Arama

'' 93 yaşında

'Bilge Kral' 93 yaşında

Bağımsızlığa giden zor ve çetin yıllarda Bosna-Hersek halkına önderlik eden, ülkenin ilk cumhurbaşkanı merhum yirminci yüzyıl Avrupa’sındaki önemli Müslüman düşünürlerinden biridir. Bir aydın olarak dikkat çeken yanı ise İslâm dünyasındaki krizleri sadece fark etmesi değil; krizlerin çözülmesine karşı da ilgisini yoğunlaştırmasıydı. Merhum Aliya İzetbegoviç’i doğumunun 93’üncü yıl münasebetiyle rahmet ve özlemle anıyor; hayat felsefesi, adaletli tavrı ve mücadelesine önemle değiniyoruz.

halkına yaptıklarıyla ışık tutan "" Aliya, "Ey teslimiyet, senin adın İslam'dır", "Her şeye kadir olan Allah'a yemin ederim ki köle olmayacağız", "Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır" ve "Ben Avrupa'ya giderken kafam önümde eğik gitmiyorum. Çünkü çocuk, kadın ve ihtiyar öldürmedik. Çünkü hiçbir kutsal yere saldırmadık. Oysa onlar bunların tamamını yaptılar. Hem de Batı'nın gözü önünde, Batı medeniyeti adına" sözleriyle her zaman hatırlanacak.

İzzetbegoviç, modern sorunların Müslümanca çözülmesini temel bir ilke olarak kabul etti. Bu bağlamda, Avrupalı İslâm, İslâm demokrasisi gibi yeni kavram ve anlayışlarla modern İslâm düşüncesini zenginleştirdi. Sahip olduğu derin bilgi birikimi nedeniyle "Bilge Kral" olarak da anılan Bosna Hersek'in lideri İzetbegoviç, 8 Ağustos 1925'te ülkenin kuzeybatısındaki Bosanski Samac şehrinde dünyaya geldi. Lise eğitimini gördüğü Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da () isimli teşkilatın kurucusu olan İzetbegoviç, boyunca faşist ve sonrasında ise komünist ideoloji ve uygulamalarına karşı çıktı. Genç Müslümanlar ayrıca İkinci Dünya Savaşı sırasında yardım faaliyetleriyle öne çıktı.

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Yugoslavya'da yönetimi yanlılarının alması üzerine ülke statüsü federal cumhuriyetlere ayrıldı. "Bilge Kral" o dönemde politik İslam'ı savundu ve komünist yöneticilerin hedeflerinden biri haline geldi. İzetbegoviç, 1946 yılında İslamcılık suçuyla üç yıl hapse mahkûm edildi.

Üç yıl süren hapis döneminin ardından İzetbegoviç, üniversite eğitimini tamamlayarak 1970 yılında en önemli eserlerinden ""nu kaleme aldı. İzetbegoviç'in bu eseri 1983 yılında soruşturma altına alındı ve "Bilge Kral" Mladi Müslümani adlı teşkilatı yeniden örgütlemek suçundan bu sefer 14 yıl hapse mahkûm edildi.

MÜSLÜMAN AYDIN OLARAK GÖRÜLMESİNİN HAKLI GEREKÇELERİ

"Bizi yok etmekle tehdit ediyorlar, ama bilsinler ki Müslümanlar yok olmayacaklar."

Müslüman toplumların İslam'a olan ihtiyacını anlatan "İslam Deklarasyonu" eseri kısa bir süre içinde Bosna Hersek halkının dikkatini çekerken İzetbegoviç, 1988 yılının sonunda eski Yugoslavya hükümeti tarafından çıkarılan "sözlü muhalefet sebebiyle cezalandırılanlara tanınan aftan" yararlanarak serbest kaldı. İzetbegoviç, hapis yattığı yıllar boyunca inandığı değerlere ışık tutmaya devam etti. Hapisteyken, İslam'ı sade bir dille anlattığı "Doğu ve Batı Arasında İslam" isimli eserini tamamladı.

Aliya İzzetbegoviç'in Müslüman aydın olarak görülmesinin haklı gerekçelerden biri, Doğu Batı Arasında İslam başlıklı eserinin girişinde, günümüz medeniyetinin şekillenmesinde İslâm'ın rolünü soruşturmasıdır. Bosna Hersek'li bir Müslüman olarak İzzetbegoviç, bağımsızlık savaşına kadar nerdeyse hayatının önemli bir bölümünü, 'ötekileştirme' tutumunun bir muhatabı olarak geçirmiştir. Kapitalist ekonominin 'ötekisi' olarak, sosyalist Yugoslavya'nın vatandaşıdır; Yugoslavya'nın asıl unsuru olan Sırp milliyetçiliğinin 'ötekisi' olarak, Boşnak'tır; ateist marksistlerin 'ötekisi' olarak, dindar ve Hıristiyan komşularının 'ötekisi' olarak da Müslümandır. Sözü edilen 'öteki' kimlikler arasından İzzetbegoviç'in İslâm'ı üst kimlik olarak seçtiği görülmektedir.

Boşnak lider, Bosnalı Müslümanların silahsız bir şekilde savaşla yüzleştikleri İkinci Dünya Savaşı'nda tecrübe edilen durumun tekrarını önlemek amacıyla 1990 yılında Demokratik Eylem Partisini (SDA) kurdu.

SDA, 18 Kasım 1990'da yapılan ilk çok partili seçimde parlamentodaki 240 milletvekilliğinden 86'sını kazandı. İzetbegoviç önderliğindeki Bosna Hersek, 29 Şubat-1 Mart 1992'de bağımsızlık referandumuna giderek yüzde 99,4 "evet" oyuyla bağımsızlığını ilan etti.

"BENİM HOŞGÖRÜM AVRUPA DEĞİL İSLAM KÖKENLİDİR"

1994'te savaş devam ederken bir Alman dergisine şunları söylemişti: "Benim hoşgörüm Avrupa değil İslam kökenlidir. Eğer hoşgörülüysem öncelikle ve en çok Müslüman olduğum için, ancak ondan sonra Avrupalı olduğum içindir. Avrupa, parıldayan gerçeklere rağmen kendisini kurtarmaya kesinlikle muktedir olamadığı kuruntulara sahiptir. Örneğin, Bosna'daki bu savaş sırasında, yüzlerce kilise ve cami yıkıldı. Bunlardan bir teki bile Boşnaklar tarafından yıkılmadı, hepsi Avrupalılar tarafından yıkıldı. Türk idarecileri dünyanın en yumuşak yöneticileri değillerdi, ama tüm Hıristiyan halklar ve onların Ortaçağdan kalma en önemli anıtlarının hepsi 500 yıllık Türk idaresi boyunca ayakta kalabildi. Bu bir gerçek. Belgrad'dan fazla uzak olmayan Fruska, Gora Tepelerinin meşhur manastırları Türk yönetiminin 300 yılı boyunca ayakta kaldı, ama üç yıllık 'Avrupalı' yönetimine dayanamadı. II. Dünya savaşı sırasında yakılıp yıkıldılar. Faşizm ve komünizm Asya'nın değil Avrupa'nın ürünleridir. Ve şimdi bile Avrupa, Balkanlar'da faşizmin ortaya çıkışına karşı fazla bir hassasiyet göstermemiştir. Avrupa'ya değer veriyor ve takdir ediyorum ama kanımca kendisini olduğundan çok daha büyük görüyor." (Tarihe Tanıklığım, s. 196)

HALKINA ULUSLARARASI ARENADA TANINAN BİR DEVLET VE BAYRAK BIRAKTI

Bosna Hersek'in bağımsızlığını kabul etmeyen Sırplar, burada etnik temizliğe başladı. Ülkede 1992-1995 yılları arasında yaşanan kanlı savaşta binlerce Boşnak hayatını kaybetti. Savaşta Boşnakların ayakta kalması için tüm gücüyle mücadele eden İzetbegoviç, Bosna Hersek'in egemenliği için halkına önderlik etti. İzetbegoviç, 21 Kasım 1995'te ABD'de savaşı sonlandıran Dayton Barış Antlaşması'nı imzaladı. "Bilge Kral" halkına uluslararası arenada tanınan bir devlet ve bayrak bıraktı.

Sağlık sorunları nedeniyle 2000'de Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi ve SDA'daki başkanlık görevinden ayrılan İzetbegoviç, geçirdiği iç kanama sonucu 19 Ekim 2003'te Saraybosna'da vefat etti.

Ölüm döşeğinde Cumhurbaşkanı ile görüşen İzetbegoviç, Erdoğan'a "Bosna Hersek'i sana emanet ediyorum." demişti.

"KAZANACAĞIZ, ÇÜNKÜ AHLAKLI OLAN BİZİZ"

Bilge kral sıfatının kendine çok yakıştığı Aliya, bir devlet adamı ve lider olarak, siyasi ve askeri mücadeleyi evvela ve mutlaka ahlaki ve yasal zeminde sürdürmeyi zaruri görüyordu. Ahlakın kaynağı ve insanın ahlakiliği onun felsefesinde başlı başına önemli bir konudur. Doğu Batı Arasında İslam, Esaretten Kaçış, Tarihe Tanıklığım adlı eserlerinde ve yaptığı birçok konuşmada bu konuya derinlemesine eğildiği görülmektedir. (H. Şule Albayrak)

"Kazanacağız, çünkü ahlaklı olan biziz" duruşuna sahip olan Aliya, savaşın en şiddetli zamanlarındaki bir kış gününde askerlerini ziyareti sırasında onlara şu şekilde hitap etmişti: "Görüyorsunuz, Allah karşımıza acı verici bir imtihan çıkarmıştır. Boğazlandık, kadın ve çocuklarımız öldürüldü, camilerimiz yakıldı, ama biz kadın ve çocukları öldürmeyeceğiz, kiliseleri yıkmayacağız. Bunu yapmayacağız çünkü bazı tekil vakalarda bunlar olmuş olsa da bu bizim yolumuz değil... Biz muzaffer olacağız çünkü biz başkalarının dinine, milliyetine ve farklı siyasi kanaatlere saygı gösteriyoruz ve çünkü bu zor durumumuzda bile temiz insanlar olmaya çabalıyoruz. Ve başkalarının ibadethanelerini yıkmak bize her halükarda yasaklanmıştır." (Tarihe tanıklığım, s. 194)

"EY TESLİMİYET, SENİN ADIN İSLÂM'DIR"

Bosna Hersek halkı için verdiği mücadeleyle hafızalara kazınan liderlerden İzetbegoviç, bıraktığı eserlerle yaşamaya devam ediyor. "İslam Deklarasyonu" ve "Doğu ve Batı Arasında İslam" isimli eserlerinin yanı sıra Aliya'nın "Köle Olmayacağız", "Tarihe Tanıklığım" ve "Özgürlüğe Kaçışım/Zindandan Notlar" adlı kitapları da öne çıkıyor.

Bosna Hersek halkına yaptıklarıyla ışık tutan "Bilge Kral" Aliya, "Ey teslimiyet, senin adın İslam'dır.", "Her şeye kadir olan Allah'a yemin ederim ki köle olmayacağız.", "Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır." ve "Ben Avrupa'ya giderken kafam önümde eğik gitmiyorum. Çünkü çocuk, kadın ve ihtiyar öldürmedik. Çünkü hiçbir kutsal yere saldırmadık. Oysa onlar bunların tamamını yaptılar. Hem de Batı'nın gözü önünde, Batı medeniyeti adına" sözleriyle her zaman hatırlanacak.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN