Anlamı uzaklarda aranması gereken söz sanatı
Bugün de bir atasözü gibi tekrarlanan "Avazeyi bu aleme Davud gibi sal / Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş." mısralarında hangi söz sanatının kullanıldığını biliyor musunuz? Ya da "Gül gülse daim ağlasa bülbül acep değil / Zira kimine ağla demişler kimine gül." dediğimizde hangi kelime dikkatinizi çekiyor?
Önceki Resimler için Tıklayınız
"Ulusun, korkma nasıl böyle bir imanı boğar."
Mehmet Akif
Yukarıdaki dizede geçen "ulusun" sözcüğü tevriyeli kullanılmıştır. Yakın anlamı kurtların çıkardığı ses olan "ulumak" iken uzak anlamı "büyük, yüce"dir. Her iki anlamı da gerçek anlam olduğu için cümlede tevriye sanatı ortaya çıkmıştır.
"Tecemmu' eyleyip meydân-ı lahme
Tuz ekmek hâini bir nice bâğî
Koyup kaldırmadan ikide birde
Kazan devrildi söndürdü ocağı" mısralarında şair ocak kelimesini tevriyeli kullanmış, uzak anlam yerine Yeniçeri Ocağı'nı hedeflemiş, "kazan devrildi" sözüyle zihni bu algıya hazırlamıştır.
Keçecizâde İzzet Molla
"Sakın gönlüm yıkarsın pendden dem urma ey nâsih
Hevâ-yı nefs ile bir mülkü vîrân eylemek olmaz"
Fuzûlî
Tevriye sanatının en önemli kaynağı cinaslı kelimelerdir. Bu sebeple bazı belâgatçılar tevriyeyi "cinâs-ı ma'nevî" şeklinde tanımlamaktadır. Fuzûlî'nin, "Sakın gönlüm yıkarsın pendden dem urma ey nâsih / Hevâ-yı nefs ile bir mülkü vîrân eylemek olmaz" beytinde Arap harflerinden nûn, fâ, sîn ile (n-f-s) yazılan kelime hem "nefs" hem "nefes" biçiminde okunabilmektedir.