Ortadoğu'nun Balzac'ı Necib Mahfuz'dan mutlaka okumanız gereken kitaplar
Mısır edebiyatının gözde yazarı Necib Mahfuz, toplumun yansımasını imgelemiyle birleştirdiği romanlarıyla olduğu kadar kısa öyküleriyle de sadece okurlarına değil nice yazara da ilham verdi. Ancak Batı'daki geniş okur kitleleri Mahfuz'u 1988'de, Nobel Ödülü'nü kazanmasıyla keşfetti. Sizler için, Mahfuz'un tüm renkleri ve türlü meşreplerden insanların hikayelerini anlattığı kitaplarını derledik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Karnak Kafe kitap özeti
Mısırlı yazar Necib Mahfuz, Karnak Kafe'de ülkesinin yakın geçmişinde yaşanmış, büyük önem taşıyan iki siyasi olayın ardından gelen baskıcı ve çalkantılı dönemi konu ediyor. 1952 Devrimi'yle 1967'deki Arap-İsrail Savaşı'nı izleyen yıllarda yazılmış roman, devrimin ve savaşın insanların yaşamları ile değerlerini altüst edişini, Kahire'de bir kafede tesadüfen bir araya gelen farklı kişilerin öyküleri üzerinden anlatıyor. Karnak Kafe, Necib Mahfuz'un en eleştirel ve sert romanlarından biri sayılıyor.
Başlangıç ve Son kitap özeti
Arap âleminin en büyük romancısının kaleminden sürükleyici bir aile hikâyesi daha… 1930'ların Mısır'ında, Kahire'de yaşayan küçük bir memur ailesinin başına gelen felaketlerin anlatıldığı başlangıç ve son Mahfuz'un diğer romanları gibi yine sıradan, küçük insanların dünyasına nüfuz ediyor.
Kamel ailesinin reisi, baba ali beklenmedik bir anda kalp krizinden ölünce lisede okuyan iki oğlu, Hüseyin ve Hasaneyn ve evlilik çağındaki kızı nefise ile ortada kalan anne Samira müthiş bir hayat kavgasına girecektir.
Zaten aileyle pek ilişkisi olmayan en büyük oğlu Hasan'dan hayır yoktur. Sakin ve alçak gönüllü Hüseyin, ihtiraslı ve yetenekli Hasaneyn, çirkin ama zeki nefise tutkuları, özlemleri doğrultusunda mücadeleye girişirken; akıllı ve kararlı bir kadın olan Samira da öncelikle bir dayanışma, kenetlenme içinde ailesini ayakta tutmaya çalışacaktır.
Zaman ve Mekan kitap özeti
Mısır edebiyatının gözbebeği Necib Mahfuz, toplumun yansımasını yazarın imgelemiyle birleştirdiği romanlarıyla olduğu kadar kısa öyküleriyle de sadece okurlarına değil nice yazara da ilham vermiştir. Kimi zaman Kafka'yı kimi zaman Proust'u ve hatta Cortázar'ı ya da Camus'yü hatırlatan zihin labirentlerinde okuru dolaştırdığı öykülerinde, gündelik yaşamın dertleriyle boğuşan sıradan insanların hatıralarında, hayallerinde, arzularında, seraplarında ve esrikliklerinde yaşadıklarını dile getirir Necib Mahfuz. Zaman ve Mekân, bu iki kavramın kısacık bir öykü boyunca ne kadar maharetle değişebileceğini kanıtlayan yirmi öyküsüyle, bir edebiyat ustasının serencamı ve Mısır toplumsal yaşamının bir kesitidir.
Güz Yılgınlığı kitap özeti
Güz Yılgınlığı, Mısır'da Temmuz 1952'de yapılan devrimin bir üst düzey bürokratın yaşamına yansımalarını anlatıyor. Yüksek bir bürokrat ve aynı zamanda politik bir lider de olan İsa'nın geçmişini inceleyen devrimin Tasfiye Komisyonu rüşvet aldığını saptayıp emekli edince genç adam devrimin bir kurbanı haline gelir. Aslında hemen herkes benzeri "hediyeler" kabul etmektedir ama aynı zamanda politik bir kimliği de olduğu için İsa kurban olarak seçilmiştir.
Yüksek mevkisini ve işini kaybedince nişanlısını da kaybeden genç adam herkese küserek Kahire'yi terk eder ve sonunda alkol ve kumarda teselli arar. Ama bir yandan da kendi kendisiyle mücadeleyi, iç hesaplaşmayı sürdürür.
Bir yabancılaşma ve politik çöküş ortamında yaşadığı çatışma, duyguları ile aklı arasındadır; bir aydın olarak aklı ile devrimi benimsemek, kabullenmek isterken, duyguları ise öfke ve tepki duymasını söylemektedir. İsa'nın böylesi bir girdabın içinden çıkarak yeni bir hayata başlaması mümkün müdür?
Miramar kitap özeti
Nobel Ödüllü yazar Necib Mahfuz'un en bilinen ve sevilen romanlarından Miramar, farklı ekonomik ve politik görüşlere sahip bir grup insanın yaşamları ve ilişkileri üzerinden 1960'lı yılların Mısır'ını çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Her biri farklı sebepler yüzünden sürgün hayatına mahkûm altı karakter, İskenderiye'de, eski görkemini yitirmiş Miramar Pansiyon'da bir araya gelirler. Hikâyenin ana kahramanı, köyünden kaçıp pansiyona sığınan ve okuma yazma öğrenip kendisini özgürleştirmeye kararlı bir genç kadın olan Zühre'dir. Pansiyon sakinlerinin onunla kurdukları ilişki dönemin sosyal ve siyasi gerçeklerini yansıtır. Miramar, çeşitlilikle çatışmanın iç içe geçtiği büyük bir ev, bir ülke metaforu olarak akıllarda yer edecek, güçlü bir romandır.