Türkçenin Moliere’i ve devlet adamı Ahmet Vefik Paşa
Edebiyatın ve sosyal bilimlerin çeşitli alanlarında çalışmalarda bulunan Ahmet Vefik Paşa tipik bir ansiklopedist olarak bilinirdi. Gerek yurt içinde gerekse gittiği ülkelerde çeşitli bilirkişiler tarafından kabul görmüştü. Hatta bazı oryantalistlerce, ilminin çokluğuna rağmen bilgilerinin düzensizliğinden dolayı "devrilmiş kütüphane" olarak adlandırılmıştı. Sizler için doğum yıl dönümünde Ahmet Vefik Paşa'nın hayat hikayesini derledik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Katalogda yetmiş dört adet de Çağatayca kitap bulunuyor. Çağatayca kitaplar da, Arapça ve Farsça kitaplar gibi, edebiyat ve tarih ağırlıklı. Türkçe kitaplar ise sekiz yüz on dört adetten oluşuyor. Din, tarih, edebiyat kitaplarının yanında bu bölümde, maden, ziraat ve kozmografya (evrenbilim) kitapları da yer alıyor. Katalogda ayrıca, Hint, Çin, Japon, Mançuri, Hind-i Çin, İnka, Barnular'a ait çeşitli kitaplar bulunuyor.
Katalogda Fransızca kitapların çokluğu dikkat çekicidir. Fransız tarihi ve edebiyatına ilişkin eserlerin yanında, Fransız düşünürlerinin eserlerinin tamamına yakını bu bölümde mevcut. Kataloğun bu bölümünde, ayrıca, Fransızca, Türklerin tarihleri ve dilleri üzerine yazılmış eserler ile Osmanlı tarihine ilişkin eserler bulunuyor. İngilizce kitapların çoğu ise, Osmanlı Devletinin tarihini konu alıyor. Bu eserlerin yanında, Rumence, Latince, Rusça, İtalyanca ve Yunanca eserler de katalogda yerini almış.
Ahmet Vefik Paşa'nın ilk eseri 1847 yılında Ahmet Cevdet Paşa ve Hayrullah Efendi ile beraber ortak hazırladığı ilk Osmanlı salnamesidir. Salname geleneğinin başlatıcısı olan Ahmet Vefik Paşa'nın bu eseri, daha sonraki salname çalışmaları için bir örnek olmuştur.
Salname, Osmanlı Devleti'nde resmî ve özel kurumlar tarafından bir sene boyunca gerçekleşen olayları topluca göstermek üzere hazırlanan yapıtlardır. Osmanlı dönemi tarihi ve edebiyatı üzerine araştırma yapmak isteyen araştırmacılar için önemli sosyal bilimler kaynaklarındandır.
En çok bilinen eserleri Moliere'den yaptığı tercümeleri ve adapteleridir.
Moliere'nin, 29 eserinden 16'sını Türkçe'ye tercüme veya adapte eden Ahmet Vefik Paşa, özellikle adapte eserlerinde büyük başarı kazanır. Bu başarıda birinci etken, eserlerin seçiminde gösterdiği isabettir. İkinci ve daha önemli etken ise, yabancı hayatına ait olan olayların, Türk yaşayış ve geleneklerine uydurulması, isim ve karakterlerin büyük ustalıkla yerlileştirilmesi ve Türkçeleştirilmesidir.
Vefik Paşa'nın adapteleri başarılı bir şekilde yerlileştirmesinin temelinde ise, Paşa'nın, Türk toplum yapısına derinden nüfuz edebilme kabiliyetinin olması gelir. Abdülhak Hamid, adaptelerindeki başarısından dolayı, Vefik Paşa'yı "Türkçenin Moliere'i" olarak adlandırılmış, birçok araştırmacı ve yazar ise, Ahmet Vefik Paşa'yı Türk tiyatrosunun duayeni olarak kabul etmiştir.
Ahmet Vefik Paşa, Moliere çevirileri ve adapteleri ile topluma tiyatro sanatını yerleştirmeye çalışmış, bunun yanında, yeni bir uygarlığın içinden, toplumun görmesini istediği şeyleri, bu yolla göstermek istemiştir. Vefik Paşa, adaptelerinde Ortaoyunu-Farce ilişkisini kullanarak daha canlı bir hava yakalamasını da becerebilmiştir.
Ahmet Vefik Paşa, Moliere çevirileri dışında, Voltaire'den Micromegas'ı, Hikaye-i Hikemiyye-i Mikromega adı altında; Fenolan'dan Telemak'ı; Lesage'dan Histoire de Gil Blas Santillane'yi, Cil Blas dö Santillani'nin Sergüzeşti adı altında; Victor Hugo'dan Hernani'yi tercüme etmiştir. Shakespeare'den ve Schiller'den Ahmet Vefik Paşa'nın tercümeler yaptığı söylenir, ancak bu eserlerin baskısına rastlanamaz.
Ahmet Vefik Paşa'nın ilim ve edebiyat dünyasına hizmetleri tercüme, adapte ve telif eserlerle sınırlı kalmadı. Ahmet Vefik Paşa bazı müelliflerin tarih ve edebiyat üzerine olan kitaplarını bastırarak kültür ve ilim dünyamıza kazandırdı. Basımını yaptığı eserlerin başında Ali Şir Nevai'nin Mahbubü'l-Kulüp adlı Çağatayca kitabı gelir. Yine Ali Şir Nevai'nin son kitabı olan Nevai'yi Belin ile birlikte İstanbul'daki nüshalarına dayanarak 1873'te bastıran Ahmet Vefik Paşa'nın bir başka önemli basım faaliyeti de Londra'da Koçi Bey Risalesini bastırması oldu.
(Bir Osmanlı Aydını: Ahmet Vefik Paşa / Gülay Sarıçoban)