Ahmet Hamdi Tanpınar kimdir? Ahmet Hamdi Tanpınar’ın hayatı…
Ahmet Hamdi Tanpınar, şiir, roman, deneme, araştırma ve inceleme türünde yazdığı eserlerle adını edebiyat tarihimize altın harflerle yazdırmış bir isim. Genç yaşlarında Yahya Kemal ile tanışmış; onun bu karşılaşması edebiyata yönelmesinde en büyük belirleyici unsurlardan biri olmuştu. Necip Fazıl ve Ahmet Kutsi'nin de aralarında olduğu arkadaşlarının birçoğu ile edebiyat ve kültür alanında önemli eserler vermişti. Güzel sanatların pek çok alanıyla yakından ilgilenen Tanpınar, "iki medeniyetin armonisi" fikrini benimsemiş, roman ve hikâyelerinde "zaman" kavramını işlemişti. Peki, Ahmet Hamdi Tanpınar kimdir? Ahmet Hamdi Tanpınar'ın hayatı…
Önceki Resimler için Tıklayınız
Yayımlanmış ilk makalesinin de "Şiir Hakkında" (1930) başlığını taşıması bu eğilimini gösterir. Şiir dışındaki diğer türlerde, hatta akademik seviyedeki eserlerinde bile şairane bir yorum ve dil/üslûp belirgindir.
Kendi hayatı ve şahsiyeti için önemli ipuçları taşıyan, ölümünden kısa bir süre önce kaleme aldığı "Antalyalı Genç Kıza Mektup"ta, "Ergani Madeni'nde üç yaşımda iken bir gün kendime rastladım. Ben sıcak ve buğulu bir camdan karla örtülü bir bayıra bakıyordum" diye başladığı iç dünyasının biyografisinde uzak çocukluk yıllarından gelen izlenimlerini âdeta bir şiir olarak yeniden kurduğu görülür.
Gerek bu mektupta gerekse diğer eserlerinde sıkça tekrarladığı bakmak, hayranlık ve lezzet gibi anahtar kavramlar onun psikolojisine, oradan da estetik düşüncelerine ışık tutar. Bunların anlattığı ortak duygu bir temaşa psikolojisiyle açıklanabilir.
Mektuptaki cümlede geçen "buğulu cam" sözünün arkasında nostaljiyle karışık, fakat daha çok empresyonist denebilecek ifade tarzı dikkate alındığında onun estetik programının büyük bir parçası elde edilir.
Yayımlanmış ilk şiiri "Musul Akşamları", Celâl Sahir'in (Erozan) yayımladığı bir dizide Altıncı Kitap'ta (Temmuz 1920) çıktı.
Daha sonraki şiirleri Dergâh, Millî Mecmua, Anadolu Mecmuası, Hayat, Görüş, Yeni Türk Mecmuası, Varlık, Kültür Haftası, Ağaç, Oluş, Ülkü, İstanbul, Aile, Yeditepe gibi kültür ve edebiyat dergilerinde yayımlandı.
Ölümüne yakın zamanda yaptığı bir seçimle Şiirler adıyla basılan kitabında 37 şiir bulunmaktadır. Bu kitaba girmemiş olanlarla birlikte ölümünden sonra bir araya getirilen Bütün Şiirleri'nde sayı 100'ü bulmaktadır.
Form bakımından klasik bir şiir eğitiminin gerektiğine, şiirde kulağın önemine inanan Tanpınar'ın sağlığında kitabına aldığı şiirlerin hepsi hece vezniyledir. Bununla beraber hece vezninde aruz ahengini aradığını kendisi ifade etmektedir.
Mısralarında da açık ve kapalı hecelerin sıralanışında aruza yaklaşan bir armoni hissedilir. Şiirlerinin çoğunda müzik, rüya, zaman, sonsuzluk temaları etrafında ve bunlara bağlı olarak tabiat, ışık, aşk, ölüm, korku gibi motifler yer alır.
Kendi şiirleri için "dilde rüya halini kurmak" gibi bir formülden bahseder. Bu özellikleri dikkate alındığında Yahya Kemal'den çok edebiyat çevrelerinde Yahya Kemal'e rakip görünmüş olan Ahmed Hâşim'e benzerliği dikkati çeker. En azından mizaç olarak Hâşim'e daha yakın ve ilk şiirlerinde onun etkileri daha açık biçimde görünür.