Arama

Ecdat yadigârının emanetçileri “Aguş Ağa ve Konağı”

Ecdat yadigârının emanetçileri “Aguş Ağa ve Konağı”

Rodoplar'da eski adı Ahiçelebi olan bölgeyi uzun yıllar yöneten Aguş Ailesi, Müslümanları için önemli hizmetlerde bulunmuş. Komünist rejim, ailenin sahip olduğu tarihi yapılara el koyup aileyi sürgüne gönderse de, rejimin değişmesinden sonra Aguş Ağa Konağı konak sahiplerine iade edildi ve müzeye dönüştürüldü.

Balkanlar, tarih boyunca farklı medeniyetlere yurt olmuş çok önemli bir coğrafyadır. Osmanlı Devleti, 14. yüzyılın ortalarından 20. yüzyılın başlarına kadar tam beş asır boyunca 'da hüküm sürerek, büyük ve köklü bir miras bırakmıştır. Ecdat yadigârı bu yetim coğrafyanın diğer bir ismi de Rumeli'dir. Bir dönem hâkimiyeti içerisinde yer alan Rumeli şehirlerinin çoğunluğu her türlü tahribata rağmen hâlâ Osmanlı kimliğinden izleri barındırıyor.

Bulgaristan'daki Smolyan (Paşmaklı) şehrine bağlı Mogilitsa köyü önemli bir tarihi geçmişe sahip. Köydeki Osmanlı mirasını muhafaza eden ise Aguş oğulları olmuş. Osmanlı döneminde adı Ahiçelebi olan bu bölgeyi 40 yıldan fazla yöneten aile, medreseler kurmuş, camiler inşa etmiş ve 6 binden fazla kitap içeren, dönemin en büyük özel kütüphanesini kurmuş. Salih Aguş Ağa; önce Kavala, sonra İstanbul'da okumuş ve 1870-1913 yılları arasında Ahiçelebi müftüsü olarak görev yapmış. O dönemlerde Balkanların en büyük özel kütüphanesi de burada kurulmuş. Salih Aguş, bölgede halen Hristiyanların da kilise kurmalarına izin veren hoşgörülü bir yönetici olarak biliniyor.

Ailenin günümüze dek ulaşan en büyük eseri ise Aguş Ağa Konağı... Balkan yarımadasında benzeri bulunmayan konak; geç Ortaçağ mimarisi ile Osmanlı tarzı karışımı eşsiz bir yapı. Konak, 1820 – 1840 yılları arasında inşa edilmiş. Konakta tam 221 pencere, 86 kapı, 24 de baca var.

MİLLİ ÖNEME SAHİP ANIT

Aguş ailesinin Rodoplar'da ve Bulgaristan'da Müslümanlar açısından çok önemli bir yeri var. Tarih boyunca hep önemli görevlere getirilen aile üyeleri, 1974 yılında ise ülkenin güneyinde bulunan Ahiçelebi eyaletinden, 'ın en kuzey noktası olan Tuna boyundaki Rusçuk köylerine sürgün edilmiş.

Komünist idarenin aldığı sürgün kararının amacı hiç kuşkusuz, bölgedeki Müslümanların aydınlanmasını engellemekti. 1944 yılında Bulgaristan'da komünist rejimin kurulmasıyla devlet bu tarihi konağa da el koydu ve 'a ve Türklüğe ait tüm izleri de silmeye çalıştı.

Konağın duvarında Osmanlı lalesi ahşap kabartması altında bulunan ay yıldız kazıldı, ancak izini halen görmek mümkün. Bulgaristan bu yapıyı 1964 yılında "milli öneme sahip anıt" ilan etti.

Aguş ailesi uzun süren dava sürecinden sonra, komünizm döneminde devletin el koyduğu konağı geri alsa da, Bulgar devleti, birbirinden kıymetli Osmanlıca, Arapça ve Farsça kitapları içeren kütüphaneyi aileye iade etmedi. 6 bin kitap, bugün Sofya ve Filibe'de Milli Kütüphane'de bulunuyor.

Bulgaristan Müslümanları Yüksek Şurası başkanı Vedat Ahmet, Aguş ailesi hakkında şu bilgileri veriyor: "Bir Osmanlı ailesi Aguş'lar… Hem Osmanlı döneminde, hem sonrasında Bulgaristan döneminde çok önemli bir yere sahip olmuşlardır Bulgaristan Müslümanları açısından. Toplumda önemli bir yer işgal ettikleri için komünizmin ilk yıllarında bu ailenin etkileri kırılmak istenmiş, bunun için Kuzey Bulgaristan'a sürgün edilmiştir. Bu ailenin fertleri Osmanlının son idarecileri bu yörede. Ama aile daha sonra da bu etkinliğini devam ettirmiş. Ayrıca bu aileden milletvekili çıkmış. Hafız Emin Ağa Bulgaristan'da 1929 yılında birinci ve son defa düzenlenen Birinci Türk Kongresinde de divan üyeliği yapmış."

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN