Arama

Bir Ayasofya hattatı: Kadıasker Mustafa İzzet Efendi

Kadıasker Mustafa İzzet Efendi, Osmanlı sanat tarihine adını altın harflerle nakşetmiş bir isim. Henüz küçük yaşlarda okuduğu bir na'tı şerif ile sesinin güzelliği Sultan II. Mahmud'u etkilemiş ve eğitimine büyük önem verilmişti. Büyük bir hattat ve maharetli bir neyzen olan Mustafa İzzet Efendi, "Hattatlar içinde onun ayarında musikişinas yoktur; musikişinaslar içinde de onun mertebesinde hattat yoktur" sözüyle anılırdı. Ayasofya için nakşettiği hat levhaları bugün dahi "dünyanın en büyük yazıları" olma özelliğini koruyor.

  • 1
  • 17
SULTAN II. MAHMUD’UN HUZURUNDA BİR ÇOCUK
SULTAN II. MAHMUD’UN HUZURUNDA BİR ÇOCUK

Sultan II. Mahmud, 1814 yılında Bahçekapı'da inşa ettirdiği Hidâyet Camii'ne cuma namazını kılmak için gelmişti. Padişahın musahiplerinden Mehmed Efendi de orada bulunuyordu. Bu büyük mûsikî üstadı, o gün padişah için bir sürpriz hazırlamıştı.

Eskiden Cuma namazı önceleri okunması âdet olan na'tı şerifi yaşı küçük, lâkin istidadı büyük bir talebesine okuttu.

  • 2
  • 17
OKUDUĞU NA’TI ŞERİF İLE SULTANI ETKİLEDİ
OKUDUĞU NA’TI ŞERİF İLE SULTANI ETKİLEDİ

Aynı zamanda iyi bir musikişinas olan Sultan II. Mahmud, güzel bir ses ve eda ile okunan bu na'tı haz içinde dinledi.

Henüz 13 yaşında olan bu çocuğun adı Mustafa idi ve 1801'de Tosya'da doğmuş; küçük yaşta babasını kaybetmişti. Annesi, eğitim için onu İstanbul'a yolladı. Fatih'teki Başkurşunlu Medresesi'ne giren bu yetenekli çocuk, sesi de güzel olduğu için, Kömürcüzâde'den dinî ve ladinî mûsikîyi öğreniyordu.

  • 3
  • 17
SULTANIN EMRİYLE KAPSAMLI BİR EĞİTİMDEN GEÇTİ
SULTANIN EMRİYLE KAPSAMLI BİR EĞİTİMDEN GEÇTİ

Sultan II. Mahmud, namazdan sonra onu yanına çağırttı ve takdirlerini bildirdi, eğitimine özen gösterilmesini istedi. Ancak hem mevzuat, hem de yaşının ufak oluşu, doğrudan doğruya Enderun-ı Hümayuna kabulüne elvermiyordu.

Bu sebeple, küçük Mustafa'nın Silâhtar Ahmed Paşa oğlu Ali Paşa'nın dairesinde yetiştirilmesine karar verildi. Mustafa, bu dairede gördüğü üç yıllık sıkı bir tahsil ve terbiyeden sonra, Galata Sarayı'na alındı. O devirde Galata Sarayı, Osmanlı devlet teşkilâtına ve Saray'a kültür sahibi kimseler yetiştiren eski bir irfan ocağı idi; dinî, idari, askerî ilimlerin yanı sıra hat ve mûsikî gibi sanatlar da öğretiliyordu.

  • 4
  • 17
BÜYÜK BİR HATTAT VE NEYZEN
BÜYÜK BİR HATTAT VE NEYZEN

Buradaki üç yıl süren tahsili sırasında "İzzetî" mahlâsını alan Mustafa Efendi mezuniyete hak kazandığı vakit, dinî ve idari sahalardaki iktidarının yanı sıra, davudi sesiyle usta bir icrâkâr, mükemmel bir neyzen ve hattat olarak yetişmişti.

Sülüs-nesih yazılarını Çömez Mustafa Vâsıf Efendi'den, ta'lîk hattını ise Yesârîzâde Mustafa İzzet Efendi'den meşk etmişti. Ney hocası ise bilinmemektedir.

  • 5
  • 17
SARAYDA DEDE EFENDİ’DEN DERS ALDI
SARAYDA DEDE EFENDİ’DEN DERS ALDI

Galata Sarayı'ndan sonra Enderun-ı Hümayuna alındığı zaman Mustafa İzzet Efendi 19 yaşlarında, sanat aşkıyla yanan bir gençti. Sarayda İsmail Dede Efendi'den Şâkir Ağa'ya kadar devrin en büyük müzisyenleriyle beraber bulundu.

Ser-müezzinlik vazifesinin yanı sıra, sesi ve neyi ile huzur fasıllarına iştirak etti. Sultan II. Mahmud'dan takdir ve alâka görüyordu. Ne var ki, Saray teşrifatı onun kayıt altına girmekten hoşlanmayan sanatkâr ruhunu gitgide bunaltmaktaydı.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN