Musibetlere sabretmek
Yaşam, kimi zaman zorlu sınavlarla bizleri sınar. İslam'ın yayılmasında Hz. Muhammed'in (sav) yaşadığı sıkıntılar, bizlere önemli bir ders niteliğinde. Mekke'de karşılaştığı müşrik baskısı, işkenceler ve hakaretler, peygamberimiz için de insanî bir zorluktu. Ancak Kuran'dan gelen ilahi teselli, bu kutlu mücadelede hem kendisine hem de kıyamete dek bu görevi üstlenecek tüm müminlere ışık oldu: "Her zorluktan sonra mutlaka bir kolaylık vardır." 6 Şubat depremlerine de bu yönü ile bakmamız gerek.
◾ 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen, on bir ili etkileyen, şiddeti ve kayıplardan dolayı "asrın felaketi" olarak tanımlanan depremlerin üzerinden üç yıl geçti.
◾ On binlerce kişinin vefat ettiği, on binlerce insanın yaralandığı, milyonlarca insanın ise unutamadığı 6 Şubat Depremleri milletimizin hafızasında kapanmaz bir yara açtı.
Sen iyi bir sonuç elde etsen bu onlara üzüntü verir; ama başına bir musibet gelse, "Biz tedbirimizi önceden almıştık" derler ve sevine sevine dönüp giderler. De ki: "Allah bize ne yazmışsa başımıza ancak o gelir, O bizim mevlâmızdır." Müminler yalnız Allah'a güvenip dayansınlar.
Tevbe Suresi 50-51. Ayetler
Tevbe Suresi 50-51. Ayetler Tefsiri
◾ 50-51. âyetlerde münafıkların Resûlullah'ın ve müslümanların başına gelen kötülüklerden büyük sevinç duyduklarına değinildikten ve müslümanlardan ilâhî takdir ve Allah'a tevekkül konusundaki anlayışlarını onlara karşı bir daha açıklamaları istendikten sonra; 52. âyette müslümanların başına gelecek durumların münafıkların düşündüğü gibi olmayacağına dikkat çekilmektedir.
Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar.
Şûrâ Suresi 30. Ayet
Şûrâ Suresi 30. Ayet Tefsiri
◾ Musibet kelimesi "istenmeyen, kötü durumlar, felâketler" anlamına gelir. İnsanın başına gelen her musibetin kendi yapıp ettikleri yüzünden olduğu belirtilirken, gerek evrendeki fiziksel ve sosyal yasaları görmezden gelmesi ve gerekli önlemleri almaması, gerekse Allah'a isyan teşkil eden davranışlarda bulunması sebebiyle dünyada karşılaştığı sıkıntı, acı ve felâketlerin kendi kusurunun bir sonucu olduğuna dikkat etmesi istenmektedir.
◾ Resulullah (SAV) buyurdu:
"Bir Müslümana herhangi bir musibet, bir sıkıntı, bir gam dokunursa, hatta kendisine bir diken dahi batsa, mutlaka Allah bunları onun günahlarına kefaret yapar.
Buhari, Marda,1; Müslim, Birr, 52. Tirmizi, Cenaiz, 1
◾ Resulullah (SAV) buyurdu:
"Allah'ın müminler için ön gördüğü hükmü/kararı beni oldukça sevindirmektedir. Şöyle ki; kendisine bir hayır /bir iyilik dokunsa Rabbine hamd eder ve şükreder. Başına bir musibet gelse hamd eder, sabreder. Her durum da hatta hanımının ağzına koyacağı bir lokmadan ötürü dahi mümin için bir ücret, bir mükâfat vardır."
Ahmet b. Hanbel, 1/173
◾ Resulullah (SAV) buyurdu:
"Ümmetim, merhamete uğramış bir ümmettir. Ahirette azap görmeyecektir. Onun azabı cezası, dünyada başına gelen fitneler/ağır imtihanlar, depremler, masum yere öldürülmeler gibi felaketler şeklinde verilir."
Ebu Davut, Fiten,7
Bizler bu dünyada imtihandayız. Başımıza gelen felaketler, hastalıklar, sıkıntılar olur. Bütün bunlar günahlarımıza kefaret oluyor. Bu ümmet diğer ümmetlere göre daha fazla ilahi lütfe mazhar olmasıdır. Diğer ümmetlere göre daha az azap göreceği anlamına gelir.
◾ Resulullah (SAV) buyurdu:
"Mümin kişi hayrete şayandır. Zira işinin hepsi onun için hayırdır. Bu özellik yalnız mümine özgüdür,(aittir) Bir olaya sevinir ve şükreder. Bu iş onun için hayırdır. Başına üzücü bir işle karşılaşır (bela gelirse )sabreder, isyan etmez bu da onun için hayırdır."
Müslim, Zühd,13. Ahmet b. Hanbel,V,24