Arama

Peygamber sevgisini anlatan ayet ve hadisler

İnsanlık alemi içerisinde eşref ve ahsen sıfatlarıyla kamilen muttasıf olan yegane varlık Peygamberimiz (sav)'dir. O, Allah'a gönülden bağlanmanın, emirlerini aşkla yaşamanın, Allah rızası için yardım etmenin, insanlara sevgi ve saygı duymanın, affetmenin en güzel örneklerini vermiştir. Allah'a ve peygamberine olan sevgimiz, emirlerine uymak ve yasaklarından kaçınmakla mümkündür. Peygamber Efendimizin sünnetini yaşatmak ve O'na salatü selam getirmek bu sevginin yegane göstergelerinden biridir.

"De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticâret ve beğendiğiniz meskenler size Allah'tan, peygamberinden ve onun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah fasık topluluğu doğru yola erdirmez." Tevbe, 9/24

Peygamber Efendimiz ile ilgili ayetler videomuzu izlemek için tıklayın

Hz. Muhammed, Hz. İbrâhim'in oğlu İsmâil'e nisbetle İsmâilîler diye de anılan ve iki büyük Arap topluluğundan birini teşkil eden Adnânîler'e (Arab-ı müsta'ribe) mensuptur. Hz. Muhammed, farklı rivayetler arasında genel kabul gören kanaate göre Fil Vak'ası'ndan elli (veya elli beş) gün sonra Rebîülevvel ayının 12'sinde Pazartesi günü Mekke'de dünyaya geldi.

Peygamberimizin babası Abdullah, annesi Âmine, dedesi Abdülmuttalip, büyük babası Vehb, babaannesi Fatıma, anneannesi ise Berre'dir.

"De ki: "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." Al-i İmran, 3/31

Doğduktan sonra 4 yaşına kadar sütannesi Halime'nin yanında, bundan sonra 2 yıl boyunca da annesi Amine'nin yanında kaldı. 6 yaşında iken annesi onu akrabalarıyla tanıştırmak ve babası Abdullah'ın kabrini ziyaret etmek için Medine'ye götürdü. Ebva denilen yerde hastalanıp vefat etti ve orada toprağa verildi.

Bu sırada yolculukta kendileriyle birlikte olan Ümmü Eymen Hz. Peygamber'i Mekke'ye ulaştırdı ve dedesine teslim etti. 6 yaşından 8 yaşına kadar dedesi Abdulmuttalib'in yanında kaldı. O da ölünce, vasiyeti üzerine amcası Ebu Talib'in evine taşındı.

Hz. Peygamber'in fesahat mucizesi

"Ey Muhammed! Seni insanlara Peygamber gönderdik. Şahit olarak Allah yeter." Nisa, 79

Hz. Muhammed yirmi yaşını geçtiği sırada ticarî seyahatlere çıkma teklifleri alıyordu. Hastalandığı için bizzat gidemeyen bir tüccarın mallarını götürüp başarılı bir sonuç elde edince yeni teklifler aldı. Onun Hatice bint Huveylid ile evlenmesi de bu ticari gelişmelerden sonra gerçekleşti.

Kaynaklarda Peygamber Efendimizin A'lâ suresini çok sevdiği, vitir, bayram ve Cuma namazlarında hatta son olarak kıldırdığı akşam namazının ilk rekâtında bu sureyi okuduğu zikredilir. İşte A'la suresinin Arapça Türkçe okunuşu ve meali...

"Sizden biriniz beni annesinden-babasından, çoluk-çocuğunuzdan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş olamaz." Buhari, Sahih, İman, 2/8 (I;9)

Nesebi önceki kuşaklarda Hz. Muhammed'in nesebiyle birleşen, iki kocadan dul kalmış olup zengin ve soylu bir hanım olan Hatice tavsiye üzerine Hz. Muhammed'e ortaklık teklifinde bulundu. Yapılan anlaşmadan sonra Hz. Muhammed, Hatice'nin yardımcısı Meysere ile birlikte Suriye'ye gitti ve kârlı bir yolculuğun ardından Mekke'ye döndü. Neticeden memnun kalan Hatice'nin Hz. Muhammed'e güveni arttı ve ona karşı olan takdir hisleri güçlendi. Hatice bizzat kendisi veya Nefîse bint Ümeyye (Münye) adlı bir kadın aracılığıyla Hz. Muhammed'e evlilik teklifinde bulundu, Hz. Muhammed de bu teklifi kabul etti. Amcaları Hatice'yi onun amcası Amr b. Esed'den istediler; evlilik gerçekleşince Hz. Muhammed Ebû Tâlib'in evinden Hatice'nin evine taşındı.

Allah'ı ve Resulünü sevmek ne anlama gelir?

"Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Üç özellik vardır; bunlar kimde bulunursa o, imanın tadını tadar: Allah ve Resûlünü, (bu ikisinden başka) herkesden fazla sevmek. Sevdiğini Allah için sevmek. Allah kendisini küfür bataklığından kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmeyi, ateşe atılmak gibi çirkin ve tehlikeli görmek. " Buhari, Sahih, İman, 2/9 (I;9)

Hz. Muhammed'in evliliğinden kırk yaşına kadar geçen hayatı hakkında kaynaklarda hemen hiç bilgi bulunmamaktadır. Bunun tek istisnası otuz beş yaşlarında iken üstlendiği önemli görevdir. Milâdî 605 yılında Kâbe Kureyşliler tarafından yeniden inşa edilirken Hacerülesved'in yerine konulması hususunda anlaşmazlık çıkmış ve bu yüzden savaşı bile göze alanlar olmuştu.

Kureyş ileri gelenlerinden Ebû Ümeyye b. Mugīre'nin, Benî Şeybe kapısından Kâbe'ye ilk girecek kimsenin vereceği karara uyulması yolundaki teklifi benimsendi. Benî Şeybe kapısından Kâbe'ye giren Hz. Muhammed, Hacerülesved'i bir örtü içine koydu, bütün kabile reislerinin iştirakiyle örtüyü kaldırdı ve taşı kendi eliyle yerine yerleştirdi.

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN