Arama

1918’de İstanbul’u etkisi altına alan İspanyol (domuz) gribi

Tarih boyunca insanoğlunun uğraştığı felaketlerden birisi de salgın hastalıklardır. Teknolojinin ilerlemesi, sağlık alanında pek çok gelişmeyi de beraberinde getirmiş olsa da bazı salgın hastalıklar geçmişten günümüze ne yazık ki hala varlığını sürdürüyor. Bu sıralar gündemimizi epey meşgul eden domuz gribi olarak bilinen İspanyol gribi, söz konusu salgın hastalıklara örnek. Peki günümüzde de etkisini gösteren bu gribin, 1918-1920 yılları arasında bütün dünyayı kasıp kavurduğunu ve binlerce insanın ölümüne sebebiyet verdiğini biliyor muydunuz? Osmanlı'nın son yıllarına denk gelen bu hastalık İstanbul'da nasıl bir yankı bulmuş, kaç kişi yaşamını yitirmiş, hükümet bu konuda nasıl önlemler almış? Bütün bu soruların cevabı işte sizlerle…

  • 2
  • 15
Osmanlı döneminde İstanbul’u etkisi altına alan domuz gribi
Osmanlı döneminde İstanbul’u etkisi altına alan domuz gribi

İstanbul, 1918-20 yılları arasında yalnızca domuz gribi ile değil, veba, tifüs frengi, verem, çiçek gibi hastalıklarla uğraşmaktaydı. Hatta öyle ki bu hastalıklar gündelik hayatın yanında edebiyatta da yansımalarını göstermiş, Servet-i Fünun edebiyatındaki roman kahramanları sürekli hastalıklarla boğuşan bireyler olduğu için bu dönem, "nane-limon edebiyatı" olarak da anılmış.

  • 3
  • 15
Eylül 1918’de İstanbul’a ulaştı
Eylül 1918’de İstanbul’a ulaştı

O dönemlerde pek çok salgın hastalıkla mücadele eden İstanbullular, Amerika menşeli bu yeni grip türüyle Eylül 1918'de tanışmış. Salgın İstanbul'da üç aşamalı olarak seyredilmiş, ilk aşaması kolay atlatılsa da Ekim ayında başlayan ikinci aşaması fazlasıyla sancılı olmuş. Dönemde "İspanyol nezlesi", "İspanyol gribi", "Grip İspanyol" ve "İnfluanze" olarak adlandırılan bu grip, yalnızca İstanbul'da değil Anadolu'da da etkisini göstermiş.

  • 4
  • 15
Yalnızca İstanbul’da değil Anadolu’nun pek çok bölgesine etkisini gösteren domuz gribi
Yalnızca İstanbul’da değil Anadolu’nun pek çok bölgesine etkisini gösteren domuz gribi

Grip yalnızca İstanbul'u değil, tüm Anadolu'yu da etkisi altına almış. Ali Şükrü Çoruk'un Osmanlı'nın Son Yılları isimli çalışmasında aktardığına göre gazetelerde özellikle Çorum'da günde 30-40 kişinin vefat ettiği yazılmış ve Anadolu'dan İstanbul'a çekilen telgraflardan anlaşıldığı üzere hastalık baş edilemez bir hale gelmiş. Telgraflarda ayrıca hükümetten doktor ve ilaç istenmiş, hükümet ise dönem koşullarında elinden geldiğince bu yardım taleplerini karşılamaya çalışmış. Çoruk'un ifade ettiği üzere Aspirin en çok gönderilen ilaçların başında.

  • 5
  • 15
Hem savaşla hem griple uğraşan İstanbul halkı
Hem savaşla hem griple uğraşan İstanbul halkı

Birinci Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan İmparatorluk, savaş sebebiyle alt üst olan sosyal düzenin yanında bir de Amerika'dan gelen domuz gribiyle uğraşmış. Zaten dönemdeki olumsuz atmosferin etkisiyle korku içerisinde hayatlarını sürdüren İstanbul halkı, Ekim ayında hastalığın öldürücü yüzüyle karşı karşıya kalmasıyla büyük bir panik yaşamış.

  • 6
  • 15
Sıhhiye Müdürlüğü’nün hastalık hakkında halkı bilgilendirmesi
Sıhhiye Müdürlüğü’nün hastalık hakkında halkı bilgilendirmesi

Çoruk'un bahsi geçen eserinde aktardığına göre, hastalığın endişe verici boyutlara ulaşması neticesinde devrin Sağlık Bakanlığı sayılan Sıhhiye Müdürlüğü; hastalık hakkında halkı bilgilendirmiş; öksürürken mendil kullanmak, hasta ziyareti yapmamak, kapalı mekanları havalandırmak, toplu ulaşım araçlarını kullanmamak, kalabalıktan uzak durmak, hastalık süresince yataktan çıkmamak ve her devrin en kurtarıcı yöntemi ıhlamur içmek gibi önerilerde bulunmuş.

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN