Arama

İsmet Özel'in kaleminden "Utanç İmandandır"

Edebiyatımızın önemli mütefekkirlerinden olan İsmet Özel, kendine has üslubu ile yaptığı tespitlerle çağının ötesinde bir yazardır. Utanmanın bir topluma nasıl bir değer atfettiğini anlatan Özel, "Utanç İmandandır" yazısında vakar ve utancın Müslümanlar için ne ifade ettiğini anlatıyor ve utanabilmenin önemini vurguluyor.

İsmet Özel’in kaleminden Utanç İmandandır
Yayınlanma Tarihi: 4.10.2023 11:42:00 Güncelleme Tarihi: 04.10.2023 13:38

Ut yeri dediğimizde avret yerini kast ederiz. Müslümanlar mahrem yerlerini sakındıkları nispette Müslüman sıfatına liyakat kesp edeceklerdir. Örtünmeyi esas almamanın dinden uzaklaşmayı isabetli sayanların benimsedikleri bir tavır olduğunu söyleyen Özel, "Demek ki, ne kadar örtünürsek dine o kadar yaklaşacağız." diyor. İtikadî bir sebepten yani hakikatin üstünü örttüğü için değil, sadece tohumun üstünü örttüğü için çiftçilikle uğraşanlara kâfir dendiği malûmdur. Edebiyat her çağda ve her kültürde anlam kaymalarının insanın başına belâ açmasını önlemiştir.

Çağımızın bigâne zihinleri fark etmelidir ki, dünya tarihi özü bakımından Kur'an-ı Kerîm'in nâzil olmasıyla değişmiştir. Önceleri kavimler ve onların dinleri vardı. Kur'an sebebiyle dinin sadece İslâm olduğu fark edildi. Biz Müslümanlar dünyayı öte tarafta Dar-ül Harb, beri tarafta ise Dar-ül İslâm olmak üzere ikiye böldük. Müslümanlar için dünyada ya kurtuluş yolunu tercih etmiş olarak yaşayanlar veya sapkınlık içinde her yöne savrulmuş olanlar vardı.

*Nâzil olmak nedir?
(Gökyüzünden) inmek.

*Dar-ül Harb nedir?
Müslüman olmayan bir hükümdara sahip topraklar.

*Dar-ül İslam nedir?
Müslüman bir hükümdarın egemen olduğu topraklar.

Utanma topluma değer atfeder

İsmet Özel, "Utanma duygusuna bir değer atfettiğimiz zaman insan toplumunun değerini artırmış oluruz." der ve bunun nedenini şöyle açıklar:

"Çünkü utanma hareketlerimize toplu değil, hep birlikte yaşamanın hudut koyması anlamına gelir. Bir topluma mensubiyetin sırrı birlikte yaşama duygusunda ve fikrinde saklıdır. Utanma zahir olunca yargı verilmiş ve suçlunun nefsimiz olduğuna hükmedilmiştir. Utanmasını bilen kim idiyse işlerin hep böyle gitmemesi gerektiğine akıl erdirmiştir. Utanarak tarihe bakmak da mümkündür."

Geçmişte işlenmiş hataları tamir etmek üzere değil, geçmişte yanlışlığa düşerek görülmüş işlerin bizi bugüne nasıl taşıdığı bahsini taze tutmak için. "Biz Yahudiler" diyordu Franz Kafka "zeytin gibiyiz: Yağımızı ezildiğimiz zaman veririz". Bu zaviyeden bakınca biz Müslümanların tarihi hiç kaleme alınmamıştır. Müslümanların ne uğruna neyi feda ettiklerini hiç bilmiyoruz. Su yolları açma ve birçok başka konuda Yunan ve Roma teknolojisini içselleştirmekten perva etmeyen Müslümanlar modern çağda tramvayla insan nakledilmesine "gâvur icadı" diyerek muhalefet ettiler. Muhalefetleri Batılı hâkimiyet tarzına idi. Hâkimiyet adı verilen şeyin esasının sınıf hâkimiyeti olduğuna dikkat edelim. Berlin'de toplu taşıma başladığında araçların 1. Sınıf vagonları yoktu. Çünkü aristokratlar toplu taşıma seviyesine, orada en yukarıda addedilseler bile, inmeği reddediyorlardı.

*Perva etmek ne demektir?

Sakınmak, korkmak, çekinmek.

Müslüman utanabilendir

Vakar ve utanma… Bunlar Müslümanların hâkim oldukları toplumlarda birbirinin içindedir. Karakter bakımından Batılılar erişemediği üzüme koruk idi zaten diyen öbekte yer alırlar. Her şey olduğu gibi aynen yaşanmaktadır. Günümüzde müstemlekeciliği olduğu gibi gösteren hiçbir belge yok, diye belirten İsmet Özel müstemlekecilik hakkındaki görüşlerini şu şekilde dile getirir:

"Müstemlekecilik, hesabına tababetin nasıl suiistimal edildiği hakkındaki bilgimiz dünya zebanilerinin engel olamadıkları bir sızıntıdır. Müslümanlar saltanata itiraz etmedi; çünkü onların her biri hayatlarını birer sultanmış gibi idame ettiriyordu. Eski İstanbul'da bir evde Müslümanın mı, gayri-Müslim'in mi oturduğu dışardan bakıldığında anlaşılırdı. Aşı boyalı evler Müslümanlarındı. Gayri-Müslimler, ister Rum, ister Ermeni, ister Yahudi olsunlar, gri boyalı evlerde otururdu. Eğer bir şahsın evi ihtiyacından daha büyük inşa edilmişse evin sahibi sanki orada iki ev varmış görüntüsü vermek için evi iki farklı tonda boyardı. Müslümanlar vakur ve utanmayı bilen insanlardı."

*Müstemlekecilik nedir?
Sömürgecilik.

*İsmet Özel kimdir?

Kendine has üslubu ve tespitleriyle her daim dikkat çeken ve popülerliğini koruyan İsmet Özel, edebiyatımızın önemli şairlerinden biridir. İlk şiirlerinde İkinci Yeni akımının etkileri görülen şair, yayınladığı Amentü adlı şiiriyle birlikte eserlerine manevi bir boyut kazandırarak Müslüman bakışıyla yazmaya başlar. Batı'yı eleştiren şair, eserlerinde kullandığı kavramları İslam'ın gözünden bakarak anlamlandırır.

Yazının devamını İstiklal Marşı Derneği sayfasından okuyabilirsiniz
Kaynak: İstiklal Marşı Derneği

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN