Arama

Milli iradenin zor zamanlardaki gür sesi: Sebilürreşad

Yayınlanma Tarihi: 14.07.2017 00:00 Güncelleme Tarihi: 14.07.2017 14:50
Milli iradenin zor zamanlardaki gür sesi: Sebilürreşad

Sebilürreşad, ilk günden itibaren İttihad-ı İslam düşüncesinin savunucusu ve milli mücadelenin destekçisi olmuştu. Mehmet Akif'in çeşitli illerde, camilerde vaaz olarak yaptığı konuşmaları Eşref Edib tarafından Sebilürreşad dergisinde yayımlanarak; halkın manevi duyguları coşturulmakta, askerlerin ihtiyacı olan moral sağlanmaktaydı

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, 1919 ila 1923 yılları arası milli mücadele yılları olarak tanımlanır. Bu yıllarda düşmana karşı verilen mücadelenin yanı sıra, ülkeyi düştüğü buhrandan kurtarmak amacıyla, fikriyatın halka, gazete ve dergiler ile ulaştırılmaya çalışıldığı görülür.

Bu dönem, kâğıt bulmanın sıkıntılı olduğu dönemdir. İstanbul'da basına sürekli sansür uygulanmaktadır. Bu sebeple mecmualar çoğu kez yayımlanamamış ya da bazı sayfaları sansür dolayısı ile boş çıkmıştır. Milli mücadele yıllarında çoğu İstanbul merkezli olan milli mücadelenin destekçisi mecmuaların en önemlileri; "Tasvir-i Efkâr", "Vakit", "İkdam", "İfham", "İleri", "Yeni Gün", "Akşam", ve "Sebilürreşad" idi.

Sebilürreşad, 1908 Ağustos'unda Eşref Edip Fergan ve Mehmet Âkif Ersoy tarafından "Sırat-ı Müstakim" adıyla çıkarılmaya başlamıştı.

Emrolunduğumuz gibi dosdoğru, dünyadan cennete doğru kıyamete kadar sürecek bir yürüyüşü ifade ediyordu bu isim.

Osmanlı'da Tanzimat sonrası, Batılılaşma/Asrilik ve Irkçılık cereyanına karşı "öze dönüş", "İslamlaşma" hareketinin en önemli yayın organı idi Sebilürreşad. Safahat'ın tamamına yakını bu dergide yayınlandı.

Sebilürreşad'ın ilk dönemi, kuruluşundan sonraki 641. Sayıya kadar olan dönemdir. Bu sayı sonrasında takrir-i sükûn yasası yürürlüğe girmiş ve Şeyh Said isyanı bahane gösterilerek dergi 1925 yılında kapatılmıştır. Derginin ikinci dönemi ise 1948-1966 yılları arasını kapsar. Bu dönem de dergiyi Eşref Edib çoğu zaman tek başına çıkarmak zorunda kalmıştır.

Birinci dönem Sebilürreşad'ın muharrir kadrosuna baktığımızda karşımıza çıkan en önemli isimlerin şunlardır; Mehmet Akif, İzmirli İsmail Hakkı, Said Nursi, Said halim Paşa, Babanzade Ahmed Naim, İsmail Fenni ve Eşref Edib.

İkinci dönem Sebilürreşad'da ise; başta Eşref Edip olmak üzere, Ahmet Kamil Miras, Hasan Basri Çantay, Ömer Rıza Doğrul, Ömer Nasuhi Bilmen, Ali Fuat Başgil, Yusuf Ziya Çağlı ve Yusuf Ziya Kösemen gibi isimler vardır. Ayrıca Peyami Safa ve Nurettin Topçu'nun da makalelerine bazı sayılarda yer verilmiştir.

Sebilürreşad, 25 Kasım 1920'de Kurtuluş Savaşı'na destek için yayın merkezini önce Kastamonu'ya, sonra Ankara'ya taşdı. 1925'te, tek parti döneminde o "inananların gür sesi" Takrir-i Sûkun Kanunu'yla Sebîlürreşad 641. sayıda kapatıldı.

Sebilürreşad, "İstiklal Marşımızın Şairi"nin "mecmuası" olduğu gibi, aynı zamanda "İstiklal Harbi"mizin "Kuya-yı Milliye" ruhunu, "Müdafa-yı hukuk" anlayışını, "Milli İrade"nin tecelligâhı ve istinatgâh'ı olan 1. Meclisteki "ruh" ve "iman"ı temsil eden bir yayın organı idi.

Çok partili döneme geçişte 1948'de Sebîlürreşad'ı yeniden yayınlandı ama bu defa da 60 darbesinin ardından 1966'da yayınını sonlandırdı.

Sebilürreşad, her zaman "Alemlere rahmet olarak gönderilen bir peygamberin ümmeti" olma bilinci ile hareket eden evrensel bir bilince sahipti. İstikameti hep Mekke-i Mükerreme, Medine-i Münevvere, Kudüs-ü Şerif çizgisi oldu. Kurtuluş için bir yandan "La ilahe" diyerek kendine "İlahlık" ve "Rablik" taslayanlara "Hayır" derken, ardından, "İllallah" arzı ihlas ettiği kendi şiarını haykırıyordu.

Öz eleştiri yapıyor ve kendini değiştirmekten söz ediyordu.

"Biz kendi hakkımızdaki hükmü değiştirmeden Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecek"tir. Onun için ilim, hikmet, say-ü gayret, bir tecdid hareketi gerekli idi. Devrimci bir ruh ve tedrici bir ıslah hareketi ile, sabırlı bir şekilde Tevhid inancına bağlı kalarak ümmet bilinci ile "viranelere dönen birlik kalesi" yeniden inşa edilmeliydi.

Yayınlandığı dönemde, Rusya, Hindistan ve Ceziretül Arab Müslümanlarının gündemini belirleyen, onlar arasında iletişimi sağlayan, onlara yön gösteren bir dergi oldu.

Sebilürreşad aslında başı İstanbul'da, bir kanadı Mısır'a uzanan, öteki kanadı Hindistan/Afganistan / Pakistan'a uzanan bir Anka Kuşu'nu temsil ediyor.

Kaf Dağından cesaret rüzgârı, Balkanlar'dan zikir ve dua rüzgârları ile Afrika'dan Asya'ya "Perişan" ümmet coğrafyasına bakıp ağlayan bir ruh halini değil, bir imtihanda olduğunun idraki ile ila-yı kelimetullah için kuyudaki Yusuf misali yeni bir seferlik ilanı ile "Allah'a dayanan, sa'ye sarılan, hikmete ram olan"ların birlik davetinin davetçiliğini yapıyor,

"Kimbilir belki yarın, belki yarından da yakın" derken, teslimiyet zilletinden kurtuluş ayağa kalkışa çağırıyor.

2022 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN