Arama

İsmail Güleç
Temmuz 29, 2022
Vatan şairi yetiştiren şehir: Kastamonu
Sesli dinlemek için tıklayınız.

Sultan Cem, Şeyh Şaban-ı Velî, Süleyman Nazif, Yaman Dede, Arif Nihat Asya Orhan Şaik Gökyay ve İsmet Özel isimleri nerede bir araya gelir, diye bir soru sorsam ne cevap verirsiniz? Ben hemen söyleyeyim: Kastamonu'da. Biyografileri koca bir kitap olacak kadar şair yetişir Kastamonu'da. Ama ben içlerinden birkaç tanesinden bahsedeceğim.

Resim 1: Şeyh Şaban-ı Veli hazretlerinin türbesi

Sultan Cem, henüz on yaşında iken 1469'da Kastamonu sancak beyliğine tayin edilir. Dönemin kültür merkezi olan Kastamonu'da iken Cem Sultan'ın şiir yazdığından bahseder kaynaklar.

Cem Sultan'dan 441 sene sonra devrin sancak beyi yani valisi olan Süleyman Nazif (ö. 1927) 1910 yılında Kastamonu'da görev yapar. O da Kastamonu'da kısa bir süre kalır. Şeyh Şaban-ı Velî Hazretlerini "Bu zâttan ilmî bir neşve, ledünnî bir haz duymaktan halî olamıyorum. Anlıyorum ki, bu büyük zât gönüller fetheden hâlâ ruhlarımıza hâkim olan bir mutasavvıftır. Bulanık bir yürekle huzuruna giriyor, tertemiz bir vicdanla lahdinden uzaklaşıyoruz." Diyecek kadar muhabbet besler ve türbesini sık sık ziyaret eder. Bu ziyaretlerden birinde:

Bu Şa'bân-ı Velî'dir ki muktedâ-yı feyz ü irfânın
Huzûr-ı Pîr'e yüz sür itilâ ider ise vicdânın

Bu türbe irfan ve feyzin timsali, örnek alınacak modeli Şabân-ı Velî'nin türbesidir. Sen de yüksek mertebelere çıkmak ister isen, gel bu türbeyi ziyaret et, Pîr Hazretlerinin huzurunda tevazu ile eğil.

Beytini terennüm etmiş. Bu beytin ikinci mısraı siyah zemin üzerine altın yaldızla talik hatla yazılıp türbeye asılmış.

Bu konuda daha fazla bilgi öğrenmek isteyenler İhsan Ozanoğlu'nun yazdığı biyografiye bakabilirler. Biz bu kadarıyla iktifa edip yazıya devam edelim.

Yaman Dede

Yaman Dede de Kastamonu'ya sonradan gelip burada yetişenlerden. Yaman Dede'yi biz meşhur naatından biliriz. Nakarat mısraı hafızalarda olan naatın ilk bendini yazarsam hemen hatırlayacaksınız.

Gönül hûn oldu şevkinden boyandım yâ Rasûlallah
Nasıl bilmem bu nîrâne dayandım yâ Rasûlallah.
Ezel bezminde dinmez bir figândım yâ Rasûlallah
Cemâlinle ferahnâk et ki yandım yâ Rasûlallâh.

Resim 2: Yaman Dede

Yaman Dede henüz daha çocuk iken ailesi ile Kastamonu'ya gelir. Rum Ortodoks Mektebi'nde başladığı tahsilini Kastamonu İdadî'sinde tamamlar. Gayrımüslim çocukların din derslerine katılma zorunluğu olmadığı halde derslere girer. Farsçayı, hocası İskilipli Osman Efendi'den öğrenir. Farsça öğrenirken Mesnevî'nin ilk on sekiz beytini de okur ve ruhundaki dalgalanma başlar. İdâdî daha sonra Abdurrahman Paşa Lisesi adıyla Anadolu'nun ilk lisesi olacaktır.

Bayrak şairi Arif Nihat Asya (1904-1975) da Yaman Dede gibi ailesiyle birlikte küçük yaşta Kastamonu'ya gelenlerden. Arif Nihat, ilk tahsilini İstanbul'da tamamladıktan sonra geldiği Kastamonu'da, Kastamonu Sultanî'sine kaydolur. Abdurrahman Paşa tarafından İdâdî olarak kurulan okul 1912-13 eğitim yılında Sultânî adını almıştır. Dolayısıyla Arif Nihat Asya da Yaman Dede ile aynı lisede ve sıralarda tahsil görmüştür.

Resim 3: Arif Nihat Asya'nın gençlik yıllarından

Milli duygularımızı kabartan şiirlerin şairi Arif Nihat Asya, İstiklal Savaşı'nın o heyecanlı havasını Kastamonu'da teneffüs eder. Onda milli duyguların bu kadar coşkun olmasının altında Kastamonu yıllarının da etkisi olmalı. İnsanın Mehmet Behçet Yazar gibi bir müdürü, İsmail Habib Sevük gibi bir edebiyatçı; İsmail Hakkı Uzunçarşılı gibi bir tarihçi hocası olursa başka türlü olması mümkün müdür?

Mustafa Eski, Arif Nihat Asya'nın Kastamonu'da öğrenci iken yazdığı şiirleri yayınladı. Büyük kısmı vatan sevgisini terennüm eden o şiirlerin lirik olanlardan birinin ilk dörtlüğünü paylaşıyorum:

Gözlerim doldu da her şey yine bir sis oluyor.
Yine rüyalı ufuklarda da bir titreme var.
Sanki benzim gibi, ruhum gibi her şey soluyor;
Sanki kalbimdeki hicran ile dolmuş bu diyar.

Arif Nihat Asya gibi milliyetperver ve vatansever bir diğer şairimiz Orhan Şaik Gökyay (1902-1904) da vatan aşkı Kastamonu'dan ateşlenenlerden. Onun,

Bu vatan toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır,
Bir tarih boyunca onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir.

Şiirini bilmeyenimiz yoktur.

Ve İsmet Özel. O da ilkokulu 1950-1955 arasında Kastamonu'da okur. İstiklal savaşının ruhunu yansıtan İstiklal Marşı öğretmek için bir dernek kuran İsmet Özel'in bu duygulara sahip olmasında da Kastamonu'nun etkisi olsa gerek. O yıllardan arkadaşı olan Mori'yi hiçbir zaman unutmaz ve gençlik yıllarında kendi çabasıyla yayınladığı kitabında yer alan Geceleyin Bir Koşu başlıklı şiirinin baş tarafında;

Külden bir ağzım vardı mermilerden önce
çanların saçlarıma değdiği yerde ulurdu
Mori, bakırcı çarşısı, incitepe
ağzımın üniformasına sokulurdu.

Geçen Mori, İsmet Özel'in Kastamonu'daki yıllarındaki arkadaşı Muharrem'in (Şimşek) kısaltmasıdır. İncitepe ve Bakırcılar Çarşısı ise şairin çocukken dolaştığı yerlerdir.

Resim 4: İsmet Özel Kastamonu Nasrullah Camii avlusunda

İsmet Özel'in Kastamonu ile ilgisi daha sonra da devam eder. İstiklal Marşı Derneği'ni kurduktan sonra her yıl Kastamonu'ya gelerek Kadı Nasrullah Camiinde İstiklal Marşı'nın 10 kıtasını okumuş ta ki bir müftü izin vermeyinceye kadar. İstiklal Marşı şairinin vaaz ettiği camide onun yazdığı ve o vaazın ruhunun yer aldığı şiirin okunmasına izin vermemesini anlamam pek mümkün değil.

Şimdi siz bana soracaksınız. Bütün bunları neden yazdın, ne demek istiyorsun? Haklısınız. Bir şey demek istemiyorum. Geçenlerde Kastamonu'ya gittim, çok beğendim ve etkilendim. Cami, türbe, han, medrese, çeşme ve köprüleri anlatan çok kaynak var. Bir kez daha tekrar etmek istemedim. Beni etkileyen kısmı sizinle paylaşmak istedim ve orada öğrendiklerimi sizinle paylaştım, hepsi bu.

Ama siz bu yazdıklarımdan başka manalar çıkarırsanız bir şey demem. Okuyanların yazandan arif olduklarına inanırım çünkü.

İsmail Güleç

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2022 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN