İstanbul'u mizahın mizanında tartan 5 karikatürist
Çizginin diliyle şehrin, kişilerin ve yaşanan olayların ince mizahını yapmak, karikatürlerin başarısıdır. Geleneksel mizahtan beslenen bu dil, dönem be dönem yeni tipler ile varlığını sürdürmüştür. Peki mizahın geçmişine dair bilinen ilk Türk karikatürcüsünün Ali Fuad Bey olduğundan kaç kişi haberdar? Sizler için İstanbul'u mizahın mizanında tartan 5 karikatüristi listeledik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
1955'te Balıkesir'in Aslıhantepecik köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu ve liseyi ise Balıkesir İmam Hatip Okulu'nda okudu. 1980 yılında Bursa İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nden mezun oldu. bu tarihten itibaren özel sektörde çalışmaya başladı.
Bursa'da bir halı fabrikasında grafiker olarak yedi yıl çalıştıktan sonra askerlik vazifesini yerine getirmek için Menemen'e gitti. Kısa dönem askerliğinin ardından İstanbul'a geldi ve özel atölyesinde çalışmaya başladı.
İlk çizgisi 1977'de Yeni Devir'de yayımlanan Aycın'ın daha sonra Milli Gazete, Zaman, Yeni Şafak, Mavera, Yönelişler, Aylık Dergi, Yedi İklim, İslam, Kadın ve Aile, Gül Çocuk, Hece ve Birdirbir gibi gazete ve dergilerde çizgileri yayımlandı.
Aycın, İstanbul'da yaşayan insanların yalnızlığını, menfaate dayalı ilişkiler kurmalarını, teknolojiye farkında olmadan teslim olmalarını ve kentin güzelliklerini yok etmelerini evrensel bir üslupla anlatır.
Ömer Lekesiz, Hasan Aycın'ın çizgileri hakkında bir kitap yazmıştır. Lekesiz, Aycın'ın çizgileriyle ilgili şunları söyler: '' Kullandığı teknik imkanlar açısından baktığımızda Hasan Aycın bir karikatürist, mevcut ürünleri de karikatür. Ama onun ürünleri abartma/komikleştirme ve eleştiri/mücadele anlayışının dışında kalmaktadır. Kimi çizgiler hariç doğrudan abartı/komiklik sayılabilecek ürünlerine pek rastlanmaz. Kaldı ki, bu bağlamda değerlendirilebilecek ürünler de zaten biçim ve üslup açısından karikatüre en çok yaklaşan ürünler olarak komiğe değil, kara mizaha daha yakın dururlar.''
Aycın, kendi çizgiileriyle ilgili Murat Menteş'e verdiği bir mülakatta yaptığı işi şöyle anlatmıştır: ''Karikatür adlandırmasını reddetmiyorum, fakat sımsıkı sahiplenmiyorum da. Çizgi kelimesi ise 'çizik' anlamına gelebileceği gibi, yol, üslup, tarz anlamına da gelen güzel bir kelime.'' Çizer, ülkemizdeki karikatür ile dışarıdakileri kıyaslayarak karikatüre yaklaşımını da şöyle ifade etmiştir: ''Doğu Avrupalı Çek, Bulgar, Rus, Polonyalı karikatüristler arasında, bizdekinden farklı bir karikatür yaklaşımı da ağırlık kazanıyor. Fakat yine de ben insanın eşref-i mahlukat olduğuna inanıyorum. Dolayısıyla bu inanışa gölge düşürecek bir sakıncayı üstlenmiyorum.''
Çok sayıda albüm ve kitap yayımlayan Aycın'ın eserlerinden bazıları şunlardır: Bocurgat (albüm), Gece Yürüyüşü (albüm), Kudüs ey (albüm), Müşahedat (anı), Güneşin Altında (söyleşiler).
Hasan Aycın, halen kendi atölyesinde çalışmalarını sürdürmektedir.