Eğitimini yarıda bırakan yazarlar
Necip Fazıl'dan Refik Halid Karay'a, Ahmet Hamdi Tanpınar'dan Edip Cansever'e birçok yazar, edebiyat dünyasına damgalarını vurdu. Yaşadığı çağı hatta kendinden sonraki çağları etkileyip değiştiren bu yazarların hayatları, her zaman merak uyandırdı. Kendi dönemini ile sınırlı kalmayıp sonraki nesilleri de etkileyen yazarlardan bazılarının yüksek tahsili yoktu. Peki, edebiyatımızın mihenk taşları olan usta kalemler, hangi bölümleri terk ederek tahsillerini yarıda bıraktı?
Önceki Resimler için Tıklayınız
Tarık Buğra, Eylül 1918'de Akşehir'de doğdu. İlköğrenimini Akşehir'de tamamladı. İki yıl İstanbul Erkek Lisesi'ne devam etti. Okulun yatılı kısmı kapatılınca öğrenimini Konya Lisesi'nde sürdürdü ve buradan mezun oldu.
Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizik-Kimya-Biyoloji sınıfında yükseköğrenime başladı. Lise yıllarında ortaya çıkan yazar olma arayışları öğrenciliğin gerektirdiği sorumluluk duygusundan kopmasına, derbeder bir hayat sürmesine yol açtı.
Fizik-Kimya-Biyoloji sınıfında okuduğu iki yılın ardından İstanbul Hukuk Fakültesi'nde dört yıl kayıtlı öğrenciliği sonunda mezun olmadan ayrıldı. Askerlik döneminin (1942-1945) ardından İstanbul'a döndü.
İki yıl sonra Şişli Terakki Lisesi'ne muallim muavini olarak girdi. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne kaydolmasına rağmen buradan da diploma alamadı.
İstanbul Beyazıt'ta 8 Ağustos 1928'de doğan Edip Cansever'in edebiyata olan ilgisi çocukluk yıllarında başladı. Cansever'in ilk şiiri 1944 yılında İstanbul Dergisi'nde yayımlandı. 1946 yılında İstanbul Erkek Lisesi'nden mezun oldu.
Daha sonra yükseköğrenim için Yüksek Ticaret Okulu'na girdi fakat devam etmedi. Kapalıçarşı'daki babasından kalan dükkânda halı ve antik eşya ticareti yapmaya başladı. Cansever, daha sonra lise çağlarında gençlik hevesiyle yazdıklarının yer aldığı ilk şiir kitabını "İkindi Üstü" adıyla 1947'de yayımladı.
1915'te İstanbul'da doğan Melih Cevdet, ortaokula kadar burada eğitim gördü. Daha sonra Ankara Gazi Lisesi'nden 1936'da mezun oldu. Burada Melih Cevdet Anday, Oktay Rifat ve Orhan Veli okul arkadaşlarıdır.
Liseyi bitirdikten sonra bir süre hukuk fakültesine devam etti. Daha sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'ne kaydoldu. Fakat Devlet Demiryolları'nda memur olarak çalıştığı için öğrenimine devam edemedi.
1938'de Çalıştığı kuruluş tarafından sosyoloji öğrenimi görmek için Belçika'ya gönderildi. Ancak iki yıl sonra II. Dünya Savaşı çıkınca zorunlu olarak yurda döndü. 1942'den başlayarak Ankara'da Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğü'nde danışmanlık, Ankara Kitaplığında memurluk, gazetecilik yaptı.