İslam mimarisinde ilk minare nerede inşa edilmiştir?
Gündelik hayatın telaşında bize hayatın çok kısa olduğunu haber veren minareler, değişik bölge ve kültürlerde birbirinden farklı biçimlerde genellikle taş, tuğla ve ahşaptan inşa edildi. Gövdeleri yuvarlak veya dört köşe, sade yahut bezemeli olan minareler İslam dünyasının doğusunda ve batısında farklı özellikler kazandı. Peki, İslam'da ilk minare hangi camide inşa edilmişti? Minare yapımında kullanılan tuğla, görevini ne zaman taşa devretmişti? Sizler için minareler hakkında önemli detayları derledik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Bursa Hüdavendigar Camii minaresinin şerefe rölövesi
Türkler'in etkili olduğu yerlerden özellikle İran, Afganistan ve Türkistan bölgelerindeki minareler genelde yukarıya doğru tedrîcen daralan ince uzun konik gövdelidir. Hindistan'daki minarelerin en karakteristiği aynı zamanda bir zafer âbidesi olan Kutub Minâr'dır. Timurlu döneminde Türkistan'daki diğer bütün yapılar gibi minareler de çiniyle kaplanmıştır.
Gaziantep'te bir cami
Erken Osmanlı dönemi minare yapımında kullanılan tuğla özellikle İstanbul'un fethinin ardından yerini taşa bırakmıştır. Silindirik veya çok köşeli ve ince uzun gövdeli olan minarelerin şerefe altları devrine göre mukarnas dolgulu veya oval geçişlidir. Petek kısmı genellikle uzun değildir; ancak Edirne'de Selimiye Camii'nin minareleri 12 m. uzunluğundaki petekleriyle istisnaî bir durum gösterir.
Antalya'da Yivli Minare
18. yüzyıldan itibaren Batı'dan gelen barok etkiyle klasik Osmanlı minaresi boyut ve biçim açısından değişmiş, çok ince ve yüksek minareler yapılmıştır. Bunların ilk örneği İstanbul Nuruosmaniye Camii'nin (1748-1755) ikişer şerefeli iki kesme taş minaresidir.
Ortaköy Camii (1854), İstanbul'da minarelerinin şerefeleri altındaki akant yaprakları yaldızla boyanmış tek örnektir.
*Görseller İslam Ansiklopedisi'nin Minare başlıklı dosyasından ve Türk Edebiyatı Dergisi'nin 2010 tarihli sayısından alınmıştır.