Arama

“Sanatkâr-ı necip” ve Abdülmecid Efendi Köşkü

“Sanatkâr-ı necip” ve Abdülmecid Efendi Köşkü

Üsküdar Bağlarbaşı’ndan Beylerbeyi’ne inen ve bugün 1. Boğaz Köprüsü’nün yapımı sonucu büyük bir kısmı iptal olunan Gümüş yol ile Kuşbakışı sokağının köşesinde yer alan ve yüksek duvarları, muhteşem giriş kapısı ve saçağı ile hemen fark edilen köşk, son halife Abdülmecid Efendi’nin yazlık konutudur.

"SANATKÂR-I NECİP" VE ABDÜLMECİD EFENDİ KÖŞKÜ

"Allah'tan başka galip yoktur"

"Her şeyi sudan yarattık" (Enbiya-30)

Son Osmanlı halifesi ve veliahdı Şehzade Abdülmecid Efendi (1868-1944) resimle, müzikle, edebiyatla, binicilikle, güreşle, avcılıkla, eskrimle ilgilidir, sanat tutkunu ve mesendir. Dolmabahçe Sarayı'nda Sultan Abdülhamid'in (1876-1909) yanında yetişir. Yıldız'daki Şehzadegan Mektebi'nde Fransızca, Almanca, Farsça ve Arapça öğrenir. Veliahtlığı 1918-1922, halifeliği* ise 19 Kasım 1922 - 3 Mart 1924 tarihleri arasındadır. Babası Sultan Abdülaziz'in önce tahttan indirilmesi sonra öldürülmesi, abisinin intiharı, saraydaki çekişmeler ruhsal yönden onu sarsan olaylardır. Yine de sevdiği konulara yoğun ilgisiyle ve başarı göstermesiyle üzücü olayların kasvetinden uzaklaşır. Batı müziğine hayranlık duyar. Franz Liszt'in müzik derslerine girer. Çok iyi düzeyde piyano, viyolonsel ve keman çalar, besteler yapar. Bağlarbaşı'ndaki köşkünde sanatçıların ve aydınların katıldığı toplantılar düzenler. Entelektüelliği, çağa ayak uydurması ve çok yönlülüğü dinin şartlarını yerine getirmesini engellemez.

II. Abdülhamid taklitten çok sanatın ve edebiyatın kendi toprağımız ve milletimize özgü olması gerektiğine inanır. Şehzadelerin çok iyi yetişmesini önemser. Onları askerlik ve spor ile birlikte Yıldız Porselen Fabrikası'nda ve atölyelerinde müzik ve güzel sanatlarla ilgilenmeleri yönünde teşvik eder. Sanatın ve kültürün yüceltildiği böyle bir ortamda büyüyen Abdülmecid Efendi'nin özel eğitiminde yabancı ve Türk ressamlardan** aldığı dersler ayrı bir yere sahiptir. Beylerbeyi Sarayı'nın duvar ve tavanlarını resimleyen Polonyalı Petroveski yeteneğini ortaya çıkarmasında yardımcı olur. Daha sonra Sami Paşa ile birlikte çalışırlar. Haftanın belli günlerini sadece resim yapmaya ayırır. Edebiyat, sanat ve siyaset çevreleri ve önde gelen yerli ve yabancı aydınları ile samimi dostluklar kurar. Yahya Kemal, Recaizade Mahmut Ekrem, Tevfik Fikret, Abdülhak Hamit Tarhan, Şevket Dağ, İbrahim Çallı, Namık İsmail, Sami Boyar, Feyhaman Duran, Avni Lifij, Fausto Zonaro, Pierre Loti yakın arkadaşlarıdır.

Pierre Loti'nin desteğiyle Paris'te 'Nasihat' ve 'Otoportre' adlı resimleri sergilenir ve övgüler alır. "Demokrat Prens", "Hattat Halife" ve "Sanatkâr-ı Necip" olarak da yer yer anılmaktadır.

ABDÜLMECİD EFENDİ KÖŞKÜ

Üsküdar Bağlarbaşı'ndan Beylerbeyi'ne inen ve bugün 1. Boğaz Köprüsü'nün yapımı sonucu büyük bir kısmı iptal olunan Gümüş yol ile Kuşbakışı sokağının köşesinde yer alan ve yüksek duvarları, muhteşem giriş kapısı ve saçağı ile hemen fark edilen köşk, son halife Abdülmecid Efendi'nin yazlık konutudur.

120.000 metrekare alana sahip koru içinde 1880-1885 yılları arasında Mısır Hidivi İsmail Paşa tarafından yaptırılan görkemli Abdülmecid Efendi Köşkü'nü barındırmaktadır. Köşk, eski İstanbul köşklerinin en ihtişamlısıdır. 200 dönüme yakın bir koru içerisinde, Mısır Hidivi İsmail Paşa tarafından av köşkü olarak yaptırılan köşk, Bağlarbaşı Korusu'nda bulunuyor. Mimarı kesin değilse de bazı kaynaklarda mimar Vallaury' nin adı geçer. Günümüze köşkün yalnızca selamlık binası ulaşmıştır. Kapısında kûfi yazısıyla "Allah'tan başka galip yoktur" cümlesi yer alır.

İsmail Paşa'nın ölümünden sonra Padişah II. Abdülhamid tarafından amcazadesi son halife Abdülmecid Efendi için satın alınan köşk, sanatseverliği ve ressamlığı ile tanınan Abdülmecid Efendi döneminde birçok sanat ve edebiyat toplantılarının yanı sıra önemli siyasi toplantılara da ev sahipliği yapmıştır. Bankanın kurucusu Kâzım Taşkent zamanında koruma amacıyla satın alınmış ve yenileme çalışmaları ile tüm özellikleri korunmuştur. Girişindeki salonun güzelliği, duvarları süsleyen rengârenk çinilerin geçmiş zaman havası, duvardaki Avni Lifij tablosu, şöminesi ve çeşme gibi ayrıntılarıyla günümüzden çekilmiş ince bir kültürü yansıtması; Abdülmecid Efendi Köşkü'nün değerine değer katan özelliklerdir.

MİMARİ ÖZELLİKLERİ

Bir katı yaklaşık 600 metrekare büyüklükte olan köşk üç katlıdır. Büyük bir eyvan ile girilen zemin kat oldukça ihtişamlıdır. Giriş kapısı zemini çini kaplı büyük bir sofaya açılır, burada bulunan havuz daha sonraları sökülerek başka bir yere nakledilmiştir. Sofanın sağında bir eyvan, solunda ise üst kata çıkan anıtsal nitelikte merdiven bulunmaktadır. Dört köşede ise dört oda vardır. Sofanın girişe göre sonunda ise arka bahçeye açılan geniş bir oda yer alır. Zemini çini kaplı bu odanın, sağ köşesinde çini bir pano üzerinde mermer bir çeşme, sol köşesinde ise çinili bir ocak yer almaktadır. Sol köşedeki çeşmenin üstünde ise Sultan Mehmed Reşad'ın tuğrası, altında ise "Padişahım çok yaşa" yazısı vardır. Çinili panonun üstünde yer alan kitâbede ise "Her şeyi sudan yarattık" (Enbiya-30.)âyeti bulunmaktadır. Bu panonun bir köşesinde çinilerin yapımcısını belirten "Muhammed Emin b. Telâmîz-i Muhammed Hilmi Kütahya 1321" yazısı bulunmaktadır. Aynı odada zeminin ortasındaki çini göbeğin etrafında "Amile Muhammed Emin Hilmi-Kütahya" yazısı vardır.

Zemin kat arka sofasının sağında ve solunda yer alan odalar, girişin iki yanında yer alan odalara nazaran daha küçük boyutta tutulmuş, kazanılan alanlara servis hacimleri yerleştirilmiştir. Üst kata çıkan ana merdivenin yanında yer alan bölümde bir servis merdiveni ve tuvalet hacmi, diğer yanda kalan bölümde ise çatıya kadar çıkan bir servis merdiveni ile güney bahçesine açılan bir servis kapısı yer almaktadır. Bu bölümde yer alan odalar üst kat odaların nazaran daha basit bir tezyinata sahiptir.

Orta sofanın yapı içindeki konumuna ve odaların orta sofa ile bağlantısına bakarak yapının Türk evi geleneğinin [orta sofalı plan tipi] geç bir örneği olduğunu söylemek gerekir. Geç orta sofalı plan tiplerinde gördüğümüz merdivenin yapı içinde önem kazanması olayı tipik bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Anıtsal nitelikli, geniş ve rahat bir merdiven ile üst kata çıkılır. Merdivenin altında köşkün Harem yönüne açılan dıştan ufak bir saçak ile korunan koltuk kapısı yer almaktadır. Merdiven evinin dikkat çeken bir başka özelliği, dış cephedeki simetri kaygısından dolayı pencerelerin insan boyutunun üzerinde yapılmış olmasıdır.

Üst kat orta sofası, özellikle tavan mimarisi ve dekorasyonu açısından ilgi çekicidir. Orta sofanın duvarları, hacmi büyütme isteğinden dolayı derinlik duygusu veren perspektiflerle donatılmıştır. Sofanın Bağlarbaşı yönünde yer alan içerlek balkona üç kapı ile çıkılmaktadır. Kapıların sofa yönünde yer alan dekoratif amaçlı arabesk kemerler yapının başkaca hiçbir yerinde görülmez. Üst kat köşelerindeki iki ön odadan soldaki oda Kütahya çinileriyle bezelidir. Sağdaki odada ise daha yalın bir dekorasyon anlayışı hâkimdir, ahşap panolarla bölünen duvarlar yer yer altın varak ile bezenmiştir.

Kalem işi panolarla süslü duvarları ve çıtalı kalem işi tavanıyla ihtişamlı bir görüntü arz eden bu odanın girişinde, "Allah ikbal sahiplerinin saraylarını, bazen huzursuz bir serçe kuşuna yuva olmak için saklar" yazısı bulunmaktadır.

Günümüzde Yapı ve Kredi Bankası'nın mülkiyetinde bulunan köşk uzun seneler boş kalmanın sonucu büyük ölçüde deformasyona uğramış olup 1987-1988 yıllarında kısmen restore edilmiştir. 1987 yılı restorasyonunda yapının su alan çatısı taşıyıcı sistem dâhil olmak üzere yenilenmiş, çinko dere ve oluklar, kiremitler değiştirilmiş, daha sonra eklenen kalorifer bacası saçak seviyesi altına kadar yıkılmıştır. Bu restorasyon sırasında yapıya sonradan ilâve edilen kalorifer sistemi sökülmüş, radyatör ve bağlantıları kaldırılmış, bodrum katta bulunan kazan dairesi yapı dışına taşınmış, zemin katta bulunan ve ısıtmayı kolaylaştırmak amacıyla merdiven evini sofadan ayırmak için yapılan camlı bölme kaldırılmıştır.

* T.B.M.M'nin yaptığı oylama sonucunda halife seçilir.
** Saray ressamı Fausto Zonaro, Sanayi-i Nefise Mektebi hocası Salvatore Valeri, Şeker Ahmed Paşa, Osman Hamdi Bey, İbrahim Çallı, Hikmet Onat, Namık İsmail, Nazmi Ziya, Şevket Dağ…

Kaynaklar

1- Aktan, Latife, Abdülmecid Efendi, Köşkü, Çinileri, IV. Üsküdar Sempozyumu Cilt 1-2, 3-5 Kasım 2006 Bildiriler, İstanbul, 2007
2- Cezar, Mustafa, Sanatta Batıya Açılış ve Osman Hamdi, Erol Kerim Aksoy Kültür, Eğitim, Spor ve Sağlık Vakfı Yayınları, İstanbul, 1995, s: 151-158
3- Ersoy, Ayla, Padişahlar ve Resim Sanatı, Antik Dekor, 50, Ocak, 1999, İstanbul s: 72-78

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN