Arama

  • Anasayfa
  • İslam
  • Hadis Günlüğü - Müslümanlar için hadis ilminin önemi

Hadis Günlüğü - Müslümanlar için hadis ilminin önemi

Yayınlanma Tarihi: 05.07.2021 17:09 Güncelleme Tarihi: 05.07.2021 17:38
Hadis Günlüğü - Müslümanlar için hadis ilminin önemi

İslam'ın temel kaynaklarından biri olan hadis-i şerifler, Peygamber Efendimizin (sav) "söz ve davranışları"ndan oluşur. Müslümanların helal üzerine doğru bir hayat yaşayabilmesi ve Resulullah'ı (sav) tam manası ile örnek almaları açısından kritik bir öneme sahiptir. Ayrıca hadis ve sünnet, aziz Kur’an’ın tefsiri mahiyetindedir. Gelin, Müslümanlar için hadis ilminin önemine daha yakından bakalım.

HADİS-İ ŞERİF NEDİR?

📌 Müslümanlar için Kur'an-ı Kerim'den sonra en büyük İslami kaynak, hadis-i şeriflerdir. Peygamber Efendimizin (sav) "söz ve fiilleri" anlamına gelen hadis, Müslümanların helal üzerine doğru bir hayat yaşayabilmesi ve Resulullah'ı (sav) tam manası ile örnek almaları açısından kritik bir öneme sahiptir.

📌 Hadis-i şerifler, Kur'an-ı Kerim'i hayata aktaran vasıtadır. Bundan dolayı da Müslümanların inanç, ibadet ve ahlâk esaslarını, dünya görüşlerini, hayat tarzlarını oluşturan temel kaynaktır.

Her hadis, "sünnet" olarak adlandırılan ve Peygamber Efendimizin (sav) örnek yaşamını ifade eden bütünün sözlü veya yazılı parçasıdır.

📌 Hadis-i şerifler, İslam'ın genel esasları ile dinin genel çerçevesi, vahiy, peygamberlik, sünnetin genel esasları, Allah, âlem, varlık, bilgi, ahlâk ve insan tasavvuruyla iç içe geçmiş bir anlam ilişkisine sahiptir. Bundan dolayı da bir bütünlük içerisinde okunduğunda doğru ve sağlıklı anlama mümkün olabilir.

📌 Hadis ve sünnet, aziz Kur'an'ın tefsiri mahiyetindedir.

HADİS-İ ŞERİFLER GÜNÜMÜZE NASIL ULAŞTI?

📌 Resulullah'ın (sav) etrafında, adeta O'nun bütün söz ve davranışlarını yakın takibe alan ve hafızalarına nakşeden sahabiler, Resulullah'ın sünnetini sonraki kuşaklara bizzat taşıdılar.

📌Asr-ı Saadet döneminde sahabe, ilahi kaynaktan gelen her bilgiyi muhafaza etmek için büyük bir gayret ve ciddiyet içinde olmuşlardı. Onların Hz Peygamber'i dinlerken takındıkları tavrı tasvir eden bir rivayette, "Sanki başlarında birer kuş varmış gibi (dikkatli) idiler." denilmişti.

📌Ancak sahabilerin Peygamberimizden (sav) dinledikleri sözler, yazıya geçirilmemişti. Hem dönemin şartları bu duruma müsait değildi hem de Allah Resulü (sav) bu durumu hoş karşılamamıştı. Ebû Saîd el-Hudrî vasıtasıyla nakledildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle demiştir: "Benden bir şey yazmayın. Her kim benden Kur'an'dan başka bir şey yazmışsa onu hemen yok etsin. Benden hadis rivayet edin; bunun bir sakıncası yok. Ama her kim benim üzerimden kasten yalan söylerse cehennemdeki yerini hazırlasın." (Müslim, Zühd, 72; İbn Hanbel, III, 56; Dârimî, Mukaddime)

➡ Fakat hadis yazma konusunda net bir yasak yoktu. Çünkü Peygamber Efendimiz (sav) bazı sahabilere bu konuda özel izin verdi.

🔎Ebû Saîd el-Hudrî kimdir?

Ebbu Said el Hudri, en çok hadis rivayet eden yedi sahabiden biriydi. İslam tarihine genç sahabilerin en fakihi olarak geçen Ebu Said, "imam" ve "Medine müftüsü" lakaplarıyla anıldı; pek çok içtihadı ve fetvası kaynaklarda yer aldı.

HADİS İLMİNİN KAPSAMI NEDİR?

📌Peygamber Efendimizin (sav) hadisleri, O'nun sözleri, davranışları, yaratılışıyla ilgili özellikleri ve ahlâkî vasıflarını kapsar.

Prof. Dr. Zekeriya Güler, Vav Tv'de yayınlanan Hadis Günlüğü programında hadis ilminin kapsamını, Hatîb el-Bağdâdî'nin Şerefü'l Ashabu'l Hadis adlı eserinden yola çıkarak anlattı👇

Hatîb el-Bağdâdî'nin Şerefü'l Ashabu'l Hadis adlı eserinde, hadis âlimlerinin faziletleri ve bu ilmin dinin temel kaynağı olduğu vurgulanır.

Bağdadi eserin mukaddimesinde, hadis ilminin şümul sahasına girerken şu tespitte bulunur: "Her şeyden evvel itikadı esaslar vardır hadis ilminde: Va'd ve vaid, Esma-i Hüsna (Sıfatullah) cennet ve cehennemin özellikleri, ehl-i cennet için hazırlanan mükâfat, ehl-i cehennem için verilecek ceza, Allah'ın yerlerde ve göklerde yarattığı ilginç varlıklar, melekler âleminin sıfat ve mahiyeti hakkında bilgiler hadis kaynaklarında mevcuttur.

➡ Hadislerde peygamberlerin kıssaları, zahid ve salih kulların haberleri vardır. Edip ve hatiplerin irşadları, fakihlerin fetvaları, Arap ve Acem meliklerinin siretleri (bir kimsenin ahlâkı), geçmiş ümmetlerin hayat hikayeleri oradadır.

➡ Resulullah'ın (sav) gazvelerinin ve seriyyelerinin açıklamaları, verdiği hüküm ve fetvaları, konuşmaları, hutbe ve vaazları mucizeleri, nübüvvetini gösteren her türlü hali yine hadis kitabiyyatında mevcuttur.

➡ Annelerimiz (Peygamber Efendimizin eşleri), çocukları, damatları ve ashabı onların faziletleri, onların ibretamiz (ders verici) hatıraları, yaşadıkları ömürler ve neseplerine dair bilgiler de hadis ilmine dair kitaplarda mevcuttur. Kur'an-ı Kerim'in tefsiri, ondaki haber ve hikmetli zikri yine onda bulursun."

📌Hadis ilminin kapsamı zamanla genişledi ve sahabinin Resulullah'ın (sav) ahlaki özelliklerine dair sözleri de dahil oldu.

Örneğin Sahih Buhari'nin birinci cüzünde Efendimizin (sav) Ramazan günlerindeki hali anlatılır. Bu günlerde diğer aylara nispetle çok daha neşeli olduğunu bize nakledilir. Enes bin Malik (ra), Peygamberimizin şemail ve ruh haline dair bilgi vererek O'nu (sav) "İnsanların en mükemmeli, yaratılış bakımından en güzeli" olarak tasvir eder. Abdullah ibn Abbas (ra) da şu cümlelerle devam eder: "Resulullah (sav) pek çok güzelliklerinin yanında O'nun Ramazan ayında calib-i dikkat (dikkat çeken) tarafı cömertliği idi."

HADİS İLMİNİN ÖNEMLİ KAYNAĞI

📌Hadis ilminin önemli bir parçası Nesai'nin "Amelü'l-yevm ve'l-leyle" adlı eseridir.

📌Amelü'l-yevm ve'l-leyle adlı eser, Peygamber Efendimizin (sav) günlük dua ve zikirleri ile bu konudaki tavsiyelerini içerir. Bir Müslüman'ın Peygamber Efendimizin (sav) sünnetlerine uygun olarak nasıl yaşaması gerektiğini gösterir. O'nun (sav) sabah uyandıktan sonra duası, eve girerken ve çıkarken, alışveriş yaparken, yatarken ve kalkarken, namaz ve oruç gibi çeşitli ibadetleri ifa ederken neler söyleneceğini, sevinç ve keder hallerinde nasıl dua ettiğine dair bütün ayrıntılar yer alır.

"AMELÜ'L-YEVM VE'L-LEYLE"DE YER ALAN DUALAR

📌 Muaz bin Cebel (ra)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) bir gün onun elini tutarak: "Ey Muâz! Allah'a yemin ederim ki, ben seni gerçekten seviyorum." buyurdu.

Muâz (r.a) da: "Anam babam size feda olsun ya Resulallah! Ben de sizi çok seviyorum!" karşılığını verdi.

Daha sonra Peygamber Efendimiz (sav), ona şöyle buyurdu: "Ey Muaz! Sana kıldığın her namazın sonunda 'Allah'ım! Seni zikretmek, sana şükretmek ve sana güzelce kulluk yapabilmek hususunda bana yardım eyle!' duasını hiç bırakmamanı tavsiye ediyorum."

(x) (Ahmed, V, 244-245; Ebû Dâvûd, Vitir, 26/1522; Nesâî, Sehv, 60/1301)

📌 Peygamber Efendimizin Muaz bin Cebel'e tavsiye ettiği bu dua, birçok manayı ifade eden veciz ifadelerinden biridir. Zikir; Allah'ı hatırlama, O'nun yaratıcı kudret olduğunun farkına varmadır. Kur'an-ı Kerim'i tefekkürle hayata aksatma ile anlamaya çalışma en faziletli duadır.

Hz. Enes'den (ra) rivayet edildiğine göre demiştir ki: "Resulüllah (sav), namazını tamamladığı zaman, sağ eliyle yüzünü mesh ederdi (sıvardı). Sonra buyururdu:

(x) "Eşhedü en lâ ilahe illâllahu errahmânü errahîmu. Allâhümme ezhib anni'îhemme ve'l-hazene"

(Rahman ve Rahim olan Allah'dan başka hiç bir ilâh olmadığına şahitlik ederim. Allah'ım! Benden üzüntü ve kederi gider.)

Resulullah (sav) sabah uyandığında şu duada bulunurdu: "Biz İslam fıtratı üzere sabahladık, ihlas ile uyandık. Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (sav) dini, onun hayat tarzı üzerine uyandık. Keza Peygamberimizin pek çok münasebetle hürmet ettiği babamız İbrahim'in dini üzere biz itikaden uyandık. Müslüman olarak Allah'a teslim olan, aklını iradesini Allah'a teslim eden Müslümanlara olarak güne başladık. Ben asla müşriklerden değilim."

Her müminin sabah uyandığında bu duayı okuması sünnetin gereğidir.

2021 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN