoz/İstanbul, Türkiye

  • 5
  • 21
IHLAMUR KASIRLARI
IHLAMUR KASIRLARI

Beşiktaş, Yıldız ve Nişantaşı arasında kalan Ihlamur Vadisi'nin, 18. yüzyılda, Tersâne Eminlerinden Hacı Hüseyin Ağa'ya ait olan ve bu yüzden "Hacı Hüseyin Bağları" adıyla tanınan bir mesire yeri olduğu bilinir. Sultan III. Ahmed döneminde padişaha ait bir "Hasbahçe"ye dönüştürüldüğü halde 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar "Hacı Hüseyin Bağları" olarak bilinen bu alan, Sultan I. Abdülhamid ve Sultan III. Selim dönemlerinde de ilgi çekmiştir.

Sultan Abdülmecid'in Osmanlı tahtına geçmesiyle birlikte, Ihlamur Mesiresi'nin bulunduğu bu alanda Ihlamur Kasırları'nın yapımına başlanır. Yer yer yüksek çevre duvarları ve bazı kısımlarda da döküm parmaklıkların sınırladığı 24.724 m²lik ağaçlıklı bir alan içinde yer alan iki yapı; yapıldıkları 1849-1855 yıllarından bu yana kimi zaman "Nüzhetiye" kimi zaman da "Ihlamur Kasırları" adıyla anılır.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN