Rabbine yönelenlerin eli boş dönmeyeceği gecedir bu gece
Yeni bir "üç aylar mevsimi"ni idrak ettiğimiz günlerdeyiz. Receb-i Şerif'in beşinci gününde ve akşamla birlikte gireceğimiz Regâib Kandili'nin icabet saatlerini yaşamanın heyecanındayız artık… Regâib Gecesi ki, Alemlerin Rabbi olan Allah Teâla'nın, Zât-ı Zül-Cemâline yönelen kullarını, yüce katından türlü türlü manevi ikramlar ile sevindirip, kalplerine huzur ve sevinç, gönüllerine inşirah ve ruhlarına ferahlık vererek uğurladığı gece…
Allah'a güzel kulluk yolunda önemli bir "tedarik istasyonu" olan bu gece, yapılacak duaların kabul edileceği müjdesini veren Peygamber-i Zî Şân aleyhissalâtü vesselâm, Rabbine her gece kalkıp teheccüd namazıyla kulluğunu ifade ettiği gibi, müminlerin de geceyi mümkün mertebe uyanık geçirmeye çalışarak değerlendirmesi gereken bir gecedir bu gece…
Hiç olmazsa bu gece, yatsı ve sabah namazları için attığımız adımlar olmalı; yakınlarımızı ve ziyarete muhtaç kimseleri yaptığımız bizzat ziyaretler; engin rahmetine sığınarak günahlarımızın affı için çektiğimiz istiğfarlar olmalı; rahlemizin başında her bir sayfasını huşu içinde okuduğumuz Kur'an kıraati; gecenin bir vaktinde el bağlayıp divana durduğumuz kıyamlar, rükûlar ve secdelerimiz olmalı; Kısacası kayda değer bir yönelişimiz olmalı Rabbimize… Zira "O'na yönelen" kulunu asla karşılıksız bırakmayacak Yüce Mevlâmız var bizim…
Bilelim ki, Leyle-i Regâib… Alemlerin Rabbinin, şânına yakışan şekilde ikram ve ihsanlarının sağanak yağmurlar misali müminler üzerine yağdığı gecedir…
Yeter ki kulun rağbeti Rabbine olsun… O'nun, asla duaları geri çevirmeyeceği gecedir bu gece…
Mübarek bir mevsimin gecelerinden sadece bir gece değildir bu gece… Zaten mübarek kılınan bir Cuma gecesidir haddi zâtında… Ama öyle bir gece ki, Allah katında değerli, hürmete layık ve saygın bir ayın, Receb-i Şerif'in ilk Cuma gecesidir bu gece…
Ve bu gece, mübarek üç aylar bahçesine açılan bir kapıdır; seheri, bir Receb-i Şerif aydınlığına çıkan; sabahı bir Cuma gününe açılan bir kapıdır bu gece...
Durmak lazım bu kapının önünde… Yalvarmak lâzım Alemlerin Rabbine…
"Kerîm" ismiyle asla kulunun ellerini boş bırakmayandır o Zât-ı Zül-Cemâl…
"Vehhâb" ismiyle kuluna nice ikramlarda ve hediyelerde bulunan; kulunun gönlünü hoş eyleyen, saadet bahşedendir o Zât-ı Zül-Kemâl…
Velhâsıl bu gece, kadr ü kıymeti, şan ü izzeti pek yüce; ve azıcık gayrete çokça karşılığın verileceği bir gecedir bu gece…
Peygamber Efendimizin bu geceye dair özel bir duası olduğuna dair bir bilgiye sahip değiliz. Bununla beraber her bir müminin, Rabbine halini arz edip, gönlünden geçeni samimiyetle niyaz edeceği bir gece olması hasebiyle belki toplum olarak gönüllerimizdeki duygularımızı, arzularımızı bir ifade vesilesi olması hasebiyle, Kur'an-ı Kerim'den, peygamberlerin dilinden derlediğimiz bir dua metnini sizlerle paylaşmamızın uygun olacağı kanaatiyle aşağıdaki dua ve niyaz cümlelerini arz ediyoruz.
Bu mübarek gecede yapacağınız ibadetlerinizin makbul, dualarınızın müstecâb ve gecenizin mübarek olması niyazıyla…
Eûzü Billâhi mineşşeytânirracim.
Bismillâhirrahmânirrahîm.
Elhamdü lillahi Rabbil-âlemin.
Vessalâtü vesselâmü alâ Nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âlihi ve ashâbihi ecmaîn.
Ey bütün âlemlerin Rabbi… Yüceler Yücesi Rabbimiz!
Üç aylar mevsimine yeniden ulaşmayı nasib ettiğin için sana hamd ü senâlar olsun.
Regâib gecesine kavuşturduğun için sana şükürler olsun.
Bize ümmeti olma şerefini bahşettiğin Peygamberimiz Hz. Muhammed'e âline ve ashabına binlerce salât ve selam olsun…
Ey Rabbimiz! Ruhundan üfleyip can verdiğin, yeryüzünde halifen kıldığın Hz. Adem babamız ve Hz. Havva anamızın duasıyla Sana yalvarıyoruz: "Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyân edenlerden oluruz." Biz de onların evlatları olarak şu güne kadar nice hatalar işledik, günahlara bulaştık. Kendimize yazık ettik… Ama döndük Sana geldik. Senden başka gidecek kapımız yok. Senin yüce katına gelip el açtık… Günahlarımızı affeyle, bize merhamet eyle ve bizi bağışla Ya Rabbi!..
Ey Rabbimiz! İnkarcılara karşı uzun süre mücadele edip sonra sana dönerek, "Ey Rabbim! Ben yenilgiye uğradım! Bana yardım et!" diye dua eden Hz. Nuh misali biz de sana yalvarıyoruz. İçimizdeki nefis, dışımızdaki şeytanlar, bizi aldatıp günahlara sürüklüyor, yenik düşüyoruz. Bize yardım et Ya Rab! Göz açıp kapayıncaya kadar da olsa bizi terk etme. Bizi bize bırakma Ya Rab!. Seni zikretmekte, sana şükretmekte ve sana güzel kulluk eylemekte bize yardım eyle Yâ Rabbel âlemin…
Ey Rabbimiz! Hz. İbrahim'in niyazıyla yalvarıyoruz sana… "Rabbim! Bizi de neslimizi de namaza devam eden kimseler kıl… Bize ardımızdan Fatihalar gönderecek nesiller lütfeyle. Şu zamanın kötülüklerinden, insan ve cin şeytanlarının şerlerinden bizi de neslimizi de sen koru! Mahşer gününde bizleri, ana-babalarımızı ve mü'minleri bağışla…
Ey Rabbimiz! "Ben derdimi ve hüznümü ancak Rabbime açarım! O'dur en iyi koruyan" diye sana sığınan, Yusuf'unu kaybedip de sabr-ı cemil ile avunan, Hz. Yakub'un mahzun haliyle biz de Sana açıyoruz gönlümüzü… "Yâ Rab! Bu dünya hayatının zorluklarına dayanma gücü ver bize… Kaldıramayacağımız imtihanlarla bizi sınama Yâ Rab!... Dünyanın farklı beldelerinde çeşitli musibetlere muhatap olan bütün kardeşlerimize, hassaten Gazze'deki mazlum kardeşlerimize selametler ver, kurtuluş nasib eyle Yâ Rab!"
Ey Rabbimiz! Kuyulara atılan, zindanlarda tutulan, sonra da Mısır'a sultan olan Hz. Yusuf'un duasıyla yalvarıyoruz sana: "Rabbim bana bu mülkü Sen verdin… Sensin benim dünyada ve ahirette yardım edenim. Bana Müslüman olarak can vermeyi nasib et ve beni salih kullarının arasına kat!" Biz de diyoruz ki:
"Ey mülkün sahibi Allah'ım. Hepsi senin… Veren de sen, alan da sensin. Bize senin razı olacağın şeyleri nasib eyle! Verdiklerini bize mübarek kıl! Ahirette bizi zora sokacak, hesabını veremeyeceğimiz şeylere sahip olmaktan bizi muhafaza eyle. Bizi, Müslüman olarak ruhunu teslim edenlerden ve salih kullarınla birlikte olanlardan eyle Yâ Rabbel âlemin…"
Ey Rabbimiz! Musibetler ve hastalıklarla sınanıp da hiç şikayet etmeyen Hz. Eyyub'un nidasıyla sesleniyoruz sana: "Ey Merhametlilerin en merhametlisi!" Nice hastalarımız ve düçar olduğumuz nice hastalıklarımız var. Şu anda kimi evinde, kimi hastanede, kimi yoğun bakımda, zor durumlarda nice hasta yakınlarımız, canlarımız var. Hz. Eyyub'a şifasını verdiğin gibi, bütün hastalarımıza da "Şâfi" isminle şifalarını lütfeyle... Bu gecenin ikramı olarak dertlerine deva, illetlerine ilâç ve yaralarına merhem ol Yâ Rab! "Allah'ım! Ey bütün insanların Rabbi! Senden başka şifa lûtfedecek yok. Şifa ancak Sendendir. Bütün hastalarımızı elemsiz, kedersiz ve hiçbir eser kalmaksızın şifaya kavuştur." diye dua eden Habib-i Edib'in Muhammed Mustafa hürmetine bu duamızı da kabule eyle Yâ Rab!
Ey Rabbimiz! Hz. Musa'nın hissiyatıyla yalvarıyoruz Sana… "Rabbim! Gönlüme ferahlık ver. İşimi bana kolaylaştır." Biliyoruz ki, "hiçbir şey sen kolaylaştırmazsan kolay değil. Sen kolaylaştırırsan eğer, her zorluk kolay gelir." İbadetleri ve salih amelleri bize kolay getir. Öylesine güzel, öylesine bereketli bir üç aylar mevsimi yaşat bizlere… Ve Bayram sabahı cennet müjdesi alan, bahtiyar ve mesut kimseler eyle Yâ Rab!..
Ey Rabbimiz! Bir balığın karnında ve karanlıklar içinde "Yâ Rab! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Sen yüceler yücesisin. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum" diye dua eden Hz. Yunus'u kurtardığın gibi, bizi de hatasını anlayıp sana yönelen, sana tövbe eden, günahların zulmetinden kurtardığın kimselerden eyle Yâ Rabbel-âlemin.
Ey Rabbimiz! Kırk yıl boyunca, bir salih evlat için Sana yalvaran ve "Ey Rabbim! Doğrusu, artık kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı. Ama Ey Rabbim! (Şimdiye kadar) sana dua edip de cevapsız bırakıldığım hiç olmadı. Bana kendi katından bir evlat bağışla." diye niyazda bulunan Hz. Zekeriyya gibi bizler de senden hayırlı nesiller diliyoruz. Evlat sahibi olamamış din kardeşlerimize kendi hazinenden hayırlı evlatlar lütfeyle Yâ Rab!..
Ve nihayet, gönlünü hep sana bağlayan, secdelerde göz yaşlarıyla ağlayan, dilinde ve kalbinde hep seni anan Habîb-i Edib'in Hz. Muhammed Mustafa, Senden ne istediyse biz de onları senden dileriz, lütfeyle Yâ Rab. Hangi şeyden sana sığındıysa biz de onlardan sana sığınırız, muhafaza eyle Yâ Rab! Bize dünyada da ahirette de güzellikler ver ve bizi cehenneme düşmekten koru Yâ Rab!
Vatanımızı, milletimizi, her türlü gök ve yer felâketlerinden, güç yetiremeyeceğimiz musibetlerden koru. Ümmet-i Muhammed'in ve mazlumların ümit ışığı devletimizi ve şanlı ordumuzun her bir ferdini, hain pusulardan, dahili ve harici şer odaklarının tuzaklarından ve taarruzlarından, meleklerinle sen koru Yâ Rabbel-âlemin…
Âmin, bi hakk-ı Habîbike ve Resûlike Muhammedin ve âlihi ve sahbihî ecmain… El-fâtiha…
Mehmet Emin Ay
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.